Sa'deddîn et-Teftâzânî'nin İlmi Şahsiyeti ve İslâm Düşüncesindeki Ansiklopedik Konumu
İslâm ilimler tarihinin 14. yüzyıldaki en velûd ve müessir allâmelerinden biri olan Sa'deddîn Mes'ûd b. Ömer et-Teftâzânî (ö. 792 / 1390), aklî ve naklî ilimlerin imtizacını temsil eden dâhi bir mütefekkirdir. Horasan'ın Teftâzân kasabasında doğan, Kutbüddîn er-Râzî ve Adudüddîn el-Îcî gibi dönemin en büyük üstatlarının rahle-i tedrisinde yetişen Teftâzânî; mantıkta Tehzîbü'l-Mantık, kelâmda Şerhu'l-Akâid ve Şerhu'l-Makâsıd, usûl-i fıkıhta et-Telvîh ve belâgatta el-Mutavvel ile medrese tahsilinin vazgeçilmez sütunlarını inşa etmiştir.
Teftâzânî'nin düşünce dünyasındaki en ayırt edici vasıf, kuru bir taklitten fersah fersah uzak, her meseleyi ontolojik ve epistemolojik temellerine kadar sorgulayan tahkîkî üslûbudur. Ona göre dil ve belâgat, sadece estetik bir edebiyat sanatı değil; Cenâb-ı Hakk'ın kelâmını, vahyin i'câzını ve varlığın hakikatini kavramanın en dakik aklî aletidir.
«Kelâmın gâyesi, nefiste müstekar olan mânâyı muhatabın zihnine en beliğ, en veciz ve muktezâ-yı hâle en muvafık sûrette nakletmektir. Belâgat, lafzın zîneti değil; mânânın hakikatine giydirilen nûrânî bir libastır.» — Sa'deddîn et-Teftâzânî, el-Mutavvel
Tîmûr'un meclisinde Seyyid Şerîf el-Cürcânî ile girdiği meşhur münazaralar, İslâm düşüncesinde aklî dakikliğin ve ilmî münazara ahlâkının zirve noktası olarak kabul edilmektedir.