Harrân'dan Bağdat Saraylarına Uzanan Bir Deha Hanedanı: İbrâhim b. Sinân'ın Kısa ve Parlak Hayatı
İslam bilim tarihinin altın çağında, matematik ve astronomi ilimlerine yön veren hanedanların başında Harranlı Sâbit b. Kurre ailesi gelir. Bu köklü ailenin üçüncü kuşağını temsil eden Ebû İshak İbrâhim b. Sinân b. Sâbit b. Kurre el-Harrânî (908–946), dedesi Sâbit b. Kurre'nin matematiksel keskinliğini ve babası Sinân b. Sâbit'in hekimlik ile teşkilatçılık dehasını şahsında cem etmiş müstesna bir ilim abidesidir.
Bağdat'ta Abbâsî halifelerinin himayesinde yetişen İbrâhim b. Sinân, henüz on beş yaşındayken astronomi gözlemleri yapmaya ve geometrinin en zorlu problemlerine orijinal çözümler üretmeye başlamıştır. Dönemin Bağdat'ı, Beytülhikme tercüme hareketinin ardından telif ve tenkit devrinin zirvesini yaşamaktaydı. Antik Yunan matematiğinin Öklid, Apollonius ve Arşimet gibi kurucu metinleri sadece tercüme edilmekle kalmıyor; İslam riyâziyecileri tarafından didik didik edilerek hataları tashih ediliyor ve daha kestirme ispat yolları keşfediliyordu.
«Babam Sinân ve dedem Sâbit'in hendese ve hesap yolunu takip ederken, onların ulaştığı neticeleri körü körüne taklit etmekten sakındım; aklın en yalın ve en doğrudan burhanını aradım.» — İbrâhim b. Sinân
Ne yazık ki İbrâhim b. Sinân, henüz otuz sekiz yaşında iken (hicri 335 / miladi 946) amansız bir karaciğer hastalığı sebebiyle Bağdat'ta genç yaşta vefat etmiştir. Fakat bu kısacık ömrüne sığdırdığı sekiz büyük eser, onu dünya matematik tarihinin en orijinal zihinleri arasına sokmuştur.