GİRİŞ: YEDİ KAT GÖK VE MÜLÛK-U SEB'A ONTOLOJİSİ

Kâinatın mimarisinde "Yedi" sayısı, ilahî yaratılışın en temel ontolojik sütunlarından biridir. Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerîm'de göklerin yedi kat nizam üzere halk edildiğini ve her bir semada o semaya mahsus melekûtî emirlerin takdir buyrulduğunu ferman eder. Mülk Sûresi 3. âyet-i kerîmesinde şöyle buyrulur:

الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا ۖ مَّا تَرَىٰ فِي خَلْقِ الرَّحْمَٰنِ مِن تَفَاوُتٍ ۖ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

"O, yedi göğü birbiriyle tam bir uyum (tabaka tabaka) içinde yaratandır. Rahmân'ın yaratışında hiçbir düzensizlik, hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Haydi, gözünü bir kez daha çevir bak; bir çatlak, bir kusur görebilir misin?" (Mülk, 67/3)

Yine Fussilet Sûresi 12. âyet-i celîlesinde semavi görev dağılımı şöyle tescil edilir:

فَقَضَاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ فِي يَوْمَيْنِ وَأَوْحَىٰ فِي كُلِّ سَمَاءٍ أَمْرَهَا ۚ وَزَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَحِفْظًا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ

"Böylece onları iki günde (iki evrede) yedi gök olarak takdir etti ve her bir göğe kendi emrini (ve görevli meleklerini) vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah'ın takdiridir." (Fussilet, 41/12)

İslam irfanında, tasavvuf kozmolojisinde ve kadim İlm-i Felek'te Mülûk-u Seb'a (Yedi Gezegen Meliki); yedi semavi feleğin, haftanın yedi gününün ve zaman döngüsünün sevk ve idaresine müvekkil kılınmış yüce melekût kumandanlarıdır (Ulvî Hâdimler). Şeyhü'l-Ekber Muhyiddîn İbnü'l-Arabî, Ebü'l-Abbâs Ahmed el-Bûnî, Fahr-i Râzî ve İmam Ceberti'nin felek şerhlerinde bu meleklerin her birinin ilahî bir isme mazhar olduğu, hiçbir nefis ve günah şaibesi taşımaksızın mutlak teslimiyetle Allah Teâlâ'yı zikrettikleri beyan edilmiştir.

FASIL I: MÜLÛK-U SEB'A BÜYÜK İRFAN CETVELİ

Aşağıdaki cetvel; yedi semavi feleğin gezegenini, melekût melikini, madenini, buhurunu, Kur'anî esmâsını ve melekûtî vazife alanını klasik kaynaklar doğrultusunda eksiksiz sunmaktadır:

Gün Seyyare (Felek) Melekût Meliki Maden & Renk Buhur Esmâ-i Hüsnâ Melekûtî Vazife Sahası
Pazar Şems (Güneş) - 4. Felek Seyyid Rukyâîl (a.s) Saf Altın / Altın Sarısı Sandal, Amber, Öd Yâ Hayy Yâ Kayyûm Kalp nûru, hayat enerjisi, velayet, kemalât ve izzet tecellîleri.
Pazartesi Kamer (Ay) - 1. Felek Seyyid Cebrâîl (a.s) Ak Gümüş / Beyaz & Gümüşî Kâfûr, Buhur-ı Meryem Yâ Rahmân Yâ Rahîm Vahiy, ilham, ruhanî intikal, med-cezir suları, rikkat ve kalp şefkati.
Salı Merîh (Mars) - 5. Felek Seyyid Semsemâîl (a.s) Kızıl Demir / Ateş Kırmızısı Mukl-i Ezrak, Kust-ı Bahrî Yâ Azîz Yâ Kahhâr Celâlî tecellîler, şeytani vesveselerin kahrı, nefis putlarının kırılması.
Çarşamba Utârid (Merkür) - 2. Felek Seyyid Mîkâîl (a.s) Ak Cıva / Turkuaz & Alaca Câvî, Mastaki Sakızı Yâ Alîm Yâ Hakîm İlim, hikmet, kalem, muhasebe, zekâ, mantık ve rızık taksimatı.
Perşembe Müşteri (Jüpiter) - 6. Felek Seyyid Sarfiyâîl (a.s) Ak Kalay / Mavi & Zümrüt Za'ferân, Ud-ı Hindî Yâ Kebîr Yâ Müteâl Adalet, cömertlik, rızık genişliği, manevi fütuhat ve ruhanî terakki.
Cuma Zühre (Venüs) - 3. Felek Seyyid Anyâîl (a.s) Sarı Bakır / Zümrüt Yeşili Misk, Gül, Karanfil Yâ Vedûd Yâ Câmî' İlahî aşk, cemalî muhabbet, kalplerin te'lifi, sulh, letafet ve ülfet.
Cumartesi Zuhal (Satürn) - 7. Felek Seyyid Kesfiyâîl (a.s) Kara Kurşun / Siyah & Mor Mey'a-i Sâile, Sabır Otu Yâ Fettâh Yâ Rezzâk Sabır, sebat, teemmül, ağır imtihanlarda metanet, sırların hıfzı.

FASIL II: YEDİ MELEKÛT MELİKİNİN AYRINTILI TAHLİLİ

1. Seyyid Rukyâîl (a.s) — Dördüncü Felek (Güneş) Meliki

Dördüncü kat sema, kâinatın kalbi mesabesindeki Güneş (Şems) feleğidir. İbnü'l-Arabî, Fütûhât'ta bu feleği Hz. İdrîs'in (a.s) makamı olarak tavsif eder (Meryem Sûresi 57: "Biz onu yüce bir mekâna yükselttik"). Bu feleğin melekût kumandanı Seyyid Rukyâîl'dir (a.s). Seyyid Rukyâîl, Cenâb-ı Hakk'ın el-Hayy ve el-Kayyûm isimlerinin nurunu taşır. Güneş'in dünyadaki biyolojik hayatı canlandırması gibi, kalplerdeki manevi marifet güneşinin doğuşuna da vesiledir. Pazar gününün ilk saati ve sekizinci saati bu melekûtî tecellînin en kuvvetli vaktidir.

2. Seyyid Cebrâîl (a.s) — Birinci Felek (Ay) Meliki

Dünya seması (Semâ-i Dünyâ), Kamer feleğidir. Ay, Güneş'ten aldığı nuru yeryüzünün karanlık gecelerine aksettiren bir ayna hükmündedir. Bu feleğin melekût meliki, vahiy meleği olan Seyyid Cebrâîl'dir (Rûhu'l-Kudüs). Ay'ın süratli intikalleri, yeryüzündeki suların med-cezrî hareketleri ve nefsin halleri bu feleğin tanzimi altındadır. Pazartesi günü bu melekûtî rahmetin tecellî günüdür; nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Pazartesi günü doğmuş, Pazartesi günü peygamberlikle müjdelenmiş ve Pazartesi günleri oruç tutmayı itiyat edinmiştir.

3. Seyyid Semsemâîl (a.s) — Beşinci Felek (Mars) Meliki

Beşinci sema, kızıl gezegen Merîh'in (Mars) feleğidir. Bu felek ilahî celâl ve kahır sıfatlarının tecellîgahıdır. Kumandanı Seyyid Semsemâîl'dir (a.s). Salı gününe hükmeder. Semsemâîl (a.s), şeytanların, azgın ifritlerin ve manevi düşmanların tasallutunu defetmekle vazifelidir. Sâlik bu günde ve saatte Yâ Azîz Yâ Cebbâr Yâ Müntakim isimleriyle kalbindeki kibir, öfke ve kin putlarını kırmak için riyazet yapar.

4. Seyyid Mîkâîl (a.s) — İkinci Felek (Merkür) Meliki

İkinci sema, sürat ve zekâ gezegeni Utârid'in (Merkür) feleğidir. Çarşamba gününün meliki Seyyid Mîkâîl'dir (a.s). Dört büyük melekten biri olan Hz. Mîkâîl, kâinattaki rızıkların, ilimlerin ve anlayışın dağıtımıyla vazifelidir. Kalemin, muhasebenin, mantıkî delillerin ve aklî kemalâtın inkişafı bu melekûtî rezonansın tecellîsidir.

5. Seyyid Sarfiyâîl (a.s) — Altıncı Felek (Jüpiter) Meliki

Altıncı sema, göğün en büyük ve kutlu gezegeni Müşteri'nin (Jüpiter) feleğidir. Perşembe gününün yöneticisi Seyyid Sarfiyâîl'dir (a.s). Bu felek ilahî adalet, şefkat, hikmet, zenginlik ve cömertliğin tecellî merkezidir. İlim meclislerinin toplanması, manevi fütuhat ve duaların icabeti için Perşembe gecesi ve günü en mübarek vakitlerdendir.

6. Seyyid Anyâîl (a.s) — Üçüncü Felek (Venüs) Meliki

Üçüncü sema, cemâl ve zarafet gezegeni Zühre'nin (Venüs) feleğidir. Cuma gününün meliki Seyyid Anyâîl'dir (a.s). Cenâb-ı Hakk'ın el-Vedûd ve el-Cemîl isimlerinin nurunu taşır. Kalpler arasındaki sevgi, kardeşlik, barış, affedicilik ve manevi letafet bu felekten yayılır. Cuma gününün bayram kılınması ve cemaatle birleşme emri, bu ilahî cemâl ve ülfet sırrıyla irtibatlıdır.

7. Seyyid Kesfiyâîl (a.s) — Yedinci Felek (Satürn) Meliki

Yedinci sema, Arş'a en yakın olan Zuhal'in (Satürn) feleğidir. Cumartesi gününün meliki Seyyid Kesfiyâîl'dir (a.s). Zuhal, en ağır hareket eden ve en derin tefekkür konağı olan felektir. Sabır, sebat, riyazet, köklü binalar inşa etme ve nefsin derinliklerindeki gizli kibirleri temizleme sahasıdır. Sâlik bu menzilde dünyadan yüz çevirip ebedî âhiret yurduna yönelir.

FASIL II.B: YEDİ FELEK VE RUHANÎ REZONANSIN DERİN İRFANÎ ŞERHLERİ

1. Pazar ve Güneş Feleği: Seyyid Rukyâîl (a.s) ve Kalb-i Küllî Sırrı

Kozmik hiyerarşide Güneş (Şems), dördüncü semada yer alır ve maddi âlemdeki kalbi temsil eder. İnsan bedeninde kalp nasıl kanı ve hayatî enerjiyi bütün uzuvlara pompalıyorsa; Güneş de kâinat bedeninde ilahî nuru ve ısınmayı diğer bütün gezegenlere ve yeryüzüne neşreder. Cenâb-ı Hak Şems Sûresi'nde Güneş'e ve onun aydınlığına kasem eder: "Ve'ş-şemsi ve duhâhâ" (Güneş'e ve onun parıltısına andolsun).

Seyyid Rukyâîl (a.s), bu felekte Cenâb-ı Hakk'ın el-Hayy (Diri kılan) ve el-Kayyûm (Bütün varlığı ayakta tutan) isimlerinin melekûtî tecellîsini taşır. Rukyâîl kelimesinin kökeninde "Allah'ın yüceliğine yükselen" manası mevcuttur. Pazar gününün ilk saati güneşin tulûu ile başlar. Bu saatte tefekkür ve ibadetle meşgul olan arifler, kalplerindeki gaflet karanlıklarının dağıldığını, basiret gözlerinin açıldığını müşahede etmişlerdir. Madenlerin şahı olan Altın, Güneş'in yer kabuğundaki tekabülüdür; paslanmazlığı, ışıltısı ve saflığıyla ebedî hakikatin dünyadaki nişanesidir.

2. Pazartesi ve Ay Feleği: Seyyid Cebrâîl (a.s) ve Vahiy/İlham Dalgası

Birinci kat sema, yere en yakın olan Kamer feleğidir. Ay, Güneş'in nurunu kesintisiz alarak dünyamıza yansıtır. Bu yönüyle Ay, zâhir ile bâtın, melekût ile mülk arasındaki en latif berzah aynasıdır. Bu semanın emîri olan Hz. Cebrâîl (a.s), bütün peygamberlere vahiy getiren, meleklerin seyyidi ve Rûhu'l-Kudüs'tür. Kur'ân-ı Kerîm'de Tekvîr Sûresi 19-21. âyetlerinde şöyle vasfedilir: "Şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür. O elçi güçlüdür; Arş'ın sahibi katında çok itibarlıdır. Orada ona itaat edilir, kendisi son derece güvenilirdir."

Pazartesi günü, melekûtî rahmetin ve ilhamın yeryüzüne fevc fevc indiği gündür. Ay'ın yerçekimsel med-cezir hareketi okyanusları nasıl kabartıyorsa; insan bedenindeki sıvı dengesini ve kalpteki duygusal rikkat dalgalarını da öyle etkiler. Seyyid Cebrâîl'in gözetimindeki bu felekte Yâ Rahmân Yâ Rahîm zikriyle meşgul olmak, kalbi taşlaşmaktan korur; merhamet, letafet ve derin bir sezgi bahşeder. Madeni Ak Gümüş'tür; gümüş, Ay'ın saflığını ve lekesiz temizliğini remzeder.

3. Salı ve Merîh Feleği: Seyyid Semsemâîl (a.s) ve Celâlî Arınma

Beşinci sema, kızıl gezegen Merîh'in (Mars) menzilidir. Bu felek ilahî Celâl, izzet ve kahır tecellîlerinin odağıdır. Hükümdarı olan Seyyid Semsemâîl (a.s), kâinattaki fesat odaklarını, azgın cinnîleri ve şeytani orduları emr-i ilahî ile hizaya sokan celâlli bir melekût kumandanıdır. İnsan nefsindeki gazap kuvveti, eğer terbiye edilmezse yıkıcı bir ateşe dönüşür; ancak hak yolunda terbiye edilirse zulme karşı şecaat ve adaleti savunan sarsılmaz bir kalkana tahvil olur.

Salı gününün buhurunda kullanılan Mukl-i Ezrak ve Kust-ı Bahrî gibi sert ve keskin kokular, süflî enerjileri defetmek ve manevi kalkanı kuvvetlendirmek için tavsiye edilmiştir. Madeni Kızıl Demir'dir. Hadîd Sûresi 25. âyetinde beyan buyrulduğu üzere: "Kendisinde çetin bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri indirdik." Sâlik bu menzilde nefsinin hilelerine ve şeytani vesveselere karşı Yâ Azîz Yâ Cebbâr Yâ Kahhâr isimlerine sığınarak manevi bir cihad verir.

4. Çarşamba ve Utârid Feleği: Seyyid Mîkâîl (a.s) ve Hikmet-i Kalemiyye

İkinci sema, süratli ve zeki gezegen Utârid'in (Merkür) feleğidir. Çarşamba gününün melekût meliki Seyyid Mîkâîl'dir (a.s). Dört mukarreb melekten biri olan Hz. Mîkâîl, kâinattaki zerrelerin rızkını, yağmurların damlalarını ve bitkilerin neşvünemasını idare ettiği gibi; akılların rızkı olan ilim, hikmet ve tefekkür rızkını da taksim eder. Kalemin, kitabın, mantığın, matematiğin ve geometrik ölçülerin inkişafı bu semavi tesirin sahasıdır.

Madenler arasındaki tek sıvı metal olan Ak Cıva, Utârid'in sembolüdür; şekilden şekle girmesi, hareketliliği ve ele avuca sığmazlığı insan zekâsının kıvraklığını ve ilmin sınır tanımazlığını remzeder. Çarşamba günleri ilim tahsiline başlamak, kitap mütalaa etmek ve Yâ Alîm Yâ Hakîm isimleriyle zihni açmak klasik medrese ulemasının köklü bir ananesidir.

5. Perşembe ve Müşteri Feleği: Seyyid Sarfiyâîl (a.s) ve Adalet-i İlahiyye

Altıncı sema, gökyüzünün en azametli ve kutlu gezegeni olan Müşteri'nin (Jüpiter) menzilidir. Perşembe gününün yöneticisi Seyyid Sarfiyâîl'dir (a.s). Bu felek ilahî adalet, lütuf, saadet, cömertlik ve manevi hükümdarlık nuruyla doludur. Hz. Süleyman'ın (a.s) adaletli mülkü ve hikmetli saltanatı bu melekûtî tecellînin yeryüzündeki zirvesidir.

Perşembe günü, Cuma gecesine bağlanan kutlu bir kapıdır. Bu günde yapılan hayırlar, infaklar, adaletli hükümler ve dualar melekût âleminde büyük bir sürurla karşılanır. Madeni Ak Kalay'dır; buhuru Za'ferân ve Ud-ı Hindî gibi cennet kokularıdır. Sâlik bu menzilde Yâ Kebîr Yâ Müteâl Yâ Rezzâk esmâsıyla rızık genişliği ve manevi dereceler talep eder.

6. Cuma ve Zühre Feleği: Seyyid Anyâîl (a.s) ve Cemâl-i Mutlak

Üçüncü sema, göğün parlayan çoban yıldızı Zühre'nin (Venüs) feleğidir. Cuma gününün meliki Seyyid Anyâîl'dir (a.s). Bu felek Cenâb-ı Hakk'ın el-Vedûd (Kullarını sonsuz seven ve sevilen) ve el-Cemîl (Mutlak güzellik sahibi) isimlerinin aynasıdır. İlahî aşk, estetik, sanat, kalpler arasındaki ülfet, barış ve manevi zarafet buradan neşrolur.

Cuma gününün İslam'da haftalık bayram kılınması, mü'minlerin bir araya gelip camileri doldurması, kin ve adavetin silinerek muhabbetin ikame edilmesi bu cemalî nizamın dünyadaki tezahürüdür. Madeni Sarı Bakır ve Pirinç'tir; buhuru Misk, Gül ve Karanfil'dir. Sâlik bu menzilde Yâ Vedûd Yâ Câmî' Yâ Latîf zikriyle kalbini bütün mahlukata karşı şefkat ve muhabbet pınarı haline getirir.

7. Cumartesi ve Zuhal Feleği: Seyyid Kesfiyâîl (a.s) ve Sabr-ı Cemîl

Yedinci sema, Arş-ı A'zam'a ve Kürsî'ye en yakın olan Zuhal'in (Satürn) feleğidir. Gökyüzünün en ağır hareket eden, en uzak ve haşyet verici gezegenidir. Meliki Seyyid Kesfiyâîl'dir (a.s). Zuhal feleği; sabır, sebat, riyazet, köklü ilimler, sırların hıfzı ve dünyanın fani lezzetlerinden yüz çevirip ebedî bekâya yönelme meclisidir.

Zuhal'in rengi siyahtır; siyah, bütün renkleri içinde barındıran ve gizleyen sır rengidir. Madeni Kara Kurşun'dur; ağırlığı ve radyasyonu dahi geçirmeyen koruyucu kalkan vasfıyla bilinir. Sâlik bu menzilde acelecilikten, havailikten arınır; Asr Sûresi'ndeki "Ve tevâsav bi'l-hakkı ve tevâsav bi's-sabr" (Hakkı ve sabrı tavsiye ettiler) sırrına ererek Yâ Sabûr Yâ Fettâh isimleriyle ağır imtihanları manevi zaferlere dönüştürür.

FASIL III: İSLAMİ SAATLER İLMİ (İLM-İ SÂ'ÂT) VE ZAMAN TAKSİMATI

Klasik İslam astronomisinde her gün 24 saate ayrılır: Gündüzün 12 saati ve Gecenin 12 saati. Ancak bu saatler günümüzdeki 60 dakikalık eşit saatler değildir; güneşin doğuşu ile batışı arasındaki aydınlık süre 12 eşit parçaya bölünerek "Muaddel Saat" (zamanî saat) elde edilir. Her günün ilk saati, o günün hâkimi olan gezegenle başlar ve Keldanî sırasına (Zuhal, Müşteri, Merih, Şems, Zühre, Utarid, Kamer) göre saat başı değişir.

Örneğin Pazar gününün 1. saati Güneş'e (Şems) aittir. 2. saati Zühre, 3. saati Utarid, 4. saati Kamer, 5. saati Zuhal, 6. saati Müşteri, 7. saati Merih ve 8. saati yine Güneş'e döner. Bu tanzim, kâinattaki zaman çarkının tesadüfi değil, ilahî bir matematiksel döngüyle döndüğünün ispatıdır.

FASIL IV: ASTROLOJİ VE YILDIZ TAPICILIĞINDAN KESİN TEBERRÎ (ARINMA)

Burada altı çizilmesi gereken en hayati itikadî mesele, yıldız falcılığı (astroloji) ile İslami ilimlerin kesin ayrımıdır. Babil, Helenistik ve Hint putperestliğinde gezegenlerin müstakil birer tanrı olduğuna ve insanların kaderini keyfi olarak belirlediğine inanılırdı. İslam tevhidi bu bâtıl inancı kökünden yıkmıştır.

  • Fâil-i Hakîkî Yalnızca Allah'tır: Hiçbir gezegen, yıldız veya melek kendiliğinden bir yaprak dahi kımıldatamaz. En'âm Sûresi 59. âyette buyrulduğu gibi: "Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez."
  • Gezegenler, Cenâb-ı Hakk'ın yarattığı camit (cansız) kütlelerdir. Melekler ise Allah'ın emrine amade masum kullardır. Onlara tapınmak, medet ummak veya onlardan bağımsız güç vehmetmek katıksız bir şirktir.
  • Müslüman bir arif, gökyüzüne baktığında yıldızları değil; o muhteşem nizamı yaratan Hâlık-ı Zülcelâl'i tefekkür eder.

FASIL V: NİHAİ MANEVİ HÜKÜM VE EDİP DİSİPLİNİ

Mülûk-u Seb'a ilmi, mü'minin zaman şuurunu inşa eder. Günlerin ve gecelerin boşuna akıp gitmediğini, her anın melekûtî bir şahidi ve ilahî bir tecellîsi olduğunu hatırlatır. Pazartesi'nin şefkatinde, Cuma'nın cemalinde, Perşembe'nin adaletinde ve Pazar'ın izzetinde yaşayan bir insan; ömrünün her dakikasını zikir, fikir ve hayırlı amellerle değerlendirme gayretine girer.