İsmail Hakkı Bursevî'nin İrfânî Hayatı ve Bursa Celvetî Dergâhı
İsmail Hakkı Bursevî (1063-1137 / 1653-1725), Osmanlı Devleti'nin 17. ve 18. yüzyıllardaki en velûd, en derinlikli mutasavvıf müfessiri, şairi ve Celvetiyye tarîkatının pîr-i sânîsi (ikinci kurucu kutbu) kabul edilir. Rumeli'de Aydos kasabasında doğan Bursevî, Edirne ve İstanbul'da zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra Üsküdar'da Aziz Mahmud Hüdâyî hazretlerinin halifelerinden Şeyh Osman Fazlî-i İlâhî'ye intisap etmiştir.
Mürşidinin emriyle Üsküp, Köprülü ve Ustrumca'da irşad vazifesi yaptıktan sonra Bursa'ya yerleşmiş; vefatına kadar Bursa'daki dergâhında yüzlerce eser telif etmiş, vaazlarıyla ahaliyi ve devlet ricâlini irşad eylemiştir. Sultan II. Mustafa devrinde bizzat Avusturya Seferi'ne (Zenta Muharebesi) iştirak ederek gazilere mânevî moral aşılamış bir gazi derviştir.
«Kur'ân-ı Kerîm dipsiz bir mârifet deryasıdır. Onun zâhiri bir şeriat seddi, bâtını ise nihayetsiz bir hakikat ummanıdır. Bu deryaya ancak zâhirini edeb ile tezyin edip kalbini muhabbet nûruyla yıkayan dalgıçlar inebilir.» — İsmail Hakkı Bursevî
Onun 23 yıllık sabır, çile, aşk ve murakabe mahsulü olan Rûhu'l-Beyân fî Tefsîri'l-Kur'ân isimli tefsiri, Osmanlı irfânının en muazzam tefsir abidesidir.