Takıyyüddîn er-Râsıd'ın Şam, Kahire ve İstanbul'daki İlim Seyahati
Takıyyüddîn Ebû Bekr Muhammed b. Ma'rûf er-Râsıd (932/1526 – 993/1585 civarı), Şam'da Türk kökenli ilmiye mensubu bir ailede doğmuş; tahsilini babasından ve dönemin Şam ve Kahire allâmelerinden ikmal etmiştir. Genç yaşta fıkıh, hadis, kelâm gibi naklî ilimlerde müderrislik ve kadılık icazeti almış; ancak asıl dehasını matematik, astronomi, optik ve mekanik mühendisliği sahalarında sergilemiştir.
1570 yılında İstanbul'a gelen Takıyyüddîn, devrin Şeyhülislâmı Hoca Sâdeddin Efendi ve Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa'nın dikkatini çekmiş; Sultan II. Selim ve ardından Sultan III. Murad nezdinde büyük bir itibar kazanarak 1571'de Müneccimbaşılık makamına tayin edilmiştir. Takıyyüddîn, Uluğ Bey Zîci'nin artık eskidiğini ve gezegen yörüngelerinde sapmalar olduğunu belirterek yeni bir rasathâne kurulması lüzumunu arz etmiştir.
«Gökyüzünü seyretmek nazarî bir zevk değil; kâinat saatini saniyesi saniyesine kaydeden aletlerin hassasiyetine muhtaç riyazî bir ubûdiyettir.» — Takıyyüddîn er-Râsıd