FASIL I: Nizâmiye Başmüderrisliğinden Şam Minare Halvetine Uzanan Hakikat Yolculuğu
Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tûs şehrinde doğan Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazâlî (k.s.), İslam ilimler tarihinin tartışmasız en büyük dâhilerinden biridir. Devrin başveziri Nizâmülmülk tarafından Bağdat Nizâmiye Medresesi'nin başmüderrisliğine atanmış; fıkıh, kelâm ve mantıkta çağının zirvesine ulaşmıştır.
Ancak akılcı deliller ve kelâmî münazaralar onun kalbindeki kesin yakîn (hakikate şeksiz şüphesiz vuslat) susuzluğunu dindirememiştir. Yaşadığı derin epistemolojik buhran sonucu dili tutulmuş, ders veremez hale gelmiş ve 1095 yılında bütün mevki, makam ve servetini terk ederek derviş hırkasıyla Şam'a gitmiştir. Emeviye Camii'nin batı minaresinde yıllarca halvete çekilerek riyazet ve nefis tezkiyesiyle kalp gözünü arındırmış; hakikatin nazarî felsefeyle değil, kalbe doğan ilahi nurla (keşf ve ilhamla) bilineceğini bizzat tecrübe etmiştir.
FASIL II: El-Munkızu mine'd-Dalâl ve Şüphenin Hakikate Dönüşmesi
Gazâlî, modern felsefede Descartes'tan asırlar önce metodik şüpheyi uygulamıştır. El-Munkızu mine'd-Dalâl (Dalâletten Kurtuluş) adlı eserinde önce duyuların yanıldığını (örneğin gözün güneşi madeni para kadar görmesi), ardından salt aklın da metafizik konularda yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. O, bu buhrandan aklî kıyaslarla değil; 'Allah'ın kalbime attığı bir nûr vasıtasıyla kurtuldum' diyerek tasavvuf yolunun kesinliğini ilan etmiştir.
FASIL III: İhyâu Ulûmi'd-Dîn: Dinin İlimlerini Yeniden Dirilten Şaheser
Gazâlî'nin başyapıtı olan 4 ciltlik İhyâu Ulûmi'd-Dîn; şeriatın zahirî hükümleriyle tasavvufun bâtınî ahlakını kusursuz bir mizanla birleştiren bir şaheserdir. Eser dört ana rükünden oluşur:
- Rub'u'l-İbâdât (İbadetler): Namaz, oruç, hac ve taharetin içsel sırları ve kalp huzuru.
- Rub'u'l-Âdât (Adetler): Yeme-içme, ticaret, evlilik ve kardeşlik ahlakı.
- Rub'u'l-Mühlikât (Helak Ediciler): Kibir, riya, haset, öfke, dünya sevgisi ve nefsaniyet hastalıkları.
- Rub'u'l-Münciyât (Kurtarıcılar): Tevbe, sabır, şükür, havf ve recâ, zühd, ihlas, tevekkül ve muhabbetullah.
FASIL IV: Mişkâtü'l-Envâr ve Kuantum Nûr Felsefesi
Nûr Sûresi 35. âyet-i kerîmesinin tefsiri mahiyetindeki Mişkâtü'l-Envâr (Nurlar Kandili); İslam felsefesinde ışığın derecelerini inceler. Gazâlî'ye göre hakiki nûr yalnızca Allah Teâlâ'dır; güneşin ve gözün ışığı ise mecâzîdir. Kalp gözü, fiziksel gözden katbekat üstündür; çünkü fiziksel göz sadece cisimlerin dışını görürken, kalp basireti eşyanın bâtınî hakikatini ve melekûtunu seyreder.