Şihâbüddîn en-Nüveyrî: Nihâyetü'l-Ereb fî Fünûni'l-Edeb, Kozmoloji, Tabiat Tarihi ve Memlük Ansiklopedizmi Külliyâtı
Otuz Üç Ciltlik Kâinat Ansiklopedisi, Semâvât ve Arz Coğrafyası, Botanik, Zooloji ve İslâm Medeniyet Tarihi
FASIL I: Şihâbüddîn en-Nüveyrî'nin Hayatı ve Memlük Bürokrasisindeki Yeri
İslâm ansiklopedizminin en zirve temsilcilerinden biri olan Şihâbüddîn Ahmed b. Abdilvehhâb b. Muhammed en-Nüveyrî el-Bekrî et-Teymî el-Kureşî (677-733/1279-1333), Mısır'ın Nüveyre kasabası kökenli olup Kahire'de doğmuştur. Memlük Devleti'nin bürokrasisinde en kritik kademelerde görev yapmış; Dımaşk ve Kahire'de Dîvânü'l-İnşâ (Dışişleri ve Devlet Yazışmaları Dairesi), Dîvânü'l-Ceyş ve beytülmâl nazırlıklarında bulunmuştur. Sultan el-Melikü'n-Nâsır Muhammed b. Kalavun devrinin idarî, malî ve siyasî mekanizmalarını en ince teferruatına kadar tecrübe eden Nüveyrî, aynı zamanda İbn Dakīku'l-Îd gibi devasa bir allâmenin rahle-i tedrisinde yetişmiş yüksek seviyeli bir fakih ve hadis bilginidir.
FASIL II: Nihâyetü'l-Ereb fî Fünûni'l-Edeb'in Telif Gayesi ve Mimari Yapısı
Nüveyrî'nin ömrünün yirmi yılı aşkın bir kısmını hasrettiği 'Nihâyetü'l-Ereb fî Fünûni'l-Edeb', modern baskılarında 33 büyük cilt tutan devasa bir kâinat ve medeniyet ansiklopedisidir. Eserin telif gayesi; bir devlet adamının, edibin, kâtibin ve münevver Müslümanın bilmeye muhtaç olduğu bütün kevnî, tabiî, ahlakî, edebî ve tarihî malumatı tek bir organik kütüphane halinde cem etmektir. Nüveyrî eseri rastgele bir derleme olarak değil; göklerden yeryüzüne, cansızlardan bitkilere, hayvanlardan insana ve nihayet beşeriyetin tarihî serüvenine uzanan muazzam bir ontolojik hiyerarşiyle inşa etmiştir.
FASIL III: Birinci Fen: Semâvât, Felekler, Yıldızlar ve Meteoroloji Kozmolojisi
Nihâyetü'l-Ereb'in birinci fenni, 'Gökler ve Göklerde Bulunan Şeyler ile Yeryüzü ve Yeryüzünün Eserleri'ne ayrılmıştır. Burada yedi kat semâ, Arş, Kürsî, burçlar kuşağı, Güneş ve Ay'ın menzilleri, gezegenlerin yörüngeleri hendesî ve astronomik olarak açıklanır. Ardından atmosferik hadiseler (âsâr-ı ulviyye); bulutların teşekkülü, şimşek, yıldırım, rüzgârların yönleri, gökkuşağı ve mevsimlerin döngüsü fiziksel ve felsefî izahlarla tahlil edilir. Yeryüzünün coğrafi taksimatı, yedi iklim nazariyesi, denizler, adalar, dağlar ve nehirler bu fende ayrıntılı olarak haritalandırılır.
FASIL IV: İkinci Fen: İnsan Biyolojisi, Ahlak Felsefesi ve Edebî Meclisler
İkinci fen, 'İnsan ve İnsanın Hâlleri' başlığını taşır. İnsanın ana rahmindeki yaratılış merhalelerinden başlayarak anatomi, organların vazifeleri, ruh ve nefis mertebeleri ele alınır. Ardından insanın ahlakî ve edebî veçhesi incelenir: Dostluk, vefa, cömertlik, sabır, cesaret ve hilm gibi faziletler; buna mukabil haset, cimrilik, kibir ve öfke gibi reziletler edebî misaller, şiirler ve hikmetli kelamlarla tahlil edilir. Nüveyrî bu bölümde adeta bir insan psikolojisi ve saray adabı (âdâbü'l-mülûk) el kitabı sunar.
FASIL V: Üçüncü Fen: Hayvanlar Âlemi (Zooloji) ve Tıbbî Havassı
Üçüncü fen, 'Ehli ve Vahşi Hayvanlar, Kuşlar ve Su Canlıları'na tahsis edilmiştir. Câhiz'in 'Kitâbü'l-Hayavân'ı ve Kazvînî'nin 'Acâibü'l-Mahlûkāt'ı gibi önceki zooloji kaynaklarını eleştirel bir süzgeçten geçiren Nüveyrî; hayvanların anatomik yapılarını, üreme ve beslenme biçimlerini, içgüdüsel davranışlarını ve insanın hizmetine sunulan yönlerini tasnif eder. Her hayvanın etinin, sütünün, boynuzunun veya uzuvlarının tıbbî ve havas özellikleri (menâfi') müstakil olarak zikredilir; tabiatın ilahî şifa eczanesi gözler önüne serilir.
FASIL VI: Dördüncü Fen: Bitkiler Âlemi (Botanik), Ağaçlar, Çiçekler ve Kokular
Dördüncü fen, 'Bitkiler, Ağaçlar, Meyveler, Kokulu Otlar (Reyâhin) ve Baharatlar'ı kapsar. Toprağın uyanışı, tohumun çatlaması ve fotosentez benzeri nebatî beslenme ilkeleri kadîm tıp ve felsefe nazariyesiyle açıklanır. Meyveli ve meyvesiz ağaçlar, şifalı otlar, ekinler, güller, yaseminler, amber, misk, öd ve kâfur gibi kokuların damıtılması, saklanması ve parfümeri sanatı en ince kimyasal ayrıntılarıyla kaydedilir. Bu fen, Orta Çağ İslâm ziraat ve botanik ilminin en görkemli kataloglarından biridir.
FASIL VII: Beşinci Fen: Kâinatın Yaratılışından Memlüklere Evrensel Tarih
Nihâyetü'l-Ereb'in en hacimli ve eserin üçte ikisini oluşturan kısmı beşinci fendir: 'Tarih'. Hz. Âdem'den başlayarak peygamberler tarihi, kadîm milletler (İran, Roma, Yunan, Bizans, Hint, Türk ve Çin), Câhiliye Arapları, Asr-ı Saadet, Hulefâ-yi Râşidîn, Emevîler, Abbâsîler, Fâtımîler, Eyyûbîler ve nihayet müellifin bizzat şahit olduğu Memlük Devleti tarihi muazzam bir kronolojiyle nakledilir. Nüveyrî, Moğol istilası ve Haçlı Seferleri'nin askerî ve siyasî detaylarını ilk elden resmî belgelere dayanarak kaydeden emsalsiz bir tarihçidir.
FASIL VIII: Devlet Teşkilatı, Divan İnşâsı ve İdarî Protokoller
Nüveyrî'nin bürokrat geçmişi, Nihâyetü'l-Ereb'i kuru bir rivayet kitabı olmaktan çıkarıp canlı bir devlet idaresi anayasası kılmıştır. Memlük saray protokolleri, hükümdar fermanlarının (menşûr ve tevkī') nasıl yazılacağı, posta teşkilatı (berîd), güvercin postası şifreleri, ordu lojistiği, hazine muhasebesi ve vergi tarhı sistemleri eserde bir devlet kılavuzu gibi sergilenir. Bu yönüyle eser, Kalkaşendî'nin 'Subhu'l-A'şâ'sının doğrudan zeminini hazırlamıştır.
FASIL IX: Nüveyrî'nin Ansiklopedik Metodu: Kaynak Tenkidi ve Objektif Tasnif
Nüveyrî, topladığı muazzam bilgiyi aktarırken körü körüne nakilcilik yapmamış; kaynaklarını titizlikle belirtmiş ve aklın, dinin veya tabiat kanunlarının kabul edemeyeceği hurafeleri ve aşırı rivayetleri ayıklamıştır. Hadislerde sahih ve zayıf ayrımına riayet etmiş; coğrafi ve tarihî hadiselerde tarafsız bir devlet adamı ciddiyetiyle kalem oynatmıştır. 33 cildi kapsayan bu dev yapının fihrist ve konu geçişlerindeki mükemmel mantıkî intizam, İslâm zihninin tasnif ve tefekkür kabiliyetinin bir anıtıdır.
FASIL X: Nihâyetü'l-Ereb Mirasının Dünya Medeniyet Tarihindeki Zirvesi
Nüveyrî'nin Nihâyetü'l-Ereb'i, Doğu'da ve Batı'da yüzyıllar boyunca en güvenilir başvuru kaynağı olmuştur. Osmanlı vakanüvisleri ve allâmeleri eseri kütüphanelerinin başköşesine koymuş; Batı'da ise D'Herbelot, Hammer ve De Sacy gibi şarkiyatçılar İslâm dünyasını tanımak için bu eseri didik didik etmişlerdir. Kâinatın yaratılışından devlet divanına kadar her zerreyi ilahî bir hikmet mozaiği olarak sunan Nihâyetü'l-Ereb, İslâm medeniyetinin 'Câmi'u'l-Fünûn' (bütün ilimleri cem eden) evrensel ruhunun ebedî bir abidevi şahididir.