FASIL I: Akşemseddin'in Çift Kanatlılığı (Zü'l-Cenâheyn): Zahir ve Bâtın Kemâlâtı
Muhammed Şemseddîn b. Hamza (Akşemseddin), İslam medeniyetinin 'Zü'l-Cenâheyn' (iki kanatlı) yani hem aklî ve tecrübî ilimlerde zirveye ulaşmış bir bilim adamı, hem de nefis tezkiyesinde mertebeleri aşmış ulu bir velîdir. Şam'da doğmuş, Hz. Ebû Bekir Sıddîk'ın (r.a) soyundan gelen asil bir ilim ailesine mensuptur.
Amasya ve Osmancık medreselerinde müderrislik yaparken hekimlik ilmine merak salmış; devrin en mahir tabiplerinden ders alarak hem bedenî hem de ruhî hastalıkları tedavi eden evrensel bir şifacı olmuştur.
FASIL II: Maddetü'l-Hayât ve Mikroorganizma Keşfi: Pastör'den 4 Asır Önce
Modern tıp tarihi mikroorganizmaların keşfini 19. yüzyılda Louis Pasteur ve Robert Koch'a atfeder. Halbuki Akşemseddin Hazretleri, onlardan tam 4 asır önce Türkçe kaleme aldığı meşhur Maddetü'l-Hayât (Hayat Maddesi) adlı tıp risalesinde bulaşıcı hastalıkların sebebini şöyle açıklamıştır:
«Hastalıkların insanlarda birer birer ortaya çıktığını sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana sirayet etmek (bulaşmak) suretiyle geçer. Bu sirayet ise, gözle görülemeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar vasıtasıyla vuku bulur...»
Mikroskobun henüz icat edilmediği bir devirde mikrobun canlılığını ve havayla, temasla bulaştığını tespit eden bu dehâ, hem tıp ilminin hem de ilahi basiretin muazzam bir meyvesidir.
FASIL III: İstanbul'un Fethi ve Fatih Sultan Mehmed'in Manevi Terbiyesi
Akşemseddin Hazretleri, Şehzade Mehmed'in çocukluğundan itibaren hocalığını yapmış, ona Konstantiniyye fethinin nebevi müjdesini ('Konstantiniyye elbette fetholunacaktır...') aşılamıştır. Kuşatmanın en buhranlı günlerinde, Bizans'a yardıma gelen Ceneviz gemilerinin Osmanlı donanmasını yararak Haliç'e girmesiyle orduda moral bozulduğunda Fatih Sultan Mehmed'e yazdığı mektup tarihin akışını değiştirmiştir:
'Hünkârım! Gevşeklik göstermeyiniz. Askerinizi teftiş edip gayrete getiriniz. Hüküm Allah'ındır; feth-i mübîn pek yakındır!' Bu sarsılmaz manevi duruş, genç sultanın azmini bileyerek gemilerin karadan yürütülmesine ve surların aşılmasına giden zafer yolunu açmıştır.