Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin Hayatı ve İlmi Şahsiyeti
es-Seyyid eş-Şerîf Ali b. Muhammed b. Ali el-Hüseynî el-Cürcânî (740-816 / 1339-1413), İslâm düşünce tarihinin en büyük ansiklopedik zihinlerinden biridir. Cürcan civarındaki Tâkû kentinde doğan Seyyid Şerîf, ilk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Herat’a gitmiş, ardından devrin felsefe ve kelâm kutbu Kutbüddîn er-Râzî’nin meclisine katılmıştır. Râzî’nin tavsiyesiyle Kahire’ye geçerek Mübârekşah el-Mantıkî ve Cemâleddîn el-Aksarâyî gibi devrin zirve âlimlerinden ders almıştır.
Tahsilini tamamlayıp Şîraz’a dönen Cürcânî, Muzafferîler hükümdarı Şah Şücâ tarafından Dârüşşifâ Medresesi müderrisliğine tayin edilmiştir. 1387 yılında Emîr Timur Şîraz’ı fethettiğinde Cürcânî’nin ilmî kudretine hayran kalarak onu başkenti Semerkant’a davet etmiştir. Semerkant’ta Sa'deddîn et-Teftâzânî ile birlikte Timur sarayının iki büyük ilmî kutbundan biri olmuş, aralarında cereyan eden ilmî münazaralar medrese tarihinin efsanevi fasıllarını teşkil etmiştir.
«İlim ancak ıstılahların tahkiki ile mümkündür; bir mefhumun hudûdunu ve rüsûmunu bilmeyen kimse, hakikatin kapısında kör bir seyyah gibi dolaşır.» — Seyyid Şerîf el-Cürcânî
Cürcânî, lügat ve nahivden mantık, felsefe, hey'et (astronomi), tefsir ve kelâma kadar onlarca telif ve haşiye kaleme alarak Osmanlı ve Şark medreselerinin ders müfredatını asırlar boyunca belirlemiştir.