FASIL I: Şeyh-i Velî-tırâş (Veli Yontan Mürşid) ve Kübreviyye Ekolü
Hicri 540-618 (Miladi 1145-1221) yılları arasında yaşayan Şeyh Necmeddîn-i Kübrâ (k.s.), Horasan ve Harezm bölgesinin en büyük irfan kutbudur. Mürid yetiştirmekteki muazzam feraseti sebebiyle kendisine Şeyh-i Velî-tırâş (Velileri şekillendirip yontan pîr) unvanı verilmiştir. Necmeddîn-i Dâye, Mecdüddîn-i Bağdâdî ve Bahâüddîn Veled (Mevlânâ'nın babası) gibi büyük zatlar onun dergahından feyz almıştır.
FASIL II: Fevâihu'l-Cemâl ve Nurların Renkleri Metafiziği
Necmeddîn-i Kübrâ'nın tasavvuf psikolojisindeki en özgün eseri Fevâihu'l-Cemâl ve Fevâtihu'l-Celâl'dir. Bu eserde müridin zikir esnasında göz kapaklarının ardında müşâhede ettiği ruhanî nurların renklerini ve anlamlarını bir harita gibi deşifre eder:
- Karanlık / Siyah Nur: Nefs-i Emmâre'nin ve maddenin ağırlığı.
- Mavi Nur: Kalbin uyanışı, nefs-i levvâme ve ibadete meyil.
- Sarı Nur: Zihnin dinginliği ve letaifin çözülüşü.
- Kırmızı Nur: Aşk, cezbe ve ruhun kanatlanışı.
- Yeşil Nur: Kalbin mutmainneye ermesi, velayet nuru ve sekînet.
- Beyaz / Altın Nur: Vahdet tecellîsi, Hakk'a vuslat ve saf basiret.
FASIL III: Cengiz Han İstilası ve Şanlı Harezm Şehadeti
Moğol hükümdarı Cengiz Han Harezm'i kuşattığında, Necmeddîn-i Kübrâ'ya haber göndererek dergahını terk edip canını kurtarabileceğini bildirmiştir. Şeyh hazretleri bu teklifi reddederek: 'Yetmiş yıldır bu halkın ekmeğini yedim, şimdi belâ gününde onları terk edip kaçamam!' demiş; kılıcını kuşanıp Moğol ordusuna karşı talebeleriyle savaşarak şehit düşmüştür.