Sofyalı Bâlî Efendi’nin Şahsiyeti, Rumeli İrfânı ve Şeyh Kasım Çelebi Tedrîsi
16. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında, bilhassa Balkanlar ve Rumeli sahasında İslâm irfânının ve tasavvuf metafiziğinin en büyük temsilcisi Sofyalı Bâlî Efendi’dir (v. 960/1553). Makedonya’nın Ustrumca (Strumica) kasabasında doğan Bâlî Efendi, genç yaşta İstanbul’a gelerek zâhirî ilimleri devrin en büyük müderrislerinden tahsil etmiş, ardından Halvetiyye’nin büyük mürşidi Şeyh Kasım Çelebi’ye intisap etmiştir.
Kasım Çelebi’nin terbiyesinde seyr-i sülûkünü ikmâl eden Bâlî Efendi, şeyhinin emriyle Bulgaristan’ın başkenti olan Sofya’ya irşad için gönderilmiştir. Sofya’da kurduğu tekkesi kısa sürede bütün Balkanlar’dan, Bosna’dan, Üsküp’ten, Selanik’ten ve Edirne’den gelen dervişlerin, kadıların ve gazilerin manevî sığınağı olmuştur.
«Rumeli toprakları sadece kılıçların fethiyle durmaz; kalplerin fethi ve vahdet nurunun tecellîsiyle ebedî vatan olur.» — Sofyalı Bâlî Efendi
Bâlî Efendi, hem derin bir fakih ve kelâmcı, hem de Muhyiddîn İbnü’l-Arabî mektebinin en yetkin şârihlerindendir. Kanûnî Sultan Süleyman’ın bizzat hürmet gösterdiği ve mektuplarıyla nasihat aldığı büyük bir velîdir.