Lâle Devri Şeyhülislâmı, İlim Heyeti Reisi ve Leksikograf

Şeyhülislâm Esad Efendi ve Lehcetü'l-Lügāt: Lâle Devri İrfânı, Türkçe-Arapça-Farsça Felsefî Lügat ve İlm-i Lisân Külliyâtı

18. yüzyıl başında Sultan III. Ahmed ve Nevşehirli Damat İbrâhim Paşa devrinde İbrâhim Müteferrika matbaasında basılan Lehcetü'l-Lügāt; Türkçeden Doğu dillerine ilk büyük alfabetik kamus, Aristo Fiziği şerhi ve kavram metafiziği üzerine 10 mufassal fasıl.

Müellif: Ebûishakzâde Mehmed Esad Efendi (1685-1753)Makam: İstanbul / Şeyhülislâm, Tercüme Cemiyeti Reisi ve Felsefe MütercimiTetkik: 10 Mufassal Fasıl

FASIL I: Lâle Devri'nin İlim Uyanışı ve Şeyhülislâm Ebûishakzâde Esad Efendi

Osmanlı Devleti'nin 1718 Pasarofça Antlaşması'yla girdiği barış, imar ve kültürel yenilenme çağı olan Lâle Devri, zannedildiği gibi yalnızca zevk ve sefahat dönemi değil; bilakis İbrâhim Müteferrika matbaasının kurulduğu, büyük kütüphanelerin tesis edildiği ve Doğu-Batı klasiklerinin tercümesi için tarihin ilk resmi tercüme heyetinin teşkil edildiği muazzam bir ilim rönesansıdır. Bu ilmî atılımın başında duran şahsiyet ise Şeyhülislâm Ebûishakzâde Mehmed Esad Efendi'dir.

Köklü bir ulema ailesinden gelen Esad Efendi; fıkıh, tefsir ve kelâm sahasında mutlak otorite olmasının yanı sıra, tabii ilimlere, felsefeye, mantığa ve leksikografiye (sözlükçülük) derin vukûfiyetiyle tanınmıştır. Nevşehirli Damat İbrâhim Paşa'nın himayesinde kurulan otuz kişilik tercüme cemiyetine riyaset etmiş, matbaada basılacak eserlerin tashih ve neşir nizamını tanzim etmiştir.

FASIL II: Lehcetü'l-Lügāt'ın Emsalsiz Metodu: Türkçeden Arapça ve Farsçaya İlk Büyük Kamus

İslâm medeniyetinde o zamana kadar yazılmış büyük lügatlerin tamamı (Kāmûsü'l-Muhît, Sihâh, Burhân-ı Kātı' gibi) Arapçadan veya Farsçadan Türkçeye yapılmış tercümelerdi. Bu durum, Türkçeyi sanki kendi başına kavram üretemeyen ikincil bir dil gibi gösteren hatalı bir zanna yol açıyordu. Esad Efendi bu ezberi kökünden yıkarak Lehcetü'l-Lügāt'ı kaleme aldı.

"Eserin tertibinde esas dil Türkçe kabul edilmiştir. Madde başı Türkçe kelimeler alfabetik olarak dizilmiş; her bir Türkçe kavramın Arapça ve Farsça tam karşılıkları, edebî şahitleri ve felsefî nüanslarıyla şerh edilmiştir."

Bu metodolojik inkılâp, Türkçenin İslâm ilim ve felsefe havzasında ana kurucu dillerden biri olduğunu tescil eden abidevi bir özgüven beyannamesidir.

FASIL III: Müteferrika Matbaasının Üçüncü Kitabı: Kamusun Neşir Serüveni

İbrâhim Müteferrika'nın kurduğu Darü't-Tıbâati'l-Âmire'de basılan ilk eserler Vankulu Lügati ve Tuhfetü'l-Kibâr olmuştu. Matbaanın üçüncü ve en hacimli eseri olarak 1732 senesinde bizzat Esad Efendi'nin Lehcetü'l-Lügāt'ı seçildi.

Eser 851 büyük boy sahife olarak bin adet basıldı. Şeyhülislâm'ın bizzat matbaa müessesesini himaye etmesi, tutucu çevrelerin "matbaa şer'an caiz değildir" safsatalarını kökünden kesmiş, matbaayı dinî ve ilmî meşruiyetin merkezine taşımıştır.

FASIL IV: Aristo Fiziğinin Tercümesi: Semâniyye-i Tabîiyye ve Meşşâî Felsefe Şerhi

Esad Efendi yalnızca bir sözlükçü değildi; o aynı zamanda Osmanlı'nın en mühim felsefe mütercimlerindendi. Aristoteles'in Physica (Tabiat Felsefesi / Fizik) adlı sekiz kitaptan müteşekkil meşhur eserini Yanyalı Esad Efendi ile birlikte Grekçe ve Arapça nüshalarından karşılaştırarak et-Tuhfetü's-Süleymâniyye fî Şerhi Semâniyye-i Tabîiyye adıyla şerh etmiştir.

Bu tercümede hareket, zaman, mekân, heyûlâ (madde), sûret, boşluk (halâ) ve feleklerin tabiatı gibi temel fizik ve metafizik meseleleri İslâm kelâmı ile sentezlenmiş; Meşşâî felsefenin kavramları Türkçe tefekkür dünyasına kazandırılmıştır.

FASIL V: İlm-i Lisân ve Kavram Ontolojisi: Kelimeler Varlığın Aynasıdır

Esad Efendi'nin dil felsefesi, Kur'anî "Ve alleme Âdeme'l-esmâe küllehâ" (Allah Âdem'e bütün isimleri öğretti) âyetine dayanır. Ona göre dil, beşerî bir uzlaşmadan ibaret olmayıp, eşyanın hakikatinin zihinde ve lisanda tecellisidir.

Lehcetü'l-Lügāt'ta bir kelime açıklanırken sadece lafzî mana verilmez; kelimenin tıp, astronomi, tasavvuf ve hendese ilimlerindeki terim (ıstılah) manaları da kaydedilir. Böylece eser bir sözlük olmanın ötesine geçerek bir mefhumlar ansiklopedisine dönüşür.

FASIL VI: Halk Dilinin ve Canlı Türkçenin Sözlüğe Girişi

Klasik sözlüklerin çoğu halkın konuştuğu canlı Türkçeyi "avam dili" sayarak dışlarken, Esad Efendi İstanbul çarşılarında, kahvehanelerinde ve sokaklarında kullanılan yüzlerce Türkçe atasözünü, deyimi ve tabiri sözlüğe dahil etmiştir.

  • Canlı Türkçe Kökler: Türkçenin fiil zenginliği, ek mekanizması ve türetme kabiliyeti ilk defa ilmiye sınıfının bir reisi tarafından bu derece titizlikle tahlil edilmiştir.
  • Deyimler ve Temsiller: "Ayağını yorganına göre uzatmak", "gözden sürmeyi çekmek", "baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz" gibi hikmetli halk deyişlerinin Arapça ve Farsça denkleri tespit edilmiştir.

FASIL VII: Patrona Halil İsyanı ve Lâle Devri'nin Sonu: Kütüphanelerin Kurtarılışı

1730 senesinde patlak veren kanlı Patrona Halil İsyanı, Damat İbrâhim Paşa'nın katli ve Sultan III. Ahmed'in tahttan indirilmesiyle neticelenmişti. Âsiler sarayları ve köşkleri yağmalarken, Esad Efendi ve ilim ehli canları pahasına kütüphaneleri, matbaayı ve tercüme edilen elyazmalarını muhafaza etmişlerdir.

Esad Efendi, siyasi fırtınaların ve isyanların gelip geçici olduğunu, milletlerin ancak ilim, lisan ve kütüphanelerle baki kalacağını haykıran dirayetli bir devlet adamı duruşu sergilemiştir.

FASIL VIII: Şeyhülislâmlık Makamı ve Fetva Ahlâkı: Kanun ve Hikmet Sentezi

Sultan I. Mahmud devrinde şeyhülislâmlık makamına getirilen Esad Efendi, fetvalarında adaleti ve kolaylaştırmayı (teysîr) esas almıştır. Taassuba ve şekilciliğe karşı aklî ilimlerin medreselerde okutulmasını ısrarla müdafaa etmiştir.

Ona göre şeriat, hayatın akışına set çeken bir yasaklar zinciri değil; insan aklını ve canını koruyan, adaleti ayakta tutan yaşayan bir nizamdır.

FASIL IX: Şair ve Edip Olarak Esad Efendi: Nâbî Ekolünün İstanbul Zirvesi

Esad Efendi aynı zamanda bir divan şairiydi. Şiirlerinde Yûsuf Nâbî'nin hikemî tarzını benimsemiş; kuru söz oyunları yerine tefekkür, ahlâk ve irfanı terennüm etmiştir. Arapça ve Farsça şiirlerindeki fesahat, devrinin bütün edebiyatçıları tarafından hayranlıkla karşılanmıştır.

Şiir ile lügatçiliği birleştiren bu vukûfiyet, Lehcetü'l-Lügāt'taki edebî şahitlerin seçimindeki kusursuz zevk-i selîmde açıkça müşahede edilir.

FASIL X: Lehcetü'l-Lügāt'ın Evrensel Mirası: Türkçenin Felsefe Dili Zaferi

1753 senesinde vefat eden Şeyhülislâm Esad Efendi'nin Lehcetü'l-Lügāt'ı, sonraki devirlerde Mütercim Âsım Efendi'nin Kāmûs Tercümesi'ne, Şemseddin Sâmi'nin Kâmûs-ı Türkî'sine ve modern Türk leksikografisine doğrudan ilham vermiştir.

Bir milletin varlığı lisanının derinliği kadardır. Esad Efendi, Türkçeyi felsefenin, ilmin ve hikmetin tahtına oturtarak, medeniyetimizin dil hafızasına silinmez bir mühür vurmuştur.

Sihravemen Lisan ve Felsefe Kütüphanesi

Şeyhülislâm Esad Efendi'nin sözlük ve felsefe hazinesinden diğer dil ve tefekkür külliyâtlarına göz atabilirsiniz.

Muhyî-i Gülşenî: Bâleybelen Kantemiroğlu: İlmü'l-Mûsıkî Kâtip Çelebi: Mîzânü'l-Hakk
PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE PERSISTENT ALWAYS-VISIBLE 50 ROOMS QUICK JUMP PANEL AT BOTTOM OF EVERY PAGE

🏛️ 50 İLİM ODASI HIZLI ERİŞİM PANELİ

Melekût, Peygamberler, Veliler, Parapsikoloji ve Havas odaları arasında tek tıkla geçiş yapın:

📜 50 Oda Kataloğu 🕊️ Varlıklar Katedrali 📜 Veda Hutbesi 👁️ Parapsikoloji ⚡ 28 Simülatör