Fındıklılı Mehmed Ağa'nın Menşei ve Saray Enderûnundaki Yükselişi
Osmanlı vakanüvislik ve hatırat edebiyatının en canlı ve samimi şahitlerinden olan Silâhdar Fındıklılı Mehmed Ağa (1658-1726), İstanbul Boğaziçi'nin Fındıklı semtinde dünyaya gelmiştir. Babası deniz levendi ve kayıkçı esnafından İlyas Ağa'dır. Genç yaşta saray mektebi olan Enderûn-ı Hümâyun'a kabul edilen Mehmed Ağa, hüsn-i ahlâkı, dürüstlüğü ve intizamıyla dikkat çekerek Seferli Koğuşu'ndan Hasoda'ya intisap etmiştir.
Sultan IV. Mehmed'in padişahlığının son döneminde Hasoda'da vazife almış, ardından II. Süleyman, II. Ahmed ve bilhassa Sultan II. Mustafa'nın en yakın maiyetinde yer almıştır. Padişahın kılıcını taşıyan ve en mahrem sohbetlerine şahit olan Silâhdarlık (Silâhdar-ı Şehriyârî) unvanını almış, padişahın bizzat sefere çıktığı Avusturya gazalarında hünkârın yanı başında yer almıştır.
«Padişahlar katında doğruluk ve sadakatten aziz nesne yoktur. Lâkin saray rüzgârı bir lahzada gülistanı hâr-zâra tebdil eyler. Kalem ehli olan, ikbâl gününde şahit olduğu vukuatı nisyân girdabına terk etmeyip cerîde-i âleme hakketmelidir.» — Silâhdar Fındıklılı Mehmed Ağa
Mehmed Ağa, sarayın en mahrem odalarında yaşanan tahttan indirmeleri, vezir azillerini, cülûs bahşişi buhranlarını ve cephedeki mağlubiyetlerin saraydaki akislerini bizzat tecrübe etmiş, resmî vakanüvislerin örtbas ettiği hakikatleri çekinmeden kaydetmiştir.