Süleyman el-Mehrî ve el-Umde fi'l-Cihâziyye: Hint Okyanusu Seyir Astronomisi ve Deniz Haritacılığı
"Deniz engin ve karanlıktır; lakin semânın kandilleri olan yıldızlar, rotasını kutup yıldızının parmak irtifasına bağlayan basiretli denizci için apaçık birer kılavuzdur." — Muallim-i Bahr Süleyman b. Ahmed el-Mehrî
FÂSIL I: Mehrî Kabilesi, Hadramut Havzası ve 10./16. Yüzyıl Hint Okyanusu
9./15. yüzyılın sonu ile 10./16. yüzyılın başı, Hint Okyanusu'nun bin yıllık İslâm deniz hâkimiyetinin Portekiz denizcilerinin (Vasco da Gama, Afonso de Albuquerque) kanlı istilasıyla sarsıldığı trajik ve fırtınalı bir dönüm noktasıdır. Bu kritik çağda, Güney Arabistan'ın Hadramut ve Şihr sahillerinde yerleşik kadim Mehrî kabilesinden yetişen Süleyman b. Ahmed b. Süleyman el-Mehrî (ö. yaklaşık 961/1554), İslâm okyanus denizciliği ve astronomik seyrüsefer (astronavigation) ilminin son ve en mükemmel teorisyeni olarak tarih sahnesine çıktı.
Mehrîler, Basra Körfezi, Umman Denizi, Aden Körfezi, Doğu Afrika (Zengibar, Sofala), Hindistan (Gucerât, Malabar), Seylan, Bengal ve Malakka Boğazı hattında asırlardır gemi işleten doğuştan denizci bir kavimdi. Süleyman el-Mehrî, çocukluğundan itibaren dümencilik, fırtına idaresi, resif kılavuzluğu ve gök gözlemi yaparak yetişmiş; deniz tecrübesini derin bir astronomi, coğrafya ve küresel hendese kültürüyle birleştirmiştir.
FÂSIL II: Ahmed b. Mâcid'den Süleyman el-Mehrî'ye: Denizcilik İlminde Sistematizasyon
İslâm deniz astronomisinin "Denizlerin Aslanı" lakaplı efsanevî kaptanı Ahmed b. Mâcid (ö. 906/1500 civarı), Kitâbü'l-Fevâid adlı devasa eserinde denizcilik ilmini şiirsel (urcûze) ve nesir formunda toplamıştı. Ancak İbn Mâcid'in dili, kadim denizci argosu, lehçe farklılıkları ve şairane benzetmeler barındırdığı için genç denizciler tarafından kavranması güç bir yapıdaydı.
Süleyman el-Mehrî, selefi İbn Mâcid'in mirasını devralmış; onu dağınık ve şiirsel üsluptan arındırarak katı, berrak, matematiksel ve pedagojik bir ders kitabı formatına dönüştürmüştür. Mehrî, denizcilik ilmini soyut felsefî münakaşalardan çıkarıp bir kaptanın güvertede saniyeler içinde karar vermesini sağlayacak kesin tablolara ve geometrik kurallara bağlamıştır. Nitekim ünlü Osmanlı denizcisi Seydi Ali Reis, Hint Seferi dönüşünde kaleme aldığı el-Muhît fî İlmi'l-Eflâk ve'l-Ebhur (Gökler ve Denizler İlmi) adlı şaheserinde doğrudan Süleyman el-Mehrî'nin eserlerini tercüme ve iktibas etmiştir.
FÂSIL III: el-Umde fi'l-Cihâziyye ve Tuhfetü'l-Fuhûl Eserlerinin Muhteviyatı
Süleyman el-Mehrî, okyanus denizciliğinin anayasası niteliğinde beş anıtsal eser kaleme almıştır:
- el-Umde fi'l-Cihâziyye fî İlmi'l-Bahriyye: Aletli denizcilik ilminin ana kaynağı; irtifa ölçümleri, yıldızlar, kutup yüksekliği ve enlem tayininin teorik temelleri.
- el-Minhâcü'l-Fâhir fî İlmi'l-Bahri'z-Zâhir: Hint Okyanusu'ndaki bütün limanların koordinatları, adalar, resifler ve derinlik ölçümleri.
- Tuhfetü'l-Fuhûl fî Temhîdi'l-Usûl: Denizcilik kaidelerinin felsefî ve metodolojik özeti.
- el-Kılâdetü'ş-Şümûsiyye: Ay tutulmaları, gök hareketleri ve zaman tayini.
- Şerhu Tuhfeti'l-Fuhûl: Kendi eserine yazdığı, matematiksel ispatları içeren kapsamlı şerh.
FÂSIL IV: Kemâl Âleti, Isbâ (Parmak) Hesabı ve Kutupyıldızı İrtifası
Açık denizde kıyı çizgisi kaybolduğunda bir geminin ekvatora olan mesafesini (enlemini) tayin etmek hayati önem taşır. Hint Okyanusu Müslüman denizcileri bu amaçla Kemâl (el-Kemâl) adı verilen fevkalade dahiyane ve sade bir alet kullanırlardı.
Kemâl; ortasından düğümlü bir ip geçen dikdörtgen bir tahta levhadan ibaretti. Denizci ipin ucundaki düğümü dişlerinin arasına alır, levhayı gözünün önünde ileri geri kaydırarak alt kenarını deniz ufuk çizgisine, üst kenarını ise Kutupyıldızı'na (Câh) hizalardı. Levhanın göze olan mesafesi, yıldızın ufuktan irtifa açısını doğrudan verirdi.
Mehrî, bu açısal ölçümü Isbâ (parmak) birimiyle formüle etmiştir. Bir Isbâ, yaklaşık 1 derece 37 dakikaya (1° 37') tekabül eder ve tam 8 zam'a (deniz miline) bölünür. Kutupyıldızı'nın irtifasındaki 1 ısbâlık değişim, geminin kuzey-güney ekseninde katettiği mesafeyi şaşmaz bir doğrulukla ortaya koyardı.
FÂSIL V: 32 Yönlü Deniz Pusulası (Hınn / Rumb) ve Rüzgâr Gülü
İslam denizcileri pusulayı yalnızca dört ana veya sekiz ara yöne bölmekle kalmamış; gökyüzündeki 15 yıldızın doğuş (matla') ve batış (mağrib) noktaları ile kuzey ve güney kutup noktalarından oluşan 32 yönlü Hınn (Pusula Gülü) sistemini mükemmelleştirmişlerdir.
Mehrî, gemi kaptanının rotasını tayin ederken hangi yıldızın doğuşuna doğru dümen kırması gerektiğini (Dübhe, Kutup, Süheyl, Vega, Arkturus) 32 hınn üzerinden milimetrik tablolarla göstermiştir. Bu sistem, manyetik sapma (sapma açısı) etkilerini en aza indiren göksel bir pusula ağıydı.
FÂSIL VI: Muson Döngüleri (Eryâh) ve Okyanus Seyir Güzergâhları (Mecârî)
Hint Okyanusu seyrüseferinin kalbi, mevsimsel Muson (Arapça Mevsim kelimesinden türemiştir) rüzgarlarıdır. Yaz musonlarında (Kevs) güneybatıdan esen sert rüzgarlar gemileri Arabistan'dan Hindistan ve Çin'e sürüklerken; kış musonlarında (Ezyeb) kuzeydoğudan esen rüzgarlar geri dönüş yolunu açardı.
Süleyman el-Mehrî, Hint Okyanusu'ndaki limanlar için "Açılış" (Fetih) ve "Kapanış" (İğlâk) tarihlerini gün gün belirlemiştir. Bu takvime uymayan bir geminin okyanusta tayfunlara yakalanarak batması kaçınılmazdı. Mehrî'nin mecrâ (rota) tarifleri, Hindistan'ın Kalküta ve Goa sahillerinden Malakka, Cava ve Sumatra boğazlarına kadar uzanan binlerce millik rotaların coğrafi koordinatlarını, deniz derinliklerini ve dip balçıklarının cinsini dahi kayıt altına almıştır.
FÂSIL VII: Deniz Haritacılığı (Rahmânîler) ve Seyrüsefer Metafiziği
Mehrî'nin kaleme aldığı deniz kılavuzları (Rahmânî / Portulan), yalnızca pratik birer kaptan defteri değil; rüzgârın, suyun ve yıldızların ilâhî tesbihatına kulak veren bir dervişin tefekkür günlüğüdür.
Kur'ân-ı Kerîm'deki "O, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır" (el-En'âm 6/97) âyet-i kerîmesi, Mehrî'nin bütün ilmî çabasının manevî mihveridir. Okyanusun dehşetli dalgaları arasında yıldızların kılavuzluğuna teslim olmak, kulun kader denizinde ilâhî inâyete sığınmasının en somut tezahürüdür.
Hint Okyanusu Seyir Astronomisinde Kutupyıldızı (Câh) İrtifası ve Enlem Tayini Tablosu
| Mevkii / Liman Şehri | Coğrafi Bölge | Câh (Kutupyıldızı) İrtifası | Modern Enlem Derecesi | Seyrüsefer Ehemmiyeti |
|---|---|---|---|---|
| Basra Limanı | Irak / Körfez Zirvesi | 19.0 Isbâ | 30° 30' N | Dicle-Fırat çıkışı ve İpek Yolu deniz başlangıcı. |
| Hürmüz Boğazı | Umman / İran Sınırı | 16.75 Isbâ | 27° 10' N | Körfezin boğaz kilidi ve inci ticaret merkezi. |
| Maskat | Umman Körfezi | 14.5 Isbâ | 23° 36' N | Okyanus aşırı seferler için ana tatlı su ikmal limanı. |
| Aden Limanı | Yemen / Bâbü'l-Mendeb | 7.75 Isbâ | 12° 48' N | Kızıldeniz kapısı ve Afrika-Hindistan kavşağı. |
| Kalküta (Calicut) | Malabar / Güney Hindistan | 7.0 Isbâ | 11° 15' N | Baharat Yolu başkenti ve muson bekleme rıhtımı. |
| Malakka Boğazı | Güneydoğu Asya | 1.25 Isbâ | 02° 12' N | Çin Denizi geçiş kapısı ve ipek-porselen terminali. |
FÂSIL VIII: Seydi Ali Reis ve Mir'âtü'l-Memâlik'te Süleyman el-Mehrî İzleri
Osmanlı İmparatorluğu'nun Kanunî Sultan Süleyman devrinde Hint Kaptanlığı görevine tayin ettiği ünlü amiral ve bilgin Seydi Ali Reis, 1554 yılında Basra'dan donanmayla Umman Denizi'ne açıldığında dehşetli "Tûfân-ı Fîl" (Fil Fırtınası / Tayfun) ile karşılaşmış ve gemileriyle Hindistan sahillerine sürüklenmiştir.
Seydi Ali Reis, bu seyahatin neticesinde telif ettiği ve Osmanlı denizcilik tarihinin en mühim felekiyyât eseri olan Kitâbü'l-Muhît fî İlmi'l-Eflâk ve'l-Ebhur'da doğrudan Süleyman el-Mehrî'nin el-Umde ve el-Minhâc eserlerini kaynak göstermiştir. Mehrî'nin Arapça terminolojisini Türkçe ve Farsça denizcilik ıstılahlarıyla zenginleştiren Seydi Ali Reis, Hint Okyanusu'nun bu kadim astronomi bilgisini İstanbul'a ve Babıali bahriyesine aktarmıştır.