FASIL I: Hz. Mûsâ'nın Doğumu ve Saraydaki İlahi Tuzak

Hz. Mûsâ'nın (a.s.) kelimesinde tecellî eden hikmet Hikmet-i Ulviyyedir. Mûsâ (a.s.), Firavun'un İsrailoğulları'ndan doğacak bir erkek çocuğun kendi saltanatını yıkacağı kehanetiyle binlerce masum bebeği boğazlattığı dehşetli bir zulüm çağında dünyaya geldi.

Cenâb-ı Hak Mûsâ'nın annesine vahyetti: 'Onu emzir; onun başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu nehre (Nil'e) bırak, korkma ve hüzünlenme! Şüphesiz biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız' (Kasas Sûresi 7. âyet). İlahi cilveye bakın ki, Firavun'un korkup öldürmek istediği çocuk, bizzat Firavun'un sarayında, onun hanımı Hz. Asiye'nin kucağında ve Firavun'un sofrasında büyütülmüştür.

FASIL II: Medyen Halveti ve Tûr-ı Sînâ'da İlahi Kelâm (Kelîmullâh)

Medyen'de Hz. Şuayb'a (a.s.) on yıl hizmet edip çobanlık yaptıktan sonra ailesiyle dönerken, zifiri karanlık ve soğuk bir gecede Tûr Dağı yamacında kutsal Tuva vadisinde bir nûr ve ateş gördü. Ateşe yaklaştığında doğrudan Cenâb-ı Hakk'ın hitabına mazhar oldu: 'Şüphesiz ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın. Ben seni seçtim; artık vahyolunanı dinle!' (Tâhâ Sûresi 12-13).

Hz. Mûsâ, vasıtasız olarak ilahi kelâmı işittiği için Kelîmullâh (Allah ile konuşan) unvanını almıştır. 'Ayakkabıları çıkarmak', kalpten dünya ve ahiret masivâsını tamamen söküp atarak saf zâtî tecellîye yönelmenin sembolüdür.

FASIL III: Asâ-yı Mûsâ ve Sihirbazların İmanı

Firavun'un huzuruna çıktığında elindeki kuru asâ canlı bir yılana dönüştü, koynuna sokup çıkardığı eli ise kusursuz bembeyaz bir nûr gibi parıldadı (Yed-i Beyzâ). Firavun devrin bütün usta büyücülerini toplayarak halkın gözünü boyamaya kalkıştı. Büyücüler iplerini ve sopalarını attıklarında sihirle onlar yürüyor gibi göründü.

Mûsâ (a.s.) asâsını attığında, asâ devasa bir ejderhaya dönüşerek büyücülerin bütün hilelerini ve illüzyonlarını bir anda yuttu (Tâhâ Sûresi 65-70). Büyücüler, bunun bir gözbağcılık veya büyü olmadığını, doğrudan kâinatın Yaratıcısının mucizesi olduğunu anladıkları anda derhal secdeye kapandılar ve Firavun'un kollarını ve bacaklarını çaprazlama kesme tehdidine aldırmadan iman şerbetini içtiler.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL IV: Kızıldeniz'in Yarılması ve Firavun'un Boğuluşu

İsrailoğulları ile geceleyin Mısır'dan çıkarken arkadan Firavun'un muazzam ordusu yetişti. Önde azgın Kızıldeniz, arkada kılıçtan geçirmeye hazır ordu varken kavmi dehşetle: 'Yakalandık!' dedi. Mûsâ (a.s.) ise sarsılmaz bir tevekkülle: 'Hayır! Rabbim şüphesiz benimle beraberdir, bana yol gösterecektir' buyurdu (Şu'arâ Sûresi 61-62).

Asâsını denize vurdu ve deniz 12 devasa su dağı gibi yarılarak kupkuru bir yol açıldı. Müminler selametle karşıya geçti; onları takip eden Firavun ve ordusu ise denizin kapanmasıyla suların altında kalarak helak oldu.