Muhyî-i Gülşenî'nin Hayatı, Edirne'den Kahire'ye Uzanan Sülûku
Dünya dilbilim ve tasavvuf tarihinin en sıradışı dâhilerinden biri Muhyî-i Gülşenî Mehmed Çelebi (1528-1605)'dir. 1528 yılında Osmanlı'nın eski payitahtı Edirne'de dünyaya gelmiştir. Gençliğinde iyi bir medrese tahsili görmüş, inşâ ve kitabet sanatındaki mahareti sebebiyle bürokrasiye girerek divan kâtipliği yapmıştır.
Lakin zâhir ilimleri ve dünya mansıpları ruhundaki hakikat susuzluğunu dindirmeye yetmeyince, devrin büyük mürşidi ve Halvetiyye-Gülşeniyye tarikatının pîri İbrâhim-i Gülşenî (ö. 1534)'nin halifelerine intisap etmiştir. Şeyh Ahmed Hayâlî ve İbrâhim Gülşenî'nin oğlu Ahmed Hayâlî Efendi'nin terbiyesi altında nefsini tezkiye etmiş, ardından Mısır'a giderek Kahire'deki meşhur Gülşenî Âsitânesi'ne yerleşmiştir.
«Harf kabuktur, mânâ özdür; lakin özü kabuksuz muhafaza eylemek beşer için muhaldir. Hakîkat lisanı, Hakk'ın gönle ilka ettiği sırdır.» — Muhyî-i Gülşenî
Kahire'de Kubbetü'l-Gülşenî tekkesinde kırk yılı aşkın bir süre şeyhlik, tedris ve telif ile meşgul olmuş, 1605 yılında Kahire'de Hakk'a yürümüştür.