FASIL I: Şâzelî Yolunun Üçüncü Büyük Kutbu ve İskenderiye İrfanı
Hicri 7. yüzyılda Mısır'da yaşayan Tâcüddîn Ebü'l-Fazl Ahmed b. Muhammed b. Abdilkerîm b. Atâullah el-İskenderî (k.s.), Şâzeliyye tarikatının kurucu pîri Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî ve halifesi Ebü'l-Abbas el-Mürsî'den sonra gelen üçüncü büyük kutbudur. Mâlikî fıkhında, hadis ve usûl ilimlerinde devrinin allâmesi iken, Mürsî hazretlerinin manevi halkasına girerek 'kalp fıkhı'na vasıl olmuş; zâhirî ilimlerle bâtınî irfanı mükemmel bir dengede mezcetmiştir.
FASIL II: Hikem-i Atâiyye'nin Açılış Hikmeti: Amellere Değil Fazla Güvenmek
İslam dünyasında yüzlerce şerhi yapılan ölümsüz eseri el-Hikemü'l-Atâiyye şu muazzam cümleyle başlar: 'Kusur ve günah anında ümidinin azalması, ameline güvendiğinin işaretidir.'
Kul, yaptığı ibadet ve taatlere güvenerek kurtulacağını sanırsa gizli şirke düşer. Müminin yegâne dayanağı kendi noksan amelleri değil; Cenâb-ı Hakk'ın sonsuz fazlı, keremi ve rahmetidir. İbadet vazifedir, ancak vuslat lütuftur.
FASIL III: Tedbir ve Takdir Sırrı: Nefsin Planlarını Yıkmak
İbn Atâullah der ki: 'Nefsin için yaptığın tedbiri (endişeli hesapları) terk et! Zira başkasının (Allah'ın) senin yerine üstlendiği bir şeyi sen üstlenmeye kalkışma.' Kul üzerine düşen meşru sebeplere tevessül eder; fakat kalbini sebeplere değil Müsebbib'e bağlar. Rızık endişesi, gelecek kaygısı ve vesveseler tevhidi zayıflatan marazlardır.
FASIL IV: Kabz ve Bast Halleri: Kalbin Manevi Mevsimleri
İbn Atâullah kalbin hallerini mevsimlere benzetir: 'Bazen kalbine kabz (darlık ve sıkıntı) gelir ki nefsin şımarmasın; bazen bast (genişlik ve neşe) gelir ki ümitsizliğe düşmeyesin. Seni her iki halde de Kendi kapısında tutmak diler.' Arif kimse darlık anında sabreder, genişlik anında edebini korur.