FASIL I: Halvet ve İnzivânın Kur'anî ve Nebevî Temelleri

Tasavvuf yolunun en köklü ve tesirli arınma disiplini Halvet (yalnızlık köşesine çekilme) ve Erbain (Farsça adıyla Çille - kırk günlük riyâzet) ameliyesidir. Bu metodun Kur'anî temeli, A'râf Sûresi 142. âyet-i kerîmesinde Hz. Mûsâ'nın (a.s.) Tûr Dağı'ndaki kırk gecelik münâcâtında beyan buyrulur:

وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ

"Mûsâ'ya otuz gece vaad ettik ve buna on gece daha ekledik; böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı." (el-A'râf, 7/142)

Fahr-i Kâinât Efendimiz'in (s.a.v.) bi'setten (peygamberlik vazifesinden) evvel Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası'nda günlerce tahannüs (ibadet ve tefekkür) ile halvete çekilmesi, bu nebevî sünnetin temel taşıdır. Gönül aynasının masivâ kirlerinden arınması ancak halkın gürültüsünden ve dünya meşgalelerinden bir müddet el etek çekmekle mümkündür.

FASIL II: Riyâzetin Dört Temel Direği (Erkân-ı Erba'a)

İmam Kuşeyrî'nin Risâle'sinde ve Necmeddîn-i Dâye'nin Mirsâdü'l-İbâd'ında açıklandığı üzere, seyr ü sülûkun ve riyâzetin omurgasını teşkil eden dört temel rükün vardır:

Rükün Tasavvufî Adı Uygulama Şekli Manevi ve Biyolojik Semeresi
1. Az YemekKıllet-i Ta'âmMideyi tıka basa doldurmamak; nebatî ve hafif gıdalarla iktifa etmek.Şehvet ateşinin sönmesi, basiretin keskinleşmesi, kalpte rikkat ve incelik.
2. Az UykuKıllet-i MenâmGecenin seher ve teheccüd vakitlerini ibadet, murakabe ve zikirle ihyâ etmek.Gaflet perdesinin yırtılması, latif melekûtî tecellîlerin idraki.
3. Az KonuşmakKıllet-i KelâmLüzumsuz sözden (mâlâyânî) tamamen uzak durmak; dili daimi zikre bağlamak.Hikmet pınarlarının kalpten lisana akması; zihinsel enerjinin korunması.
4. İnzivâ ve UzletUzlet ani'n-NâsDuyuları dış dünyanın kargaşasından çekip iç âlemin derinliklerine odaklamak.Huzûr-ı dâimî ve vahdet zevkine erişmek.
[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL III: Kırk Günlük Erbain (Çille) Takviminin Dört Aşaması

Kâmil mürşidlerin terbiyesinde icra edilen 40 günlük halvet, insan ruhunun simyevi dönüşüm sürecidir:

  • 1 - 10. Günler (Nefs-i Emmâre ile Cihad): İlk on gün en çetin merhaledir. Beden alışık olduğu gıdalardan, sohbetlerden ve konfordan mahrum kalınca nefs isyan eder. Bu safhada sâlik, tevbe ve istiğfar zikriyle geçmiş günahlarının yükünden arınır.
  • 11 - 20. Günler (Nefs-i Levvâme ve Kalp Tasfiyesi): İkinci onlukta zihinsel çalkantılar yatışır; yerini pişmanlık ve ilahi muhabbete bırakır. Letaif-i hamse (Kalp, Ruh, Sır, Hafî, Ahfâ) uyanmaya başlar.
  • 21 - 30. Günler (Nefs-i Mülhime ve Melekût Pencereleri): Üçüncü onlukta rüyalar berraklaşır; hâtif sesleri, ilhamlar ve sâdık rüyalar zuhur eder. Sâlik artık yalnızlıktan korkmaz, aksine halvetten lezzet alır.
  • 31 - 40. Günler (Nefs-i Mutmainne ve Vahdet Müşahedesi): Son on gün bayram günleridir. Kalp şüphelerden arınmış, Hakk'ın huzurunda mutmain olmuştur. Hadis-i şerifteki: 'Kim kırk gün boyunca Allah için ihlasla amel ederse, kalbinden diline hikmet pınarları fışkırır' müjdesi bu merhalede tecelli eder.

FASIL IV: Hayvansal Gıdalardan Tecerrüdün Biyofiziksel Hikmeti

Havas ve tasavvuf riyâzetlerinde kanı ve nefsi tahrik eden hayvansal gıdaların (et, süt, yumurta vb.) terk edilmesi keyfî bir perhiz değildir. İmam Gazâlî'nin bildirdiği üzere, hayvansal gıdalar bedendeki şehvet, gazap ve hayvani kuvvetleri besler. Bitkisel, arı ve güneş enerjisiyle pişmiş sade gıdalarla beslenildiğinde kan temizlenir, kalp atışları sükûnet bulur ve eterik beden latifleşerek göksel frekanslara rezonans olur.

FASIL V: Halvetten Celvete Çıkış: 'Halvet der Encümen' Sırrı

Kırk günün sonunda halvethaneden çıkan bir derviş, insanlardan kaçan bir keşiş olmaz. Şâh-ı Nakşibend kuddise sirruh'un vazettiği en büyük usûl: Halvet der Encümen'dir; yani 'Halk içinde Hak ile beraber olmak'tır. El kârda, gönül Yâr'da olmalıdır. Hakiki marifet, dağ başında yalnız başına erilen hal değil; cemiyetin, çarşının ve hayatın hengâmesi içinde dahi kalbi Allah Teâlâ'dan bir an bile gafil bırakmamaktır.