FASIL I: Hakiki Kimyâ Nedir? Bakırdan Altına, Nefsten Nûra

Hüccetü'l-İslâm İmam Ebû Hâmid el-Gazâlî'nin Farsça kaleme aldığı ve İhyâu Ulûmi'd-Dîn'in can damarı olan başyapıtı Kimyâ-yı Saâdet (Saadet Kimyası), kâinatın en kıymetli madenini yani insan ruhunu ebedi kurtuluş cevherine dönüştürmenin ilahi formülüdür.

İmam Gazâlî kitabın mukaddimesinde şöyle bir mukayese yapar: Bayağı madenleri (bakır, kurşun) altına çeviren kimyagerler binbir zahmete katlanır; oysa o altın dünyada kalacak fâni bir madendir. Asıl kimyagerlik, hayvani arzularla kararmış, gaflet pasıyla paslanmış nefis cevherini alıp, zikir, riyâzet ve marifet potasında eriterek ebedi ahiret altınına ve nûruna çevirmektir. İşte bu iksirin adı Kimyâ-yı Saâdet'tir.

مَنْ عَرَفَ نَفْسَهُ فَقَدْ عَرَفَ رَبَّهُ

"Nefsini (kendini) bilen, Rabbini bilir."

FASIL II: Birinci Rükn: Ma'rifet-i Nefs (Kendini Bilmek)

İmam Gazâlî'ye göre insanın kendini bilmesi; boyunu, posunu, etini, kemiğini bilmek değildir. Kendini bilmek, şu dört sualin cevabını kalbinde keşfetmektir:

  1. Ben neyim ve nereden geldim? (Melekûtî menşe)
  2. Niçin yaratıldım ve nereye gidiyorum? (İlahi gaye ve ahiret)
  3. Saadetim neyde, helâkim neyde gizlidir? (Fazilet ve rezilet ayrımı)
  4. İçimdeki kuvvetler nelerdir?

İnsan bedeninde dört temel tabiat ve kuvvet mevcuttur:

  • Dört Ayaklı Hayvan Tabiatı (Behîmiyet): Yalnızca yemeyi, içmeyi, uyumayı ve çiftleşmeyi ister.
  • Yırtıcı Canavar Tabiatı (Sebu'iyet): Saldırmayı, parçalamayı, öfkelenmeyi ve ezmeyi ister.
  • Şeytan Tabiatı (Şeytaniyet): Hileyi, aldatmayı, kibri, hasedi ve fitneyi besler.
  • Melek Tabiatı (Melekiyet): İbadeti, tefekkürü, hilmi, Hakk'ın cemâlini temaşa etmeyi arzular.

İnsan, melek sıfatını kalbine padişah yapıp akıl veziriyle diğer hayvani kuvvetleri dizginlediği ölçüde 'İnsan' olur.

[ Google AdSense - İlgili Külliyat Reklam Alanı 1 ]

FASIL III: İkinci Rükn: Ma'rifet-i Rabb (Rabbini Bilmek)

İnsan kendi nefsini bildiğinde, kendi acziyetinden, fakirliğinden ve mükemmel sanatından hareketle Hâlık'ını (Yaratıcısını) idrak eder. Beden kâinatın küçük bir modelidir. İnsanın parmağını oynatması iradesinin bir tecellisi olduğu gibi; kâinattaki fırtınalar, yıldızların intizamı ve mevsimlerin dönüşü de Cenâb-ı Hakk'ın Kadîr ve Hakîm sıfatlarının tasarrufudur.

Allah'ı bilmek, O'nun zâtının künhüne varmak değil; esmâ ve sıfâtının kâinattaki ve kendi nefsindeki nakışlarını tefekkürle idrak etmektir.

FASIL IV: Üçüncü Rükn: Ma'rifet-i Dünyâ (Dünyanın Hakikatini Bilmek)

Gazâlî dünyayı bir hana, insanı ise o handan geçmekte olan bir yolcuya benzetir. Dünya üç cephelidir:

  • Birinci Cephe: İnsanı ahirete taşıyacak binek, beden sağlığı ve meşru azık mesabesindedir ki bu yönüyle dünya methedilmiştir.
  • İkinci Cephe: İnsanı gurura sevk eden, şehvetleri körükleyen ve ahireti unutturan zehirli süsüdür ki kınanan dünya budur.
  • Üçüncü Cephe: Hakk'ın sanatını gösteren bir meşher ve tarladır; 'Dünya ahiretin tarlasıdır'.

FASIL V: Dördüncü Rükn: Ma'rifet-i Âhiret (Âhiret Yolculuğunu Bilmek)

Âhireti bilmek, ölümün son değil, hakiki uyanış olduğunu kavramaktır. Dünyada tohumu ekilen ameller ahirette tecessüm edecektir. Cennet, kulun kalbinde inşa ettiği ilahi muhabbet bahçesidir; Cehennem ise dünyada beslenen haset, kin, öfke ve şehvet ateşinin ahirette kulu yakmasından ibarettir.

FASIL VI: Kalp Padişahlığı ve Manevi Hastalıkların Tedavisi

Gazâlî, nefsin öldürücü zehirlerini (Mühlikât) ve kurtarıcı faziletlerini (Münciyât) bir hekim titizliğiyle teşhis eder:

Helâk Edici Hastalık (Mühlikât) Ruhsal Tahribatı Kurtarıcı İlaç (Münciyât) Kimyâ-yı Saâdet Reçetesi
Kibir ve UcbKendini üstün görüp başkalarını hakir görmek; cennetin kokusunu alamamak.TevazuAslının bir damla su, sonunun ise bir avuç toprak olduğunu tefekkür etmek.
Haset (Kıskançlık)Ateşin odunu yediği gibi amelleri tüketir; Allah'ın taksimine itirazdır.Gıpta ve RızaNimetin sahibini görmek, mümin kardeşinin hayrına sevinmek.
Gazap (Öfke)Aklı baştan alır, şeytanın oyuncağı eder; kalbin nurunu söndürür.Hilm ve SabırÖfke anında abdest almak, oturmak ve eûzü çekerek susmak.
Riyâ ve GösterişGizli şirk; amellerin boşa çıkması ve kalbin körelmesi.İhlasİbadetleri gizlemek, insanların övgü ve yergisini bir bilmek.

FASIL VII: İksir-i A'zam Olarak Muhabbetullâh

Bütün bu riyâzetlerin, tefekkürlerin ve ahlâkî mücadelenin nihai zirvesi Muhabbetullâh (Allah Sevgisi) makamıdır. Bir kul Allah'ı her şeyden çok sevdiğinde, O'nun rızasını her şeyin üstünde tuttuğunda ve zikrullah kalbinin daimî nabzı haline geldiğinde, Saadet Kimyası tamamlanmış olur. O artık Hakk ile görür, Hakk ile işitir ve Hakk ile yaşar.