— Şeyh Rûzbihân-ı Baklî eş-Şîrâzî, Keşfü'l-Esrâr ve Hettü'l-Estâr
FASIL I: Şiraz'ın Nûr Çeşmesi: Şeyh Rûzbihân-ı Baklî (ö. 606/1209)
İslam tasavvuf tarihinde ilahi cemâl müşahedesinin, melekûtî tecellîlerin ve coşkun şatahâtın en lirik üstadı kabul edilen Şeyh Rûzbihân b. Ebî Nasr el-Fesevî eş-Şîrâzî, İran'ın Fesâ kasabasında doğmuş ve Şiraz'da irşad makamında bulunmuştur. Gençliğinde yeşillik ve bakliyat satarak geçindiği için kendisine "Baklî" denilmiştir. Ancak yirmi beş yaşından sonra yaşadığı dehşetli manevi cezbe ile kendini tamamen ilahi aşka vakfetmiş; Şiraz Mescid-i Atîk'inde elli yıl boyunca aralıksız vaaz ve sohbet vererek âriflerin sığınağı olmuştur.
Rûzbihân-ı Baklî, zahirî ilimlerde; hadis, tefsir ve Şâfiî fıkhında yüksek bir otorite olduğu halde, asıl şöhretini kaleme aldığı Abherü'l-Âşıkîn (Âşıkların Nergisi), Şerh-i Şatahât (Sûfîlerin Vecd Sözlerinin İzahı) ve manevi günlüğü niteliğindeki Keşfü'l-Esrâr ve Hettü'l-Estâr (Sırların Keşfi ve Perdelerin Yırtılışı) ile kazanmıştır. Meşhur Fransız müsteşrik ve İslam düşünürü Henry Corbin, Rûzbihân-ı Baklî'yi "İslam irfanının en saf cemâl ve nûr teologu" olarak tanımlar.
FASIL II: Abherü'l-Âşıkîn: İnsanî Aşktan İlâhî Aşka Yükseliş Merhaleleri
Rûzbihân-ı Baklî'nin Farsça kaleme aldığı Abherü'l-Âşıkîn, aşk psikolojisi ve metafiziğinin şaheseridir. Rûzbihân, aşırı zâhidlerin ve fukahanın "beşerî aşk günahtır" yaklaşımını reddeder. Ona göre dünyevî ve beşerî aşk (aşk-ı mecâzî), ilâhî aşka (aşk-ı hakîkî) götüren ilahî bir köprü ve talimgahtır:
"Cemâl, Allah'ın sıfatıdır. Allah güzeldir ve güzelliği sever (İnnallâhe cemîlün yuhibbü'l-cemâl). Yeryüzündeki her güzel yüz, her ahenkli ses, her latif tebessüm; Hakk'ın ezeli Cemâl güneşinin bir zerre üzerindeki parıltısıdır. Güzel bir surete şehvet duymaksızın, ibret ve hayretle bakan âşık; aslında o suretin arkasındaki Sâni'i (Yaratıcıyı) temaşa etmektedir."
Eserde aşk beş ana makama ayrılır:
- 1. Hevâ (Tabiî Meyil): Nefsanî ve maddî çekim. Terbiye edilmezse helak edicidir.
- 2. 'Işk-ı İnsânî (Ruhanî Aşk): Sevenin sevilenin ruhuna vurulması; bedensel hazlardan sıyrılarak sevgilinin varlığında erimesi.
- 3. 'Işk-ı Aklî (Hikmet Aşkı): Kâinattaki kozmik nizamı, ilahî sanatı ve hikmeti seyrederek duyulan entelektüel vecd.
- 4. 'Işk-ı Rûhânî (Melekût Aşkı): Meleklerin zikir ve tesbihlerine iştirak ederek gayb alemine duyulan hasret.
- 5. 'Işk-ı Hakîkî (Zâtî İlâhî Aşk): Masivadan tamamen soyunup Hakk'ın Zât'ında fenâ bulma ve ebedi visal.
Şîraz'ın aşk ve şathiye bülbülü, 'Şeyh-i Şattâh' lakabıyla maruf Rûzbihân-ı Baklî (522-606 / 1128-1209), İslâm tasavvufunda ilahî aşkın cemâlî tecellîlerini en lirik ve cezbe dolu lisanla terennüm eden büyük velîdir.
Onun şaheseri Abherü'l-Âşıkîn (Âşıkların Nergisi), mecâzî aşktan hakikî aşka yükselişin mistik rehberidir. Rûzbihân'a göre kâinattaki bütün güzellikler, Hakk'ın mutlak Cemâl sıfatının aynadaki parıltılarıdır. İnsanın güzel bir surete meyli, aslında o surette tecelli eden Hâlık'ın cemâline duyduğu fıtrî özlemdir.
FASIL III: Şerh-i Şatahât: Bâyezîd ve Hallâc'ın Vecd Sözlerinin Bâtınî Tevili
Tasavvuf tarihinde Bâyezîd-i Bistâmî'nin "Sübhânî mâ a'zame şe'nî" (Kendimi tesbih ederim, şanım ne yücedir!) ve Hallâc-ı Mansûr'un "Ene'l-Hakk" (Ben Hakk'ım!) gibi zâhiren küfür ve ilhad zannedilen coşkun sözleri (şatahât), Rûzbihân-ı Baklî'nin Şerh-i Şatahât kitabıyla fıkhî ve irfânî meşruiyetine kavuşmuştur.
Rûzbihân izah eder ki: Bu sözleri söyleyen kulun kendi nefs-i emmâresi değildir. Âşık ilahî tecellînin heybeti altında kendi varlığından geçmiş, fenâ fi'l-Hakk makamında lisanı Hakk'ın kelâmına ayna olmuştur. Tıpkı Tûr Dağı'ndaki ağacın içinden gelen "Şüphesiz Ben Allah'ım!" (Kasas, 30) nidası gibi; ağaç nasıl tanrılık iddia etmediyse, Hallâc ve Bâyezîd de uluhiyet iddia etmemiş, ilahi kelâmın zuhur mahalli olmuşlardır.
FASIL IV: Keşfü'l-Esrâr: Rûzbihân'ın Melekûtî Müşahedeleri ve Manevi Günlüğü
Rûzbihân-ı Baklî'nin Arapça kaleme aldığı Keşfü'l-Esrâr ve Hettü'l-Estâr, dünya mistisizm tarihinin en şaşırtıcı otobiyografisidir. Eserde Rûzbihân, çocukluğundan itibaren yaşadığı rüyetleri, Arş katlarına urûcunu, peygamberlerin ruhlarıyla sohbetlerini ve meleklerin nûrani sûretlerini günü gününe kaydetmiştir.
O, Allah'ı rüyasında ve yakaza halinde sayısız cemâlî tecellîlerle müşahede ettiğini anlatır; ancak bu müşahedenin kesinlikle maddi bir tecsim olmadığını, Âlem-i Misâl'deki sembolik tecellîler olduğunu tenzih ilkesiyle sıkı sıkıya vurgular. Rûzbihân'ın vizyonlarında kâinat, nûr deryasında yüzen kızıl güller, inci taneleri ve zümrüt kandillerle bezenmiş kozmik bir katedraldir.
FASIL V: Nûr Teolojisi ve Tefsîr-i Arâisü'l-Beyân
Rûzbihân-ı Baklî aynı zamanda büyük bir müfessirdir. Kaleme aldığı Arâisü'l-Beyân fî Hakâyıkı'l-Kur'ân, tasavvufi işârî tefsir geleneğinin en mühim anıtlarındandır. Kur'an âyetlerinin zâhirî hükümlerini inkar etmeksizin, her kelimenin altında yatan melekûtî sırları, aşk nüktelerini ve Zâtî tecellîleri keşfeder.
Özellikle Nûr Sûresi 35. âyetini (Âyetü'n-Nûr) tefsir ederken; kandilin müminin kalbi, zeytinyağının fıtrî ilham kabiliyeti, nûr üstüne nûrun ise ilahî vahiy ile birleşen basiret olduğunu muazzam bir vukûfiyetle açıklar.
FASIL VI: Havas ve Parapsikolojik Vizyonlar Açısından Rûzbihân Mektebi
Modern parapsikolojide araştırılan durugörü (clairvoyance), lüsid rüya ve spontan manevi vizyonlar; Şeyh Rûzbihân-ı Baklî'nin Keşfü'l-Esrâr'ında en üst seviyede belgelenmiştir. Rûzbihân, zihnin frekansının aşk ve zikirle arındığında üçüncü gözün (basiret-i bâtıne) açılarak gayb perdesinin nasıl yırtıldığını birinci elden tecrübe ile ortaya koymuştur.
Havas ilmiyle iştigal eden araştırmacılar için Rûzbihân mektebi, ilahi aşk olmadan yapılan zikir ve vefklerin ruhu kurutacağını; asıl tılsımın ve manevi kalkanın kalpte parlayan ilahî muhabbet ateşi olduğunu hatırlatan en büyük rehberdir.
Akademik Kaynakça ve İleri Okumalar:
- Şeyh Rûzbihân-ı Baklî, Abherü'l-Âşıkîn, thk. ve Fr. trc. Henry Corbin ve Muhammed Muîn, Tahran/Paris: Adrien-Maisonneuve, 1958.
- Şeyh Rûzbihân-ı Baklî, Şerh-i Şatahât, thk. Henry Corbin, Tahran: Bibliothèque Iranienne, 1966.
- Şeyh Rûzbihân-ı Baklî, Keşfü'l-Esrâr ve Hettü'l-Estâr, thk. Paul Nwyia, Beyrut: Dar el-Machreq, 1973.
- Carl W. Ernst, Ruzbihan Baqli: Mysticism and the Rhetoric of Sainthood in Persian Sufism, Curzon Press, 1996.
- Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu, "Rûzbihân-ı Baklî", TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA), Cilt 35, s. 286-288.
FASIL IX: Şatahât-ı Fârisiyye ve Rûzbihân'ın Şiraz Mescidi Keşifleri
FASIL X: Abherü'l-Âşıkîn'in Aşk Ontolojisi ve E-E-A-T Kaynakçası
- Rûzbihân-ı Baklî, Kitâb-ı Abherü'l-Âşıkîn, nşr. Henry Corbin ve Muhammed Muîn, Tahran/Paris 1958.
- Rûzbihân-ı Baklî, Şerh-i Şathiyyât, nşr. Henry Corbin, Tahran 1966.
- Rûzbihân-ı Baklî, Keşfü'l-Esrâr ve Hetkü'l-Estâr, nşr. Paul Nwyia, Beyrut 1973.
- Henry Corbin, En Islam Iranien: Aspects spirituels et philosophiques (Tome III: Ruzbihan Baqli), Gallimard, Paris 1972.
- Carl W. Ernst, Ruzbihan Baqli: Mysticism and the Rhetoric of Sainthood in Persian Sufism, Curzon Press, Richmond 1996.
FASIL IX: Abherü'l-Âşıkîn'de İlâhî Aşk ile Mecâzî Aşkın İttihad Merhaleleri
Rûzbihân'a göre kâinattaki bütün güzellikler, Cemâl-i Mutlak olan Allah Teâlâ'nın nurlarının mülk aynasındaki yansımasıdır. Âşık, yaratılmış bir cemâle meftun olduğunda eğer basiret nûruna sahipse, fâni surette takılıp kalmaz; o sûrette tecelli eden ezelî Cemâl-i İlâhî'yi müşahede eder. Böylece mecâzî aşk, ilâhî aşka ulaştıran bir mir'ât (ayna) ve melekûtî bir köprü vazifesi görür.
FASIL X: Rûzbihân-ı Baklî'nin Keşfü'l-Esrâr'ındaki Rüyetullâh ve Şatahât Şerhleri
Şeyh Rûzbihân-ı Baklî eş-Şîrâzî Hazretleri'nin Abherü'l-Âşıkîn ve Keşfü'l-Esrâr eserleri, sûfî şatahâtının tevili, melekût tecellîleri ve ilâhî cemâl müşahedesi külliyatı.