Kozmografya & Tabiat Metafiziği
Zekeriyyâ el-Kazvînî: Acâ'ibü'l-Mahlûkât ve Garâ'ibü'l-Mevcûdât
"Bil ki kâinattaki her zerre, Hâlık'ın kudretine, hikmetine ve vahdâniyetine delâlet eden apaçık bir âyettir; feleklerin dönüşü ile topraktaki tohumun uyanışı aynı ilâhî nizamın nağmesidir."
— Zekeriyyâ el-Kazvînî, Acâ'ibü'l-Mahlûkât Mukaddimesi
Fasıl 1: Kazvînî'nin Hayatı, İlmî Muhiti ve Acâ'ib Edebiyatının Doğuşu
Zekeriyyâ b. Muhammed b. Mahmûd el-Kazvînî, 7. hicrî asırda İslâm dünyasının en sarsıcı ilim merkezlerinde yetişmiş büyük bir kâdı, coğrafyacı ve kozmograftır. Vâsıt ve Hille kadılıklarında bulunmuş; Moğol istilasının ardından Bağdat ve çevresindeki ilmî birikimi derleyerek İslâm medeniyetinin tabiat tasavvurunu abidevî bir eserde tecessüm ettirmiştir. 'Acâ'ibü'l-Mahlûkât ve Garâ'ibü'l-Mevcûdât', kuru bir tabiat tasnifi değil; Kur'ân-ı Kerîm'in kâinata bakışını esas alan, feleklerin dönüşünden yer altındaki madenlerin terkibine kadar her mahlûkun arkasındaki ilâhî hikmeti temaşa eden şümullü bir varlık kitabıdır. Kazvînî'ye göre 'Acîb', sebebini bilmekten âciz kaldığımız, fıtratındaki intizam ve fevkaladelik karşısında aklın hayrete düştüğü her mevcuttur.
Fasıl 2: Ulviyyât Âlemi: Felekler, Gezegenlerin Mertebeleri ve Göksel Dönüş Fiziği
Kazvînî eserine 'Ulviyyât' (Yüceler Âlemi) ile başlar. Batlamyus astronomisini İslâmî nûr metafiziğiyle mezceden müellif, dokuz gök feleğini tavsif eder: Ay Feleği, Utârid, Zühre, Şems, Merih, Müşteri, Zuhal, Sabit Yıldızlar Feleği (Felekü'l-Kevâkibi's-Sebite) ve her şeyi kuşatan Felekü'l-Eflâk (Atlas Feleği). Bu feleklerin hareketi mekanik bir tesadüf değil, Zât-ı Bârî'nin emrine boyun eğmiş melekûtî bir zikirdir. Her seyyarenin kendine mahsus tabiatı, mizaçlara tesiri ve yeryüzündeki madenlerle irtibatı tahlil edilir. Şems hayatın nûru, Kamer ise unsurların rutubet ve nem dengesini tanzim eden göksel vasıtadır.
| Felek Mertebesi | Hükümran Seyyare | Mizaç & Mahiyet | Yeryüzü Maden Karşılığı | Melekûtî Vazifesi |
|---|---|---|---|---|
| 1. Felek | Kamer (Ay) | Soğuk ve Nemli | Gümüş (Sim) | Rutubet ve Sıvı Dengesi |
| 2. Felek | Utârid (Merkür) | Mutedil & Değişken | Cıva (Zeybak) | Zihin, Kalem ve İlim Nûru |
| 3. Felek | Zühre (Venüs) | Sıcak ve Nemli | Bakır / Pirinç | Aşk, Zarafet ve Mûsiki |
| 4. Felek | Şems (Güneş) | Sıcak ve Kuru | Saf Altın (Zehb) | Hayat Kaynağı ve Kalp Enerjisi |
| 5. Felek | Merih (Mars) | Aşırı Sıcak ve Kuru | Demir (Hadîd) | Celâl, Kuvvet ve Def'i Şerr |
| 6. Felek | Müşteri (Jüpiter) | Sıcak ve Nemli (Sa'd) | Kalay (Rasas) | Adalet, Hikmet ve Rızık |
| 7. Felek | Zuhal (Satürn) | Aşırı Soğuk ve Kuru | Kurşun (Isrınç) | Sebat, İhtiyarlık ve Ağır Esrar |
| 8. Felek | Burçlar (Kevâkib) | Sabit Nurlar | Kıymetli Mücevherler | 28 Ay Menzili Nizamı |
| 9. Felek | Felekü'l-Eflâk | Cümle Feleği Kuşatan | Cevher-i Küll | Arş'ın Emriyle Günlük Devir |
Fasıl 3: Melekût Orduları: Hamele-i Arş, Kerrûbiyyûn ve Gökyüzü Sakinlerinin Vazifeleri
Kazvînî'nin kozmolojisinde fizik ile metafizik birbirinden kopuk değildir; bilakis fizikî âlemin ipleri melekût kuvvetlerinin elindedir. Müellif, melekleri dört ana zümrede inceler: Birincisi, Arş-ı A'zam'ı taşıyan ve kıyamette sekiz olacak olan Hamele-i Arş'tır. İkincisi, Arş'ın çevresinde ebedî vecd ve tesbih ile tavaf eden Mukarrebûn ve Kerrûbiyyûn melekleridir. Üçüncüsü, dört büyük melek (Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl, Azrâîl) ve onların emrindeki göksel müvekkellerdir. Dördüncüsü ise yeryüzünde bulutları sevk eden, yağmuru damla damla indiren, nehirleri akıtan ve nebâtatın yeşermesini temin eden Hafaza ve tabiat memurlarıdır.
Fasıl 4: Zaman, Takvim ve Feleklerin İnsan Mizacına Tesirleri
Zamanın hakikati, feleklerin deveranı ve güneş ile ayın burçlar dairesindeki seyahatiyle tecelli eder. Kazvînî, kamerî ve şemsî ayların hikmetini, mevsimlerin döngüsünü ve günün saatlerine hâkim olan gezegen tesirlerini izah eder. Ona göre zaman, mahlûkatın kemâle ermesi için takdir edilmiş ilâhî bir nefestir. Gece ile gündüzün yer değiştirmesi, canlıların dinlenme ve dirilme ritmini belirler. 28 Ay Menzili (Menâzilü'l-Kamer), yeryüzündeki hava değişimleri ve rüzgârların yönüyle doğrudan irtibatlandırılır.
Fasıl 5: Süfliyyât Âlemi: Dört Elementin (Anâsır-ı Erbaa) Dönüşümü ve Tabiat Dengesi
Eserin ikinci ana bölümü 'Süfliyyât' yani Yeryüzü ve Unsurlar Âlemidir. Kazvînî, Aristo'dan tevarüs eden Dört Unsuru (Ateş, Hava, Su, Toprak) İslâmî hikmet çerçevesinde açıklar. Ateş hafif ve sıcaktır, göğe yükselir; Toprak ağır ve soğuktur, merkeze çöker. Bu unsurların ilâhî kudret eliyle terkibi sonucunda 'Mevâlid-i Selâse' (Üç Doğanlar: Madenler, Bitkiler, Hayvanlar) vücut bulur. Tabiatta hiçbir unsur atıl değildir; her biri zıddıyla dengelenerek kâinatın bekasını sağlar.
Fasıl 6: Madencilik ve Taşların Tılsımlı Havassı (Cevâhir ve Kimyevî Terkipler)
Madenler faslında Kazvînî, yer kabuğunun derinliklerinde sıcaklık, kükürt ve cıvanın yüzyıllar süren pişmesiyle hasıl olan metalleri ve kıymetli taşları tasnif eder. Altın, gümüş, demir, bakır, kurşun ve kalayın teşekkül süreçlerini anlatır. Kıymetli taşlar faslında ise Akik, Yâkut, Zümrüt, Fîrûze, Zebercet ve Elmas'ın fiziki güzelliklerinin ötesindeki havâs ve tıbbî tesirlerine değinir. Örneğin Yâkut'un kalbi ferahlattığı, zehirlere karşı tiryak olduğu; Zümrüt'ün göz nûrunu takviye ettiği ve yılanların bakışını kör ettiği gibi kadîm tecrübî rivayetleri kaydeder.
Fasıl 7: Nebâtât Âlemi: Şifalı Bitkiler, Hikmetli Ağaçlar ve Biyolojik Tevhid
Bitkiler âlemi, toprağın cansız bağrından fışkıran hayat mûcizesidir. Kazvînî, tohumun kabuğunu yarıp köklerini toprağa, filizini ise ışığa yöneltmesini doğrudan Hâlık'ın 'Hâdî' isminin bir tecellisi olarak görür. Şifalı otlar, ağaçlar, çiçekler ve meyvelerin besleyici, zehirli veya tiryâkî hususiyetleri tek tek şerh edilir. Ağacın kökünden yaprağındaki damarlara kadar her mimarî, suyun ve gıdanın en uç noktalara ulaştırılması için harikulade bir mühendislik harikasıdır.
Fasıl 8: Hayvânât Âlemi: Karasal ve Denizel Canlıların Acip Morfolojisi
Kazvînî'nin en çok ilgi çeken ve resmedilen fasıllarından biri Hayvanlar Âlemidir. İki ayaklılar, dört ayaklılar, uçan kuşlar, sürüngenler ve deniz canlıları derin bir müşahade ile tasvir edilir. Arıların altıgen petek inşasındaki hendesî mükemmellik, karıncaların kış için zahire toplamadaki sevk-i tabiîsi, yırtıcı kuşların avlanma zekâsı ve deniz diplerinde yaşayan devasa balıkların acayiplikleri aktarılır. Kazvînî, tabiatta hiçbir canlının sebepsiz yaratılmadığını, her birinin ekolojik nizamda bir dişi çark vazifesi gördüğünü vurgular.
Fasıl 9: İnsân-ı Kâmil: Kozmik Birleşme Noktası ve Zübde-i Âlem Olarak Beşer
Tüm mevcudat hiyerarşisinin zirvesi insandır. İnsan, hem madenlerin cemadî sebatını, hem bitkilerin büyüme ve beslenme nefsini, hem hayvanların his ve hareket kuvvetini; hem de meleklerin aklî ve ruhanî idrakini kendinde cemeden 'Küçük Kâinat' (Âlem-i Asgar / Zübde-i Âlem)dir. Kazvînî, insanın anatomi ve fizyolojisini, beş duyusunu, hafıza ve tefekkür merkezlerini ayrıntıyla tahlil eder. İnsanın yaratılış gayesi, bu azametli kâinat kitabını okuyarak Mûcid-i Zü'l-Celâl'e marifet ve aşk ile ibadet etmektir.
Fasıl 10: Acâ'ibü'l-Mahlûkât'ın İslâm Coğrafyasına, Sanatına ve Modern Kozmolojiye Mirası
Kazvînî'nin şaheseri, İslâm minyatür sanatının ve tezhip ekollerinin en büyük ilham kaynağı olmuştur. Farsça ve Türkçe tercümeleri (özellikle Yazıcıoğlu Ahmed Bîcân ve Rükneddîn Ahmed tercümeleri) Osmanlı sarayında ve halk irfanında yüzyıllarca başucu kitabı olarak okunmuştur. Eser, yalnızca dönemin coğrafya ve tabiat ufkunu yansıtmakla kalmamış; modern ekoloji ve holistik evren anlayışının ihtiyaç duyduğu 'kutsal tabiat ve aşkın nizam' şuurunu en canlı biçimde muhafaza etmiştir.