Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin Şahsiyeti ve Lakabının Menşei
Osmanlı diplomasi tarihinin en zarif, kültürlü ve müşahedesi keskin sefirlerinden olan Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi (ö. 1732), Edirne'de dünyaya gelmiştir. Babası Yeniçeri süvarilerinden Süleyman Ağa'dır. Genç yaşta Yeniçeri Ocağı'nın 28. Ortası'na (çorbasına) intisap etmiş ve hayatı boyunca bu birlikle iftihar ettiği için kendisine «Yirmisekiz» lakabı verilmiştir.
Ancak Mehmed Efendi salt bir asker değil; devrin ulemasından Arapça, Farsça, hey'et (astronomi), hendese, mantık ve edebiyat tahsil etmiş bir «çelebi» münevverdir. Zekâsı ve hesap vukufu sayesinde Maliye Kalemi'ne geçmiş; Cizye Muhasebeciliği, Haremeyn Muhasebeciliği ve nihayet devletin en mühim malî makamlarından olan Başmuhasebecilik rütbesine yükselmiştir.
«Garp memleketlerine giden sefir, sadece devletinin siyasî iradesini temsil etmez; o aynı zamanda koca bir İslâm medeniyetinin vakarını, ilmini ve tefekkür ufkunu gayr-i müslim saraylara aksettiren bir nûr aynasıdır.» — Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi
1718 Pasarofça Muahedesi ile başlayan sulh devrinde (Lâle Devri), Sadrazam Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa ve Sultan III. Ahmed, Batı medeniyetini yakından tanımak ve askerî-ilmî terakkisini tahlil etmek üzere Mehmed Efendi'yi fevkalade elçi olarak Paris'e göndermiştir.