Kâtip Çelebi: Süllemü'l-Vusûl ilâ Tabakāti'l-Fuhûl, Biyografi, İlim Tarihi ve İslam Entelektüel Atlası Külliyâtı
İslam Entelektüel Coğrafyasının Zirve Biyografik Ansiklopedisi; Ulema, Hükemâ, Şuarâ ve Sûfiyye Tabakaları, Tarih Metodolojisi ve İlimler Sosyolojisi Üzerine 10 Fasıllık Büyük Araştırma Monografisi.
FASIL I: Kâtip Çelebi'nin Biyografi Tasavvuru ve Süllemü'l-Vusûl'ün Telif Sebebi
Mustafa b. Abdillâh (Kâtip Çelebi / Hacı Halîfe, 1017-1067/1609-1657), Osmanlı düşüncesinin en evrensel, tenkitçi ve ansiklopedist zihnidir. Tarihten coğrafyaya, bibliyografyadan kelâm ve ahlâka kadar uzanan engin külliyatının iki zirve ayağı vardır: Kitapları ve ilimleri tasnif ettiği anıt bibliyografyası 'Keşfü'z-Zunûn an Esâmi'l-Kütübi ve'l-Fünûn' ve bu eserinde zikrettiği kitapların müelliflerini, âlimleri, şairleri, mutasavvıfları ve filozofları tanıttığı dev biyografik sözlüğü 'Süllemü'l-Vusûl ilâ Tabakāti'l-Fuhûl' (Öncü Şahsiyetlerin Mertebelerine Erişme Merdiveni). Kâtip Çelebi, kitapların ancak onları telif eden zihinlerin tarihî, coğrafî ve fikrî bağlamıyla birlikte anlaşılabileceğini düşünerek yirmi yılı aşkın bir emekle bu eseri kaleme almıştır.
FASIL II: Eserin Mimarisi: Alfabetik Düzen, İsimler, Künyeler ve Lakaplar Sistemi
Süllemü'l-Vusûl, Kâtip Çelebi'nin titiz alfabetik fihrist metodolojisiyle tanzim edilmiştir. Eserde binlerce biyografi yer alır. Müellif, aranan bir şahsiyetin kolayca bulunabilmesi için eseri üç ana bölüme ayırmıştır: Birinci bölüm meşhur isimler (esâmî), ikinci bölüm künyeler (künâ: Ebû..., İbn...), üçüncü bölüm ise lakaplar ve nisbeler (elkāb: el-Gazâlî, el-Buhârî, er-Râzî gibi). Her bir maddede şahsın tam nesebi, doğum ve vefat tarihi, tahsil gördüğü şehirler, hocaları, talebeleri, mensup olduğu mezhep ve meşrep, kaleme aldığı eserler ve düşünce tarihindeki özgül ağırlığı veciz fakat eksiksiz bir üslupla kaydedilmiştir.
FASIL III: Tenkitli Biyografi Yazıcılığı (Dirâyetü'l-Biyografya) ve Belge Eleştirisi
Kâtip Çelebi, kendisinden önceki İbn Hallikân ('Vefeyâtü'l-A'yân'), Zehebî ('Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ') ve Tâceddîn es-Sübkî ('Tabakātü'ş-Şâfiiyye') gibi biyografi üstatlarının rivayetlerini körü körüne aktarmamıştır. Süllemü'l-Vusûl'de sıkı bir metin ve belge tenkidi (kriztisizm) uygular. Birbirleriyle çelişen vefat tarihlerini, uydurma menkıbeleri, şahsiyetlerin birbirlerine atfedilen sahte eserlerini kronolojik ve mantıkî süzgeçten geçirerek tashih eder. Bu özelliğiyle Kâtip Çelebi, İslâm biyografi yazıcılığını rivayetçilikten (rivâyet) tenkitli ilim tarihçiliğine (dirâyet) terfi ettirmiştir.
FASIL IV: Ulema ve Fıkıh Tabakaları: Şer'î İlimlerin Kurucu Zihinleri
Eserde İslâm hukukunun (fıkıh) ve hadis ilminin kurucu imamları, müçtehidler ve mezhep fakihleri geniş yer tutar. Dört hak mezhebin kurucu imamları (Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed b. Hanbel) ve onların ashâbı; Ebû Yûsuf, Muhammed b. el-Hasen eş-Şeybânî, İmam Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî ve talebeleri en ince fıkhî mertebeleriyle tanıtılır. Kâtip Çelebi, mezhep taassubundan tamamen uzak durarak her bir fakihin İslâm hukuk düşüncesine yaptığı metodolojik katkıyı tarafsızlıkla tespit eder.
FASIL V: Hükemâ ve Tabiat Âlimleri: Meşşâî, İşrâkî ve Matematikçi Filozoflar
Süllemü'l-Vusûl'ü geleneksel İslâm biyografi sözlüklerinden ayıran en mühim vasıf, felsefe (hikmet) ve müsbet ilimlerle meşgul olan âlimlere (hükemâ ve riyâziyyûn) geniş ve saygın bir yer tahsis etmesidir. el-Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, İbn Rüşd, Bîrûnî, İbnü'l-Heysem, Nasîrüddîn-i Tûsî, Uluğ Bey ve Ali Kuşçu gibi tabiat bilimcileri, matematikçiler ve astronomlar; onların icatları, gözlemleri ve felsefî eserleriyle birlikte hak ettikleri ilmî mevkiye oturtulmuştur.
FASIL VI: Sûfiyye ve Ehl-i İrfân: Tasavvuf Zincirinin Kutup Şahsiyetleri
Kâtip Çelebi, mutasavvıfları ve irfan ehli zevâtı biyografi atlasının en müstesna halkası olarak işler. Hasan-ı Basrî, Cüneyd-i Bağdâdî, Bâyezîd-i Bistâmî gibi ilk zühd ve tasavvuf önderlerinden; Kuşeyrî, Abdülkadir Geylânî, Ahmed er-Rifâî, Muhyiddîn İbnü'l-Arabî, Sadreddîn Konevî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi nazari tasavvufun ve tarikatların kurucularına kadar geniş bir silsileyi tahlil eder. Çelebi, zâhir uleması ile bâtın ehli arasındaki sürtüşmeleri serinkanlılıkla değerlendirir ve sûfiyyenin İslâm ahlâkına ve metafiziğine kazandırdığı derinliği teslim eder.
FASIL VII: Şuarâ ve Edebiyat Erbabı: Belâgat, Dil ve Zarafet Mimarları
Arap, Fars ve Türk edebiyatının büyük ediplerini, şairlerini ve dilcilerini Süllemü'l-Vusûl'de bir araya getiren Kâtip Çelebi; İmruü'l-Kays ve Mütenebbî'den Firdevsî, Nizâmî, Hâfız-ı Şîrâzî, Molla Câmî ve Fuzûlî'ye kadar edebiyat tarihinin doruklarını tanıtır. Dil ve edebiyatın sadece estetik bir uğraş olmadığını, dinî metinlerin (Kur'ân ve Sünnet) anlaşılmasında belâgatın ve dilbilimin vazgeçilmez bir burhan vasıtası olduğunu ortaya koyar.
FASIL VIII: Coğrafî ve Kültürel Kapsam: Bağdat, Endülüs, Horasan ve İstanbul
Süllemü'l-Vusûl, sadece Osmanlı coğrafyasının değil; Mağrip ve Endülüs'ten Mısır ve Şam'a, Hicaz'dan Bağdat'a, İran ve Horasan'dan Mâverâünnehir ve Hindistan'a kadar bütün bir İslâm coğrafyasını kapsayan evrensel bir ilim atlasıdır. Kâtip Çelebi, farklı coğrafyaların ve siyasî iklimlerin ilmî üretime nasıl tesir ettiğini sezen erken bir medeniyet sosyoloğudur; ilimlerin şehirlerle nasıl yeşerdiğini ve göçlerle nasıl el değiştirdiğini biyografiler üzerinden takip eder.
FASIL IX: Süllemü'l-Vusûl ile Keşfü'z-Zunûn'un Organik Diyalektiği
Kâtip Çelebi'nin bu iki anıt eseri, birbirini tamamlayan iki ikiz külliyattır: Keşfü'z-Zunûn kitapların ve ilimlerin haritasını sunarken, Süllemü'l-Vusûl bu kitapları doğuran insanların ruh atlasını çizer. Keşfü'z-Zunûn'da bir eseri gören araştırmacı, o eserin müellifinin zihnî serüvenini, hocalarını ve mezhebî konumunu Süllemü'l-Vusûl'de bulur. Bu çifte yapı, İslâm entelektüel tarihinin hem bibliyografik (eser odaklı) hem de prosopografik (biyografi odaklı) olarak ilk defa bu denli eksiksiz ve modern bir sistemle kuşatılmasını sağlamıştır.
FASIL X: Süllemü'l-Vusûl'ün İlim Dünyasındaki Mirası ve Önemi
Süllemü'l-Vusûl ilâ Tabakāti'l-Fuhûl, Kâtip Çelebi'nin kendi el yazısıyla müsvedde halinde kalmış, ancak asırlar boyunca Osmanlı ve dünya şarkiyatçılığının en kıymetli başvuru kaynağı olmuştur. Süleymaniye Kütüphanesi'nde (Şehid Ali Paşa koleksiyonunda) muhafaza edilen müellif nüshası, modern dönemde Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ve heyeti tarafından tahkik edilerek altı cilt halinde neşredilmiştir. Eser; sadece bir biyografi fihristi değil, İslâm medeniyetinin düşünce hafızasını, ilim ahlâkını ve entelektüel zenginliğini ebedileştiren muazzam bir kültür anıtıdır.