Hz. Nûh (a.s.): Subbûhî Hikmet, Tenzih-Teşbih Dengesi ve Tûfân Sırrı
✦ PEYGAMBERLER TARİHİ VE FUSÛSÜ'L-HİKEM ŞERHİ ✦

Hz. Nûh (a.s.): Subbûhî Hikmet, Tenzih-Teşbih Dengesi ve Tûfân Sırrı

Sihravemen İlimler Akademisi | Veliler & Peygamberler İrfan Külliyatı
Yazı:

FASIL XIV: İbnü'l-Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'indeki 'Fass-ı Hikmet-i Subbûhiyye fî Kelimeti Nûhiyye' Şerhi

Muhyiddîn İbnü'l-Arabî, Fusûsü'l-Hikem'in üçüncü fassında Hz. Nûh'un hikmetini 'Subbûhiyye' (Tenzih Hikmeti) olarak tayin etmiştir. Bu fasıl, tasavvuf tarihinin en çetin ve derin teolojik tahlillerini barındırır.

Şeyhü'l-Ekber'e göre Hz. Nûh'un kavmi putperestlikte aşırı giderek Hakk'ı sadece taş ve suretlerde aramış (aşırı teşbih); buna mukabil Hz. Nûh onları mutlak bir tenzîhe (suretlerin tamamen ötesindeki soyut Bir'e) davet etmiştir. Kavmin anlayışı kıt olduğu için bu tenzihi kavrayamamış ve helak olmuştur. İslâm tevhidinin sırrı ise tenzih ile teşbihi cem eden (birleştiren) Hz. Muhammed'in (s.a.v.) cem makamıdır.

FASIL XV: Tenzîh ve Teşbîh Dengesi: Hz. Nûh'un Kavmine Hitabındaki Çift Kanatlı Marifet

Kur'an-ı Kerim'de Şûrâ Sûresi 11. âyet-i kerîmede buyrulur: "Leyse ke-mislihî şey'ün ve hüve's-Semîu'l-Basîr" (O'nun benzeri hiçbir şey yoktur; O, Semî'dir, Basîr'dir).

Âyetin ilk yarısı (Leyse ke-mislihî şey') mutlak tenzihtir; Hakk'ı yarattığı hiçbir şeye benzetmemektir. İkinci yarısı ise (ve hüve's-Semîu'l-Basîr) teşbihtir; çünkü işitmek ve görmek insanda da tecelli eden sıfatlardır. Hakiki tevhid, bu iki kanadı bir arada tutabilen kuşun uçuşudur. Tek kanatla uçmaya kalkan ya tenzih uçurumuna ya teşbih batağına düşer.

FASIL XVI: Gemi Yapımındaki Sayısal Sır: 80 İnanan, 3 Katlı Sefîne ve Kutsal Geometri

Hz. Nûh'un inşa ettiği Sefîne (Gemi), tasavvuf ehli nezdinde seyr-i sülûkun ve insan-ı kâmil gövdesinin sembolüdür. Geminin üç katlı oluşu; Şeriat (alt kat / tabiat), Tarikat (orta kat / nefis) ve Hakikat (üst kat / ruh) mertebelerine delalet eder.

Tufan dalgaları kâinatı kapladığında, yalnız bu üç katı bir arada tutan ve Hakk'ın "Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ" (Hûd 41) ism-i şerîfiyle hareket eden gemi Cûdî Dağı'na selametle oturabilmiştir. Bu, her çağda nefis tufanlarından kurtulmak isteyen sâlik için Şeriat, Tarikat ve Hakikat gemisine binmenin farziyetini haykırır.

🏛️ 50 İLİM ODASI HIZLI ERİŞİM PANELİ

Melekût, Peygamberler, Veliler, Parapsikoloji ve Havas odaları arasında tek tıkla geçiş yapın:

📜 50 Oda Kataloğu 🕊️ Varlıklar Katedrali 📜 Veda Hutbesi 👁️ Parapsikoloji ⚡ 28 Simülatör