Molla Sadrâ’nın Hayatı ve İlim Yolculuğu
Sadreddîn Muhammed b. İbrâhim b. Yahyâ el-Kavâmî eş-Şîrâzî, İslâm felsefe dünyasındaki unvanıyla Sadrü’l-Müteellihîn (İlâhî Hikmet Üstatlarının Başı) veya Molla Sadrâ (979-1050 / 1571-1640), İslâm düşünce tarihinin son büyük sistem kurucu filozofudur. Şîraz’ın köklü ve asil bir ailesinde doğan Sadrâ, genç yaşta devrin kültür başkenti İsfahan’a gitmiştir.
İsfahan’da dönemin iki büyük kutbundan ders almıştır: Birincisi aklî ilimlerde felsefe ve riyâziye üstâdı Mîr Dâmâd (Muhammed Bâkır Esterâbâdî), ikincisi ise naklî ilimler, hadis, fıkıh ve tasavvuf allâmesi Şeyh Bahâüddîn el-Âmilî’dir. Bu iki muazzam kaynaktan beslenen Sadrâ, kısa sürede devrinin en parlak mütefekkiri olmuştur.
«Felsefe kuru bir kavram cambazlığı değil; nefsi arındırıp aklı ilâhî nûrla aydınlatarak insanın kâmil bir varlık aynasına dönüşmesidir.» — Molla Sadrâ
Zâhir ulemasının baskıları ve taassubu sebebiyle İsfahan’ı terk ederek Kum yakınlarındaki Kahak köyünde on beş yıl boyunca çile ve uzlet hayatı yaşamıştır. Bu uzlet safhasında riyâzet, ibadet ve tefekkürle zihnini arındırmış; felsefe tarihini sarsacak olan 'Hikmet-i Müteâliye' ekolünün ilham ve keşiflerine kavuşmuştur.