Mustafa Naîmâ Efendi'nin Hayatı ve Resmî Vak'anüvislik Makamı
Osmanlı tarih yazıcılığı geleneğinde modern tarih metodolojisinin ve felsefî tahlilin öncüsü kabul edilen Mustafa Naîmâ Efendi (1655-1716), Haleb'de yeniçeri serdârı Mehmed Ağa'nın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Genç yaşta İstanbul'a gelerek Saray Baltacılar Ocağı'na intisap etmiş, hüsn-i hattı, edebî kabiliyeti ve keskin zekâsı sayesinde kısa sürede Dîvân-ı Hümâyun Kalemi'ne kâtip olarak tayin edilmiştir.
Devrin kudretli sadrazamı Amcazâde Hüseyin Paşa'nın himayesine giren Naîmâ, 1699 Karlofça Muahedesi sonrasında devlet idaresinin içine düştüğü siyasî, askerî ve iktisadî buhranı anlamlandırmak üzere Osmanlı Devleti'nin ilk resmî vak'anüvisi (vekayi'yazarı) unvanıyla vazifelendirilmiştir. Bu vazife, saray kâtipliğini salt bir zabıt tutma işinden çıkarıp, devlet aklına rehberlik eden felsefî bir tarih müessesesine dönüştürmüştür.
«Müverrih, cereyan eden hadiseleri yalnızca zahiri suretleriyle nakleden bir râvî değil; hâdisatın perde arkasındaki illetleri, beşer nefsindeki temayülleri ve cemiyet bünyesindeki marazları teşhis eden manevî bir tabib olmalıdır.» — Mustafa Naîmâ Efendi
Naîmâ, ömrünün son yıllarında Mora'da Patras defterdarlığı görevindeyken vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir; ancak bıraktığı tarih mirası asırlarca Osmanlı ıslahat layihalarının ana başvuru kaynağı olmuştur.