Kastamonu'dan Payitahta: Karabaş-ı Velî'nin Hayatı ve Şa'bânî Kutbiyeti
Osmanlı tasavvuf tarihinin XVII. yüzyıldaki en müessir pîrlerinden Pîr Ali Alâeddin Karabaş-ı Velî (1020-1097 / 1611-1686), Halvetiyye tarikatının Şa'bâniyye kolunu tecdid eden ve kendi adıyla anılan Karabaşiyye şubesini kuran ulu bir mürşiddir. Aslen Malatya Arapkirli olup Kastamonu'da tahsil görmüş, Şa'bân-ı Velî dergâhının feyiz pınarlarından kana kana içmiştir. Başındaki siyah çuhadan mamul Halvetî tâc-ı şerîfi sebebiyle 'Karabaş' lakabıyla şöhret bulmuştur.
Zâhirî ilimlerde fıkıh, tefsir ve hadis tahsilini ikmal ettikten sonra bâtınî sülûkünü İsmâil Çelebi ve devrin büyük kâmilleri huzurunda tamamlayan Karabaş-ı Velî; Kastamonu, Bolu ve Çankırı havalisinde irşad faaliyetlerinde bulunmuş, bilhassa İstanbul Üsküdar'da Rumî Mehmed Paşa Camii ve tekkesinde dergâh kurarak payitahtın mânevî rehberliğini üstlenmiştir. Devrin pâdişahı IV. Mehmed ve sadrazamlar dahil devlet erkânı onun mânevî nüfuzuna hürmet göstermiştir.
Hayatının son devresinde hac farizası için Hicaz'a yönelmiş, hac dönüşü Mısır Kahire'sinde hastalanarak 1097 (1686) senesinde Hakk'a vuslat eylemiştir. Kabr-i şerîfi Kahire'de Şeyh Demirtaş Halvetî türbesi civarında sırlanmıştır. Ardında yüzlerce halife ve binlerce mürid bırakmış; Nasûhî Efendi gibi büyük ârifleri yetiştirmiştir.