FASIL I: Molla Fenârî: Osmanlı Devleti'nin İlmî ve Manevi Mimarı

Osmanlı Devleti'nin ilk Şeyhülislamı (müftüsü), Bursa medreselerinin kurucu başmüderrisi ve Osmanlı ilim geleneğinin kutup yıldızı Şemseddîn Muhammed b. Hamza el-Fenârî (1350-1431); zâhir ile bâtını, şeriat ile hakikati, mantık ile tasavvufu en yüksek derecede cem etmiş abide bir âlimdir.

Babası Hamza Fenârî'den ve devrin ulemasından tahsil gördükten sonra Mısır'a gitmiş, Ekberî irfanın en büyük temsilcisi Sadreddin Konevî'nin talebeleriyle buluşmuştur. Çelebi Mehmed ve II. Murad devirlerinde devletin adliye ve ilmiye nizamını tanzim etmiş, vefat ettiğinde geride 10.000 ciltlik dev bir kütüphane bırakmıştır.

FASIL II: Aynü'l-A'yân: Fâtiha Sûresi'nin Vahdet-i Vücûd ve Mantık Tefsiri

Molla Fenârî'nin tefsir tarihindeki başyapıtı olan Aynü'l-A'yân fî Tefsîri Ümmi'l-Kur'ân, Fâtiha Sûresi üzerine yazılmış en derin felsefi ve irfani tefsirdir. Fenârî bu eserde Fâtiha'nın her bir kelimesini mantık kaideleri, dil felsefesi ve tasavvufi tecelliyât zaviyesinden tahlil eder.

Ona göre Fâtiha, kâinatın yaratılış planının (A'yân-ı Sâbite) kelâmî hülasasıdır. Besmele'nin 'Bâ' harfinden 'ed-Dâllîn' kelimesine kadar bütün hakikatler, varlığın zâtî gaybden şehadet âlemine iniş mertebelerini remzeder.

FASIL III: Misbâhu'l-Üns: Sadreddin Konevî Şerhi ve Ekberîliğin Osmanlılaşması

Fenârî'nin İslâm düşünce dünyasını derinden etkileyen diğer şaheseri Misbâhu'l-Üns beyne'l-Ma'kūl ve'l-Mahsûs; Sadreddin Konevî'nin Miftâhu'l-Gayb adlı metafizik eserinin en yetkin şerhidir. Bu eser, İbnü'l-Arabî metafiziğini İbn Sînâ mantığı ve kelâm disipliniyle harmanlayarak medreselerde okutulabilir akademik bir ders kitabı haline getirmiştir.

Böylece Osmanlı Devleti, kurucu felsefe olarak Vahdet-i Vücûd irfanını benimsemiş; Fenârî mektebi, Fatih Sultan Mehmed'in zihniyet dünyasından Şeyh Edebali'nin nizamına kadar Osmanlı cihan devletinin manevi omurgasını oluşturmuştur.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]