Merkez Efendi ve Rızâ Makamı Metafiziği
Kozmik Denge, 41 Baharatlı Şifâ Sırrı, Veba Karantinası ve Sünbülî İrfânı
FASIL I: Denizli'den İstanbul'a: Molla Mûsâ'nın Medrese Tahsili ve Hekimliği
Osmanlı İstanbul'unun manevi mimarlarından Merkez Efendi, asıl adıyla Mûsâ b. Muslihiddin b. Kılıç el-Germiyânî (868-959 / 1463-1552), Denizli'nin Sarhanlı kasabasında doğmuştur. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Bursa ve İstanbul'a gelerek dönemin allâmelerinden Veliyüddinoğlu Ahmed Paşa ve Mevlânâ Şeyh Veliyüddin'den aklî ve naklî ilimleri tahsil etmiştir.
Molla Mûsâ, fıkıh ve kelâm ilminde derinleştiği gibi, İbn Sînâ ve Dâvûd-i Antâkî mekteplerinin tıbbî eserlerini satır satır tetkik ederek zâhirî hekimlikte de devrinin en mahir tabiplerinden biri olmuştur. Ancak beden tabipliğinin ruh tabipliğiyle kemâle ereceğini idrak eden Molla Mûsâ, Koca Mustafapaşa dergâhının postnişîni büyük Halvetî pîri Sünbül Sinan hazretlerinin kapısına varmıştır.
FASIL II: "Merkez Efendi" Unvanının Ontolojik Sırrı ve Sünbül Sinan İmtihanı
Menâkıbnâmelerde nakledilen meşhur imtihan, İslâm düşünce tarihindeki rızâ ve adalet felsefesinin en çarpıcı tezahürüdür. Sünbül Sinan hazretleri bir gün dervişlerine şu suali yöneltir: "Eğer Cenâb-ı Hak kâinatın idaresini ve tasarrufunu bir anlığına sizin elinize verseydi, ne yapardınız?"
Dervişlerden kimi kâfirlere aman vermeyeceğini, kimi bütün günahkârları helak edeceğini, kimi zulmü bir anda yeryüzünden sileceğini söyler. Sıra Molla Mûsâ'ya geldiğinde o başını edeple öne eğer ve şöyle der:
Bu muazzam cevabı işiten mürşidi tebessüm eder: "İşte işi merkezine koydun! Bundan böyle senin adın Merkez Efendi olsun!" diyerek ona icazet ve hilafet bahşetmiştir.
FASIL III: Kozmik Mîzan ve Rızâ Makamı: "Lâ Fâile İllallâh" Hakikati
Merkez Efendi'nin bu cevabı, İmam Gazâlî'nin İhyâ'sında dile getirdiği meşhur "Leyse fi'l-imkân ebdeu mimmâ kân" (Var olan bu kâinattan daha mükemmeli ve güzeli imkân dairesinde yoktur) kelâmî ve tasavvufî kaidesinin canlı şerhidir.
Kâinattaki hayır ve şer, hastalık ve sıhhat, fakirlik ve zenginlik; ilâhî isimlerin (Celâl ve Cemâl) tecellî aynalarıdır. Arif olan kul, ilâhî takdire itiraz etmek yerine, her hâlin altında gizlenen hikmeti okumak ve "Kahrın da hoş lütfun da hoş" makamında rızâ göstermekle mükelleftir.
FASIL IV: Manisa Sultan Camii ve Şifahânesi: Hafsa Sultan'ın Tedavisi
Yavuz Sultan Selim'in zevcesi ve Kanûnî Sultan Süleyman'ın validesi Hafsa Sultan Manisa'da amansız bir hastalığa yakalandığında, saray hekimleri aciz kalmıştır. Kanûnî'nin fermanıyla Manisa Külliyesi Şifahânesi'nin başına tayin edilen Merkez Efendi, tıbb-ı kadîm ile manevi duayı cem ederek şifalı bir terkip hazırlamıştır.
Hafsa Sultan'ın bu macun vesilesiyle sıhhat bulması üzerine, her yıl nevruz gününde Sultan Camii kubbelerinden halka saçılması emredilmiş ve böylece beş asırdır devam eden Mesir Macunu an'anesi doğmuştur.
FASIL V: Mesir Macunu'nun 41 Baharatı: Fitoterapi ve Elementler Simyası
Merkez Efendi'nin hazırladığı 41 baharatlı terkip, kadim İslâm tıbbındaki Ahlât-ı Erba'a (Dört Hılt: Kan, Balgam, Safra, Sevda) dengesini tesis etmek üzere formüle edilmiştir:
Terkipte yer alan tarçın, zencefil, karanfil, kakule, havlıcan, muskat, kebabiye, anason, rezene, hardal tohumu, safran, çörekotu, udülkahr, meyan balı gibi şifalı nebatlar; vücuttaki toksinleri temizleyen, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve ruhu neşelendiren fitokimyasal etken maddelere sahiptir. Merkez Efendi bu bitkileri toplarken her birinin gezegen saatine ve element dengesine dikkat etmiş, terkibi hazırlarken şifâ âyetleriyle manevi nûr üflemiştir.
FASIL VI: İstanbul Vebaları ve Karantina Usulleri: Zeytinburnu İnzivâsı
Sünbül Sinan'ın vefatı üzerine İstanbul'a dönen Merkez Efendi, surların dışında, dönemin ıssız mevkii olan Zeytinburnu Kazlıçeşme civarına çekilerek kendi külliyesini kurmuştur. Bu yer seçimi tesadüfî değildir:
16. yüzyılda İstanbul'u kasıp kavuran veba (tâûn) salgınlarında Merkez Efendi Dergâhı, şehrin dışındaki konumuyla ilk modern Karantina ve Nekâhethâne vazifesini icra etmiştir. Hastalar dergâhın havadar bahçelerinde tecrit edilmiş, şifalı otlar, sirke ve buhurlarla tedavi edilmiş; böylece salgının sur içine yayılması engellenmiştir.
FASIL VII: Şifalı Kuyu ve Suyun Hafızası: Duanın Biyofiziksel Rezonansı
Merkez Efendi Türbesi'nin avlusunda bulunan ve bizzat Merkez Efendi tarafından kazılan niyet kuyusu, asırlardır şifâ arayan müminlerin uğrak yeridir. Merkez Efendi, suyun saf bir iletken olduğunu ve ilâhî kelâmın frekansını muhafaza ettiğini bilerek, kuyu suyuna dualar okumuş ve hastaların bu sudan içmelerini tavsiye etmiştir.
FASIL VIII: Kanûnî Sultan Süleyman Devrinde Devlet ve İrfan Dengesi
Merkez Efendi, Osmanlı İmparatorluğu'nun cihan devleti olduğu altın çağda, Kanûnî Sultan Süleyman'ın en büyük hürmet ve itimat gösterdiği manevi kutuptur. Padişah sefere çıkmadan önce Merkez Efendi'nin duasını alır, devlet ricali onun meclisinde nefis muhasebesi yapardı. Şeyh, sarayın dünyevî ihtişamı karşısında asla eğilmemiş; adaletten sapılmaması hususunda padişaha daima Hakk'ın rızâsını hatırlatmıştır.
FASIL IX: Halvetiyye-Sünbüliyye Tarikinde Zikir ve Sema Usulleri
Sünbülî meşrebinin en büyük pîrlerinden olan Merkez Efendi, dergâhında kelime-i tevhîd zikrini aşk ve vecd ile icra ettirmiştir. Zikrin beden kimyası üzerindeki tesirini bir hekim hassasiyetiyle müşâhede eden şeyh; zikrullâhın kalpteki kan dolaşımını tanzim ettiğini, endorfin ve huzur hormonlarını harekete geçirerek melankoli ve vesvese illetlerini defettiğini beyan etmiştir.
FASIL X: Merkez Efendi'nin Ebedî Mirası: Bütüncül Şifâ ve Teslimiyet
Doksan yılı aşan bereketli bir ömrün ardından 959 (1552) yılında dâr-ı bekāya irtihâl eden Merkez Efendi, Zeytinburnu'ndaki türbesinde medfundur. Onun mirası, modern tıbbın unuttuğu ruh-beden dengesini ve rızâ makamının şifâlandırıcı gücünü insanlığa hatırlatan ebedî bir ışıktır.