Kâtib Çelebi'nin Entelektüel Portresi ve Osmanlı Coğrafyasında Dönüm Noktası
Mustafâ b. Abdillâh, Doğu'da Kâtib Çelebi, Batı'da ise Hacı Halîfe (Hadschi Chalfa) unvanıyla maruf (1017-1067 / 1609-1657), 17. yüzyıl Osmanlı ilim dünyasının en açık fikirli, ansiklopedik ve mukayeseli düşünen dâhisidir. Babasının yanında ordu kâtipliği yaparak Girit seferinden Bağdat ve Hemedan seferlerine kadar pek çok askeri harekâta katılmış; bizzat yeryüzünü, dağları, kaleleri ve denizleri müşahade etmiştir.
Girdiği her muharebede eline geçen harp ganimetlerini ve babasından kalan mirası kitaplara yatıran Kâtib Çelebi, sahaflar çarşısının en büyük müdavimi olmuş; kısa sürede devrin en zengin şahsi kütüphanesini kurmuştur. Medrese ulemasının dar taassubuna ve nakilciliğine karşı akli ilimleri, coğrafyayı, tarihi ve matematiği savunmuştur.
«Bir devletin ricali, kadıları ve serdarları yeryüzünün hallerinden, sınırlarından, denizlerinden ve iklimlerinden bihaber olursa; o devlet kendi memleketini korumaktan ve düşmanın hilesini savuşturmaktan aciz kalır. Coğrafya bilmeyen komutan gözü bağlı askere benzer.» — Kâtib Çelebi
Kâtib Çelebi, Osmanlı'nın sınırlarını ve cihanı tasvir etmek üzere 1648 yılında başladığı meşhur eseri Cihannümâ'yı yazarken geleneksel İslam coğrafya kaynaklarının yeni kıtaları ve modern denizcilik keşiflerini izah etmekte yetersiz kaldığını fark etmiştir.