Kantemiroğlu'nun İstanbul Yılları, Fener Aristokrasisi ve Enderûn İlim Muhiti
Doğu ve Batı aydınlanmasının kesişim noktasında duran en parlak evrensel dehâlardan biri Dimitrie Cantemir, Osmanlı dünyasındaki meşhur adıyla Kantemiroğlu (1673-1723)'dur. Boğdan Voyvodası Konstantin Kantemir'in oğlu olarak dünyaya gelmiş, genç yaşta rehin prens sıfatıyla İstanbul'a gönderilmiştir.
İstanbul'da Fener Rum Patrikhanesi Akademisi'nde felsefe, teoloji, Grekçe ve Latince tahsil etmiş; ardından Enderûn hocalarından Nefirî Kasımpaşalı Kemani Ahmed Çelebi ve Neyzen Ali Çelebi'den klasik Türk mûsıkîsi ve Edvâr ilmini öğrenmiştir. Arapça ve Farsçayı mükemmel derecede öğrenerek İslâm felsefesi ve mûsıkî nazariyatının en derin sırlarına vakıf olmuştur.
«İstanbul, Doğu'nun hikmeti ile Antik Yunan'ın felsefesinin kucaklaştığı canlı bir kütüphanedir; bu şehirde geçen her günüm yeni bir ilim kapısı açtı.» — Dimitrie Cantemir
Kantemiroğlu, Ortaköy'deki sarayında devrin vezirleri, sefirleri ve mûsıkîşinaslarıyla kurduğu ilmî meclislerle bir kültür köprüsü inşa etmiştir.