Kâf Sûresi 41. Âyet: "Yakın Bir Yerden Çağıran Münâdîyi Dinle" Sırrı
Kur'ân-ı Azîmüşşân'da melekût âleminin sadası ve titreşimi anlatılırken en sarsıcı âyetlerden biri Kâf Sûresi'nin 41. âyet-i kerîmesidir. Müfessirler (Taberî, Kurtubî, Râzî ve Âlûsî), bu âyette zikredilen "el-Münâdî" (Çağırıcı melek) zümresinin hem kıyamet ve ba's (diriliş) gününde vazifeli İsrâfîl ve Cebrâîl (a.s.) olduğunu, hem de her an insan kalbine ve kâinat sathına hakkı haykıran melekût memurları olduğunu kaydetmişlerdir.
Âyette geçen "min mekânin karîb" (yakın bir yerden) ifadesi, zahiren Beytü'l-Makdis'teki (Kudüs) Sahre-i Şerîfe kayalığına işaret ederken; bâtınen insanın kendi şah damarından daha yakın olan kalbine, vicdanına ve can kulağına işaret eder. Melekûtî nida, dışarıdan değil, insanın kendi ruhanî derinliğinden yankılanır.