Horasan İlim İkliminde Bir Sünnet Güneşi: İmam el-Begavî'nin Hayatı ve Zühdü
Hicrî V. asrın ortalarında (436 / 1044 senesi civarında) Horasan kıtasında Herat ile Merv arasında yer alan Bâğ / Bâğşûr kasabasında dünyaya gelen Ebû Muhammed el-Hüseyn b. Mes'ûd b. Muhammed el-Ferrâ el-Begavî; tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerini şahsında cem eden emsalsiz bir İslâm allâmesidir. 'Ferrâ' nisbesi kürk ve deri imalatı veya ticaretiyle meşguliyetinden kaynaklanmaktadır.
İmam Begavî, ilim tahsiline Horasan'ın en seçkin medreselerinde başlamış; bilhassa Horasan Şâfiî fıkhının kutbu sayılan Kādî Hüseyin b. Muhammed el-Mervezî'nin uzun yıllar en has talebesi ve mülâzımı olmuştur. Kādî Hüseyin'den fıkıh ve usûl melekelerini kazandıktan sonra Mervürrûz'da ikamet etmiş, burada ömrünün sonuna kadar telif, tedris ve hadis rivayetiyle meşgul olmuştur.
Begavî'nin zühd ve takvâsı menkıbelere konu olmuştur. Tâceddin es-Sübkî'nin Tabakātü'ş-Şâfiiyye'sinde naklettiğine göre Begavî, sadece kuru ekmek ve zeytinyağı ile beslenir, dünyaya zerre kadar meyletmez, geceleri ibadetle gündüzleri ise sünnet-i nebeviyyeyi kaydetmekle geçirirdi. Hicrî 516 (1122) senesinde Mervürrûz'da vefat etmiş ve üstadı Kādî Hüseyin'in yanına sırlanmıştır.