FASIL I: Nûrî Hikmet ve Ahsenü'l-Kasas'ın (Kıssaların En Güzeli) Kozmik Açılımı
Yûsuf Sûresi, Kur'an-ı Kerim'de baştan sona tek bir sûrede kesintisiz bir roman ve irfan destanı gibi inzal edilen ve bizzat Cenâb-ı Hak tarafından Ahsenü'l-Kasas (Kıssaların En Güzeli) olarak nitelendirilen muazzam bir vahiydir. İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-Hikem adlı eserinde Hz. Yûsuf'a (a.s.) tahsis edilen hikmet Hikmet-i Nûriyyedir.
Nûr; bizzat kendisi görünür olan ve başkalarını da görünür kılan ışıktır. Hz. Yûsuf'a bahşedilen ilim de; karanlık ve karışık görünen rüyaların, sembollerin ve kader düğümlerinin iç yüzünü aydınlatan Tâvîlü'l-Ehâdîs (Olayların ve Rüyaların Bâtınî Yorumu) ilmidir. Yûsuf (a.s.), güzelliğin ve rüya ilminin peygamberidir.
FASIL II: On Bir Yıldız, Güneş ve Ay'ın Secdesi: Âlem-i Misâl Rüyası
Yûsuf Sûresi 4. âyette Hz. Yûsuf'un henüz küçük bir çocukken babası Hz. Ya'kûb'a anlattığı rüya zikredilir: 'Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onların bana secde ettiklerini gördüm.'
Tasavvuf ontolojisinde rüyalar; fiziksel şehadet alemi ile saf melekût alemi arasındaki Âlem-i Misâl (İmajinal Boyut / Berzah) perdesinden kalbe yansır. Bu rüyada 11 yıldız kardeşlerini, güneş babasını, ay ise annesini temsil etmekteydi. Aradan geçen onlarca yıllık kuyu, kölelik ve zindan safhasından sonra, Mısır tahtına oturduğunda kardeşleri huzurunda secdeye kapanınca Yûsuf (a.s.): 'İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın tevilidir; Rabbim onu gerçekleştirdi' (Yûsuf 100) demiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): 'İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanırlar' buyurmuştur. Yûsuf kıssası, bütün dünya hayatının bir rüya olduğunu ve hakiki uyanışın ahirette gerçekleşeceğini sembolize eder.
FASIL III: Kuyu İmtihanı ve İffet Kalesi: Züleyha Hadisesi
Kardeşlerinin hasediyle derin bir su kuyusuna atılan Yûsuf (a.s.), köle olarak Mısır sarayına satılmıştır. Sarayda vezirin eşi Züleyha'nın gayrimeşru teklifiyle karşılaştığında kapılar kilitlenmişken, Yûsuf (a.s.): 'Ma'âzallâh! (Allah'a sığınırım!)' diyerek kapılara doğru koşmuştur (Yûsuf 23).
Yûsuf Sûresi 24. âyette: 'Eğer Rabbinin burhanını görmeseydi o da meyledecekti' buyrulur. Burhan; kalpte parıldayan ilahi ismet ve takva nurudur. Gömleği arkadan yırtılan Yûsuf'un masumiyeti kundaktaki bir bebeğin şahitliğiyle tescillenmiş; ancak saray entrikaları sebebiyle zindana atılmıştır.
FASIL IV: Zindan Medresesi ve Hükümdarın Yedi Semiz İnek Rüyası
Yıllarca zindanda kalan Yûsuf (a.s.), orayı bir çilehâne ve tefekkür medresesine dönüştürmüştür. Mısır Hükümdarı'nın gördüğü ve kâhinlerin 'karmaşık rüyalardır' diyerek çözemediği 'yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi ve yedi yeşil başak ile yedi kuru başak' rüyasını ilahi hikmetle tevil etmiştir: Yedi yıl sürecek bolluk döneminde buğdayların başaklarında saklanması ve ardından gelecek yedi yıllık kıtlık dönemine hazırlık yapılması stratejisini çizmiştir.
Bu tevil sayesinde Mısır ve çevre coğrafyalar büyük bir açlık felaketinden kurtulmuş; Yûsuf (a.s.) hazinelerin mutlak emini ve Mısır Azizi makamına getirilmiştir.
FASIL V: Mısır Azizliği ve Gömleğin Kokusu: Ya'kûb'un (a.s.) Basireti
Kıtlık kapıya dayandığında Mısır hazinelerinin başına getirilen Yûsuf (a.s.), kendisini kuyuya atan kardeşlerini affetmiş: 'Bugün size kınama yoktur, Allah sizi bağışlasın' (Yûsuf 92) diyerek peygamberi hilm ve affediciliğin zirvesini sergilemiştir. Yûsuf'un gömleği Ken'an diyarına gönderildiğinde, yüzlerce kilometre öteden babası Ya'kûb (a.s.): 'Eğer bana bunak demezseniz, doğrusu ben Yûsuf'un kokusunu alıyorum' (Yûsuf 94) demiştir. Gömlek babasının gözlerine sürüldüğünde, hasretle kör olan gözleri mucizevi bir şekilde yeniden açılmıştır.
FASIL VI: Üç Gömleğin Bâtınî Sırrı
Tasavvuf ehli Yûsuf kıssasındaki üç gömleği insanın manevi seyr-i sülûkü olarak şerh eder:
- 1. Yalan Kanlı Gömlek: İmtihanın, masumiyetin ve zulme uğramanın başlangıcıdır (Nefs-i Emmâre dünyası).
- 2. Arkadan Yırtılan Gömlek: İffetin, nefisle mücadelenin ve ihlasın delilidir (Nefs-i Levvâme ve Mülhime makamı).
- 3. Şifa Veren Azizlik Gömleği: Vuslatın, marifetin ve gözleri açan ilahi nurun tecellîsidir (Nefs-i Mutmainne ve İnsân-ı Kâmil mertebesi).
FASIL VII: Yûsufî Meşrebin Günümüz İnsanına Dersi
Kuyuya düşmeden zindana girilmez, zindana sabretmeden sarayda aziz olunmaz. Hz. Yûsuf'un hayatı; en karanlık çaresizliklerin ardında en aydınlık şafakların saklı olduğunu ve sabırla örülen iffetin insanı cihan padişahı yapacağını öğretir.