İslâm Kozmografyası ve Varlık Mertebeleri Külliyatı • Cilt II
Zekeriyyâ el-Kazvînî ve Acâibü'l-Mahlûkāt: İslâm Kozmografyası, Semâvî Felekler ve Yeryüzünün Bâtınî Havassı
Müellif: Fatih (@sihravemen) | Kaynak: Acâibü'l-Mahlûkāt ve Garâibü'l-Mevcûdât, Âsârü'l-Bilâd | Kategori: Kozmografya & Tabiat Havassı
Fasıl I: İslâm Kozmografyasının Zirvesi ve Zekeriyyâ el-Kazvînî'nin Tefekkür Metodu
7. Hicrî (13. Milâdî) yüzyılın büyük coğrafyacı, astronom ve felsefe âlimi Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî (ö. 682/1283), kaleme aldığı Acâibü'l-Mahlûkāt ve Garâibü'l-Mevcûdât (Yaratılmışların Hayret Verici Yönleri ve Varlıkların Garip Halleri) adlı şaheseriyle İslâm dünyasında kozmografya ilminin temellerini atmıştır.
Kazvînî'ye göre bu eserin telif edilmesindeki temel gaye; kâinattaki eşsiz nizamı, yaratılışın derin hikmetlerini ve görünen maddî alemin ardındaki ilâhî kudret mühürlerini ortaya koyarak insanı "Tefekkür-i Âfâkî ve Enfüsî"ye sevk etmektir. Kazvînî kitabının mukaddimesinde şöyle der:
Eser, iki ana kısımdan müteşekkildir: Birinci kısım Ulviyyât (Göksel ve Melekûtî Varlıklar), ikinci kısım ise Süfliyyât (Yeryüzü, Dört Element, Madenler, Bitkiler ve Canlılar) bahsidir.
Kazvînî'ye göre bu eserin telif edilmesindeki temel gaye; kâinattaki eşsiz nizamı, yaratılışın derin hikmetlerini ve görünen maddî alemin ardındaki ilâhî kudret mühürlerini ortaya koyarak insanı "Tefekkür-i Âfâkî ve Enfüsî"ye sevk etmektir. Kazvînî kitabının mukaddimesinde şöyle der:
"Acîb (hayret verici olan), insanın alışkın olduğu için görmezden geldiği, fakat hakikatte aklı hayrete düşüren ve ardında sonsuz bir hikmet saklayan her ilâhî sanattır. Güneş'in her sabah aynı intizamla doğması, gök kubbenin direksiz durması, bir tohumdan ulu bir ağacın çıkması en büyük acâibattandır."
Eser, iki ana kısımdan müteşekkildir: Birinci kısım Ulviyyât (Göksel ve Melekûtî Varlıklar), ikinci kısım ise Süfliyyât (Yeryüzü, Dört Element, Madenler, Bitkiler ve Canlılar) bahsidir.
Fasıl II: Ulvî Âlem (Es-Semâvât): Dokuz Felek, Burçlar ve Melekût Orduları
Kazvînî, gökleri ve felekleri incelerken Batlamyus astronomisini Kur'ân-ı Kerîm'in âyetleriyle ve hadîs-i şerîflerle mezceder. Ona göre gökler, soğan zarları gibi birbirini kuşatan dokuz şeffaf felekten meydana gelir:
1. Felek-i A'zam (Felekü'l-Eflâk / Atlas Feleği): Bütün felekleri kuşatan, Arş-ı A'zam'ın tecellî ettiği, 24 saatte bir devrini tamamlayarak altındaki tüm küreleri peşinden döndüren en büyük felektir.
2. Felek-i Sevâbit (Burçlar Feleği / Kürsî): Sabit yıldızların ve on iki burcun (Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık) yer aldığı felektir.
3. Yedi Seyyare Feleği: Zuhal (Satürn), Müşteri (Jüpiter), Merih (Mars), Şems (Güneş), Zühre (Venüs), Utârid (Merkür) ve Kamer (Ay) felekleridir.
Kazvînî, her bir feleğin başında görevli bir melekût ordusu bulunduğunu, bu meleklerin ilâhî emri yeryüzüne ulaştıran vasıtalar olduğunu belirtir. Hamele-i Arş, Rûh, Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâîl meleklerinin vazifelerini ve kâinattaki kozmik enerjilerin bu melekût kanallarıyla aktarıldığını şerh eder.
1. Felek-i A'zam (Felekü'l-Eflâk / Atlas Feleği): Bütün felekleri kuşatan, Arş-ı A'zam'ın tecellî ettiği, 24 saatte bir devrini tamamlayarak altındaki tüm küreleri peşinden döndüren en büyük felektir.
2. Felek-i Sevâbit (Burçlar Feleği / Kürsî): Sabit yıldızların ve on iki burcun (Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık) yer aldığı felektir.
3. Yedi Seyyare Feleği: Zuhal (Satürn), Müşteri (Jüpiter), Merih (Mars), Şems (Güneş), Zühre (Venüs), Utârid (Merkür) ve Kamer (Ay) felekleridir.
Kazvînî, her bir feleğin başında görevli bir melekût ordusu bulunduğunu, bu meleklerin ilâhî emri yeryüzüne ulaştıran vasıtalar olduğunu belirtir. Hamele-i Arş, Rûh, Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâîl meleklerinin vazifelerini ve kâinattaki kozmik enerjilerin bu melekût kanallarıyla aktarıldığını şerh eder.
Fasıl III: Zamanın Metafiziği ve Kozmik Saatler
Kazvînî'nin eserinde zaman, mekanik bir akıştan ziyade niteliksel ve ruhanî tesirleri olan ilâhî bir nefestir. Yılların, ayların, haftanın yedi gününün ve gecenin 12, gündüzün 12 saatinin her birinin hâkim bir seyyare ve melekût görevlisi bulunur:
- Pazar (Yevmü'l-Ehad): Şems (Güneş) saatiyle başlar; hükümdarlık, vakar, izzet ve kalp nurlanması için mübarektir.
- Pazartesi (Yevmü'l-İsreyn): Kamer (Ay) saatiyle başlar; yolculuklar, su ile şifa ve seher duaları için bereketlidir.
- Salı (Yevmü's-Selâse): Merih (Mars) saatiyle başlar; celâl tecellîleri, demir işleri ve nefis mücahedesi vaktidir.
- Çarşamba (Yevmü'l-Erba'â): Utârid (Merkür) saatiyle başlar; ilim tahsili, kitap telifi ve hesap ilimleri saatidir.
- Perşembe (Yevmü'l-Hamîs): Müşteri (Jüpiter) saatiyle başlar; adalet, cömertlik, hayır işleri ve manevî terakki vaktidir.
- Cuma (Yevmü'l-Cumu'a): Zühre (Venüs) saatiyle başlar; muhabbet, nikâh, ülfet ve ibadetlerin icâbet vaktidir.
- Cumartesi (Yevmü's-Sebt): Zuhal (Satürn) saatiyle başlar; sabır, derin tefekkür, inzivâ ve köklenme vaktidir.
Fasıl IV: Süflî Âlem (El-Arziyyât): Dört Element ve Madenlerin (Cemâdât) Şifalı Havassı
Eserin ikinci ana bölümü yeryüzü âlemine (el-Arziyyât) ayrılmıştır. Kazvînî, Aristotelesçi anâsır-ı erba'a (Ateş, Hava, Su, Toprak) teorisini İslâmî tefekkürle birleştirerek, yeryüzündeki her varlığın bu dört unsurun ilâhî kudret eliyle farklı nispetlerde birleşmesinden doğduğunu ifade eder.
Madenler (Cemâdât) bahsinde kıymetli taşların hem kimyasal özelliklerini hem de yaydıkları elektromanyetik ve manevî tesirleri detaylandırır:
Madenler (Cemâdât) bahsinde kıymetli taşların hem kimyasal özelliklerini hem de yaydıkları elektromanyetik ve manevî tesirleri detaylandırır:
| Kıymetli Taş / Maden | Seyyare / Unsur | Bâtınî Havassı ve Tıbbî Faydası (Kazvînî Aktarımı) |
|---|---|---|
| Yâkut (Kırmızı Yakut) | Şems / Ateş | Kalbi kuvvetlendirir, korkuyu ve vebâyı defeder; taşıyana vakar ve heybet bahşeder. |
| Zümrüt (Ez-Zümürrüd) | Müşteri / Toprak | Göz nurunu artırır, zehirleri tesirsiz kılar; şeytânî vesveseleri ve sara nöbetlerini yatıştırır. |
| Akîk (Kırmızı Akik) | Güneş / Toprak | Sünnet-i seniyye yüzük taşıdır; fakirliği defeder, kederi dağıtır ve kanamayı durdurur. |
| Mıknatıs (Haceru'l-Mıknatîs) | Merih / Maden | Demiri çeken gizemli manyetik cevher; eklem ağrılarını dindirir, muhabbet ve celp havassında kullanılır. |
Fasıl V: Bitkiler Âlemi (Nebâtât) ve Ağaçların Esrârı
Kazvînî, nebâtât bahsinde tohumun toprak altındaki uyanışını insanın ba's (yeniden diriliş) hakikatine benzetir. Kur'ân'da zikredilen Hurma, Zeytin, İncir, Üzüm, Nar ve Reyhan gibi mübarek bitkilerin ruhanî ve şifalı özelliklerini açıklar:
* Zeytin Ağacı (Şeceretü'l-Mübâreke): Nûr Sûresi 35. âyette geçen 'Ne doğuya ne batıya ait olan mübarek zeytin ağacı' sırrını şerh eder. Yağının hem lâtif bir ışık kaynağı hem de bedendeki bütün iltihapları kurutan bir panzehir olduğunu bildirir.
* Ud ve Günlük (Lübân / Buhur): Kokuların melekût âlemiyle irtibatı üzerinde durur. Güzel buhurların melekleri celbettiğini, süflî ruhanîleri ise mekândan uzaklaştırdığını kaydeder.
* Sedir Ağacı (Sidretü'l-Müntehâ Yansıması): Kokusu haşereleri uzaklaştırdığı gibi, kabuk ve yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen suyun manevî arınma ve tahassunda kullanıldığını belirtir.
* Zeytin Ağacı (Şeceretü'l-Mübâreke): Nûr Sûresi 35. âyette geçen 'Ne doğuya ne batıya ait olan mübarek zeytin ağacı' sırrını şerh eder. Yağının hem lâtif bir ışık kaynağı hem de bedendeki bütün iltihapları kurutan bir panzehir olduğunu bildirir.
* Ud ve Günlük (Lübân / Buhur): Kokuların melekût âlemiyle irtibatı üzerinde durur. Güzel buhurların melekleri celbettiğini, süflî ruhanîleri ise mekândan uzaklaştırdığını kaydeder.
* Sedir Ağacı (Sidretü'l-Müntehâ Yansıması): Kokusu haşereleri uzaklaştırdığı gibi, kabuk ve yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen suyun manevî arınma ve tahassunda kullanıldığını belirtir.
Fasıl VI: Hayvanlar Âlemi ve Simurg / Ankâ Sembolizmi
Eserin en çok okunan bölümlerinden biri hayvanlar âlemi (Hayavânât) ve efsanevî varlıklar kısmıdır. Kazvînî burada her hayvanın bir ilâhî ahlâkı veya bir nefsânî sıfatı temsil ettiğini açıklar:
* Ankâ-yı Muğrib (Simurg): Kaf Dağı'nın ardında yaşadığı rivayet edilen, hiçbir avcı tarafından tuzağa düşürülemeyen bu efsanevî kuş, tasavvufta Hakîkat-i Muhammediyye'nin ve İnsân-ı Kâmil'in sembolüdür. Maddî dünyada cismi bulunmayan ama hakikati her şeyi kuşatan ruhanî sırrı temsil eder.
* Kartal ve Hüdhüd: Kartal azamet ve hükümdarlık rûhunu; Hz. Süleyman'ın habercisi olan Hüdhüd ise kalp gözü açıklığını, basireti ve su kaynaklarını yer altından sezebilme firâsetini simgeler.
Kazvînî'nin Acâibü'l-Mahlûkāt'ı, Osmanlı döneminde Yazıcıoğlu Ahmed Bîcan tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve yüzyıllar boyunca Anadolu irfânının en temel başvuru kaynaklarından biri olmuştur.
* Ankâ-yı Muğrib (Simurg): Kaf Dağı'nın ardında yaşadığı rivayet edilen, hiçbir avcı tarafından tuzağa düşürülemeyen bu efsanevî kuş, tasavvufta Hakîkat-i Muhammediyye'nin ve İnsân-ı Kâmil'in sembolüdür. Maddî dünyada cismi bulunmayan ama hakikati her şeyi kuşatan ruhanî sırrı temsil eder.
* Kartal ve Hüdhüd: Kartal azamet ve hükümdarlık rûhunu; Hz. Süleyman'ın habercisi olan Hüdhüd ise kalp gözü açıklığını, basireti ve su kaynaklarını yer altından sezebilme firâsetini simgeler.
Kazvînî'nin Acâibü'l-Mahlûkāt'ı, Osmanlı döneminde Yazıcıoğlu Ahmed Bîcan tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve yüzyıllar boyunca Anadolu irfânının en temel başvuru kaynaklarından biri olmuştur.
Külliyat Kaynakçası ve İlmî Referanslar
- Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî, Acâibü'l-Mahlûkāt ve Garâibü'l-Mevcûdât, Beyrut, Dâru'l-Âfâki'l-Cedîde.
- Yazıcıoğlu Ahmed Bîcan, Acâibü'l-Mahlûkāt Tercümesi (Envâru'l-Âşıkîn Müellifinden), Haz. Doç. Dr. Sakaoğlu, İstanbul.
- Zekeriyyâ el-Kazvînî, Âsârü'l-Bilâd ve Ahbârü'l-İbâd, Dâru Sâdır, Beyrut.
- Prof. Dr. Ramazan Şeşen, İslâm Coğrafyacılarına Göre Türkler ve Türk Ülkeleri, TTK Yayınları.
- Seyyid Hüseyin Nasr, İslâm ve İlim, İnsan Yayınları.
🏛️ 50 İLİM ODASI HIZLI ERİŞİM PANELİ
Melekût, Peygamberler, Veliler, Parapsikoloji ve Havas odaları arasında tek tıkla geçiş yapın: