FASIL I: Horasan'dan Anadolu'ya Bir İrfan Güneşi ve Lokman Perende Ocağı
13. yüzyılda Horasan'ın Nişâbur şehrinde dünyaya gelen Hünkar Hacı Bektâş-ı Velî (k.s.), Pîr-i Türkistan Ahmed Yesevî ocağının halifesi Lokman Perende'den zahirî ve bâtınî ilimleri tahsil etmiştir. Moğol istilasıyla harabeye dönen İslam coğrafyasında, Anadolu'yu bir İslam, uhuvvet ve irfan yurduna dönüştürmek üzere vazifelendirilmiş Horasan erenlerinin kutbudur.
Sulucakarahöyük'e (bugünkü Nevşehir Hacıbektaş) yerleşen Hünkar; burada kurduğu tekkesinde Ahilik teşkilatıyla, Bâcıyân-ı Rûm (Anadolu Kadınlar Teşkilatı) ile ve alperen dervişleriyle birlikte Anadolu insanına birlik, dirlik, edep ve sevgi ahlakını aşılamıştır.
FASIL II: Dört Kapı Kırk Makam Doktrini (Makâlât Şerhi)
Hacı Bektâş-ı Velî'nin en mühim eseri olan Makâlât, sâlikin hamlıktan kâmil insan mertebesine ulaşmasını sağlayan Dört Kapı Kırk Makam sistemi üzerine inşa edilmiştir:
- 1. Şeriat Kapısı (Aslî Temel): İman etmek, ilim öğrenmek, ibadetleri eksiksiz eda etmek, haramlardan sakınmak, nikah ve adalet ahkamına riayet etmek. (Temsilcisi: Âbidler).
- 2. Tarikat Kapısı (Gönül Eğitimi): Tövbe etmek, bir mürşide bağlanmak, nefisle cihad etmek, hizmet, tevekkül ve cömertlik. (Temsilcisi: Zâhidler).
- 3. Marifet Kapısı (Kalp Basireti): Edep, sabır, perhizkâr olmak, utanmak, cömertlik, ilahi marifet ve nefsini bilmek. (Temsilcisi: Ârifler).
- 4. Hakikat Kapısı (Vahdet ve Fenâ): Tevazu (toprak olmak), yetmiş iki milleti bir görmek, yaratılmışları incitmemek, sırrı muhafaza etmek, seyir ve vahdete ermek. (Temsilcisi: Muhibler).
FASIL III: 'Eline, Beline, Diline Sahip Ol' İlkesinin Bâtınî Açılımı
Bektâşî geleneğinin en meşhur ahlak formülü olan 'Eline, diline, beline sahip ol' düsturu; sadece zahirî bir ahlak öğüdü değil, insanın varoluşsal enerjisini kontrol eden üç kilit merkezdir:
- Eline Sahip Ol: Başkasının hakkına, malına, canına el uzatma; zulümden, hırsızlıktan ve haramdan elini çek. Doğrulukla üret, helal lokma kazan.
- Diline Sahip Ol: Yalan, gıybet, iftira, kırıcı söz ve dedikodudan dilini mühürle; dilini daima zikir, hikmet ve barış diliyle meşgul et.
- Beline Sahip Ol: Nefsin şehvetine, haram arayışlara ve ahlaksızlığa karşı iffetini muhafaza et; neslini helal dairede koru.
FASIL IV: Güvercin Donunda Anadolu'ya Giriş ve 'Yetmiş İki Milleti Bir Görmek'
Menâkıbnâmelerde nakledildiğine göre Hacı Bektâş-ı Velî, Anadolu'ya bir şahin veya doğan (yırtıcı) suretinde değil; barışın, masumiyetin ve teslimiyetin sembolü olan beyaz bir güvercin donunda girmiştir. Kendisini karşılayan Anadolu erenlerine: 'Eğer güvercinden daha mazlum bir mahluk bilseydik onun donunda gelirdik' diyerek sulh-ı küll (evrensel barış) prensibini ilan etmiştir.
'Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir' ve 'Hararet nârdadır sacda değildir / Keramet baştadır tacda değildir / Her ne arar isen kendinde ara / Kudüs'te Mekke'de Hac'da değildir' dizeleriyle insanı kâinatın özü kabul etmiştir.
FASIL V: Bâcıyân-ı Rûm ve Kadıncık Ana'nın İrfan Hayatındaki Yeri
Hacı Bektâş-ı Velî dergâhı, kadınların cemiyet hayatında ve irfan meclislerinde erkeklerle eşit hakka ve saygıya sahip olduğu ilk tarihi tekkelerdendir. Kadıncık Ana (Fatma Nuriye Hanım), dergahın baş hatunu ve kutlu emanetçisidir. Hünkar: 'Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde / Hakk'ın yarattığı her şey yerli yerinde / Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok / Noksanlıkla arılık senin görüşlerinde' buyurarak kadını baş tacı etmiştir.
FASIL VI: Bektâşîlik Felsefesinin İnsanlığa Mirası
İncinsen de incitme, oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et prensipleriyle Hacı Bektâş, yalnızca bir tarikat pîri değil; Anadolu'nun mayasını sevgiyle yoğuran evrensel bir insanlık mimarıdır.