Kemâleddin el-Biyâdîzâde'nin Hayatı ve Osmanlı Kelâmındaki Özgün Yeri
Osmanlı ilim ve fikir hayatının 17. yüzyıldaki en mümtaz kelâmcılarından biri olan Kemâleddin Ahmed b. Hasan el-Biyâdîzâde (ö. 1098 / 1687), aslen Bosnalı olup İstanbul'da yetişmiş, Mısır, Şam, Halep ve nihayet Rumeli kazaskerliği gibi Osmanlı ilmiye teşkilatının en yüksek makamlarında vazife yapmış büyük bir fıkıh ve kelâm allâmesidir.
Biyâdîzâde devrinde, Osmanlı medreselerinde kelâm tedrisatı çoğunlukla Sa'deddîn et-Teftâzânî ve Seyyid Şerîf el-Cürcânî şerhleri üzerinden daha çok Eş'arî ağırlıklı bir mecrada yürümekteydi. İşte Biyâdî, Hanefî ulemasının kendi itikadî kökleri olan İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe ve İmam Mansûr el-Mâtürîdî çizgisine dönmesi gerektiğini savunmuş ve bu sahada tarihin en kapsamlı tahkîk eserini vücuda getirmiştir.
«Fıkıhta İmâm-ı Âzam'a uyanların itikatta da O'nun nurlu yolunu ve nasslardan istinbat ettiği tevhidi bilmesi vaciptir. Ebû Hanîfe yalnızca fıkhın değil, ehl-i hak kelâmının da ilk kurucusudur.» — Kemâleddin el-Biyâdîzâde