Kara Şemseddîn-i Sîvâsî’nin Hayatı, Sivas Dergâhı ve Eğri Seferi Zaferi
Osmanlı tasavvuf tarihinin en muhterem ve tesirli şahsiyetlerinden biri olan Şemseddîn Ahmed b. Muhammed es-Sîvâsî (926-1006/1520-1597), esmer teninden dolayı 'Kara Şems' lakabıyla anılmıştır. Tokat’ın Zile kazasında doğup Amasya ve İstanbul medreselerinde zâhirî ilimleri ikmâl eden Sîvâsî; devrinin büyük Halvetî şeyhi Abdülmecid Şirvânî’ye intisap ederek seyr-i sülûkünü tamamlamış ve Sivas’ta Meydan Camii civarındaki tekkesinde kırk yılı aşkın bir süre irşad faaliyetinde bulunmuştur.
Şemseddîn-i Sîvâsî, yalnızca dergâhında zikirle meşgul olan bir münzevî değil; memleketin maddî ve manevî buhranlarına bizzat müdahale eden bir gazi derviştir. 1596 yılında Sultan III. Mehmed’in bizzat ordunun başında sefere çıktığı Eğri Seferi’ne yetmiş yaşını aşkın bir pir-i fânî olarak katılmış; Haçova Meydan Muharebesi’nin en kritik anında padişahın yanından ayrılmayarak: 'Padişahım metin olunuz, zafer inananlarındır!' diyerek orduya manevî cesaret aşılamış ve zaferin mimarlarından olmuştur.
«Şeriatın emrine sarılmayan derviş hevadadır; kılıçsız gazâ, duasız zafer, zikirsiz cihat düşünülemez.» — Şemseddîn-i Sîvâsî
Sîvâsî Hazretleri; tefsir, hadis, fıkıh, ahlak ve tasavvufa dair otuzu aşkın Arapça ve Türkçe eser kaleme almış, kurduğu 'Şemsiyye' koluyla Halvetiyye meşrebini Anadolu ve Rumeli coğrafyasına nakşetmiştir.