Nâzi'ât Sûresi 5. Âyetinin Tefsiri ve "Emri Tedbir Edenler" Kavramı
Kur'ân-ı Hakîm'in kâinat nizamına, varlığın arkasındaki melekûtî mekanizmalara ve ölüm ötesi buutlara yeminle başlayan Nâzi'ât Sûresi'nin beşinci âyet-i kerîmesi, İslâm kelâmı, işrâkî felsefe ve tasavvuf metafiziğinde kâinatın sevk ve idaresine dair en derin anahtar kavramlardan birini vazetmektedir: el-Müdebbirât.
Müfessirlerin reisi Abdullah İbn Abbas (r.a.) ve İbn Mes'ûd (r.a.) hazerâtından nakledilen mûteber tefsirlere göre "Müdebbirât"; Levh-i Mahfûz'dan sâdır olan kazâ ve kader emirlerini semâvâttan arza indiren, feleklerin cereyânını, rüzgârların sevkini, bulutların teşekkülünü, nebatatın inbâtını ve insanoğlunun cismanî-ruhanî hayatının her bir ânını hassas bir nizam ile sevk ve idare eden melekût ordularıdır.
Lügat cihetinden "tedbîr" (تدبير); bir işin sonunu, evvelini ve neticelerini birbiriyle intizamlı kılacak tarzda tanzim etmek, hikmet ve basiretle idare etmek demektir. Kâinatta hiçbir zerre, hiçbir atom altı parçacık ve hiçbir galaktik kütle başıboş (abes) bırakılmamıştır. Zâhirî gözle "tabiat kanunları" olarak tesmiye edilen değişmez fizikî prensipler, melekût âlemindeki bu müdebbir ruhânîlerin kesintisiz zikri, itaati ve memuriyetinin zâhir âleme yansıyan tecellîsinden ibarettir.