İmâmü'l-Harameyn el-Cüveynî: el-Akīdetü'n-Nizâmiyye, Selçuklu İtikadî Zirvesi ve Te'vil-Tefvîz Dengesi Külliyâtı
Büyük Selçuklu Veziri Nizâmülmülk'e İthaf Edilen Klasik Akide; Eş'arî Kelâmının Olgunluk Evresi, Haberî Sıfatlarda Selef Yolu ve İrşâdü'l-Ümem Üzerine 10 Fasıllık Büyük Araştırma Monografisi.
FASIL I: İmâmü'l-Harameyn el-Cüveynî'nin Hayatı, Nizâmiye Medresesi ve İlmî Otoritesi
İslâm ilimler tarihinin 'İki Harem'in (Mekke ve Medine) İmamı' unvanıyla anılan tek siması Ebü'l-Meâlî Abdülmelik b. Abdillâh b. Yûsuf el-Cüveynî (419-478/1028-1085), Horasan'ın ilim merkezi Nîşâbur'un Cüveyn kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası Ebû Muhammed el-Cüveynî'nin ve devrin büyük üstatlarının rahle-i tedrisinde yetişen Cüveynî, Selçuklu veziri Kundurî döneminde Eş'arîlere uygulanan baskılar sebebiyle Hicaz'a hicret etmiş; dört yıl boyunca Haremeyn'de ders okutarak bu eşsiz payeyi almıştır. Alp Arslan'ın tahta geçmesi ve büyük vezir Nizâmülmülk'ün iş başına gelmesiyle Nîşâbur'a dönmüş ve kendisi için inşa edilen Nîşâbur Nizâmiye Medresesi'nin başına geçmiştir. Gazzâlî gibi bir dehanın hocası olan Cüveynî, hem fıkıh usûlünde (el-Burhân) hem de kelâmda (el-İrşâd ve eş-Şâmil) Eş'arî mektebini yeniden tanımlamıştır.
FASIL II: el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'nin Telif Sebebi, Nizâmülmülk İttifakı ve Sünnî İhyâ Siyaseti
Büyük Selçuklu Devleti, 11. yüzyılda İslâm dünyasını tehdit eden Fâtımî-İsmâilî Bâtınî propagandasına ve Şiî Büveyhî tahakkümüne karşı kapsamlı bir 'Sünnî İhyâ Hareketi' başlatmıştı. Vezir Nizâmülmülk, askerî zaferlerin tek başına yetmeyeceğini, zihnî ve itikadî bir kalkan inşa edilmesi gerektiğini görerek Nizâmiye Medreseleri ağını kurdu. İşte 'el-Akīdetü'n-Nizâmiyye fî'l-Erkâni'l-İslâmiyye', Cüveynî'nin ömrünün son demlerinde, bizzat vezir Nizâmülmülk'ün talebi üzerine devlet ricaline ve ümmete sağlam, berrak ve bid'atlerden arınmış bir itikat rehberi sunmak gayesiyle kaleme aldığı başyapıtıdır. Eser, Selçuklu nizamının felsefî ve kelâmî anayasası mahiyetindedir.
FASIL III: el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'nin Muhtevası: Dört Temel İslâmî Rüknün İnşası
Cüveynî, eserini İslâm akaidinin dört ana rüknü etrafında tanzim etmiştir: Birinci rükün; Cenâb-ı Hakk'ın zâtı, ispat-ı vâcip, sıfâtullâh ve tenzih ilkeleridir. İkinci rükün; nübüvvet nazariyesi, peygamberlerin sıfatları, mucize ve vahiy hakikatidir. Üçüncü rükün; kader, kaza, kulların fiilleri (kesb) ve ilâhî adalet meseleleridir. Dördüncü rükün ise sem'iyyât (ahiret halleri, kabir azabı, mizan, sırat, şefaat) ve hilafet/imamet bahsidir. Cüveynî, daha hacimli eserleri olan el-İrşâd ve eş-Şâmil'deki ağır diyalektik münakaşaları burada ayıklamış; meselenin özünü, en ikna edici aklî burhanlarla ve sade bir belâgatla takrir etmiştir.
FASIL IV: Cüveynî'nin Fikrî Dönüşümü: Te'vilden Selef'in Tefvîz Yoluna İntikal
Kelâm tarihi açısından el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'yi benzersiz kılan en mühim husus, Cüveynî'nin müteşâbih sıfatlar konusundaki metodolojik dönüşümüdür. Gençlik ve olgunluk dönemi eseri olan el-İrşâd'da haberî sıfatları (yed, vech, istivâ) akıl ve dil kuralları çerçevesinde te'vil etmeyi hararetle savunan Cüveynî, Nizâmiyye'de bu tavrından rücû etmiştir. Eserde şöyle der: 'Bu meselede bizim benimsediğimiz sahih mezhep; Selef-i Sâlihîn'in yoludur. Âyet ve hadislerde vârid olan lafızlara zahiri üzere iman edilir, teşbih ve tecsimden mutlak surette kaçınılır ve bu lafızların hakiki te'vili ve keyfiyeti Allah Teâlâ'ya havale edilir.' Bu dönüşüm, kelâmın akılcı spekülasyonlarından Selef'in emniyetli teslimiyet limanına sığınmanın en dramatik vesikasıdır.
FASIL V: Hudûs Delili ve Âlemin Sonradan Yaratılışının İspatı
el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'de tevhidin temeli, âlemin hudûsu burhanına dayandırılır. Cüveynî, âlemin cevherler (yer kaplayan bölünmez parçalar/atomlar) ve arazlardan (renk, hareket, sükûn gibi cevhere bağlı nitelikler) meydana geldiğini ortaya koyar. Bütün arazlar sonradan olmadır (hâdistir); zira sürekli değişir, yok olur ve yenilenirler. Hâdis olan arazlardan asla ayrılamayan cevherler de zorunlu olarak hâdistir. Sonradan olan her varlığın ise varlığını yokluğuna tercih eden, ezelî, kādir ve âlim bir Yaratıcı'ya (Muhdis) muhtaç olduğu apaçık bir aklî bedâhettir.
FASIL VI: İspat-ı Vâcip ve Sıfatlar Nazariyesi: Eş'arî Tenzihinin İncelikleri
Cüveynî, Yaratıcı'nın varlığını ispat ettikten sonra Zât-ı Bârî'nin selbî ve sübûtî sıfatlarını tahlil eder. Allah Teâlâ kıdem (ezelîlik), bekā (ebedîlik), muhâlefetün li'l-havâdis (mahlûkata benzememe), kıyam bi-nefsihî (kendi kendine kaim olma) ve vahdaniyet sıfatlarıyla mutlak tenzih makamındadır. Sübûtî sıfatlar olan Hayat, İlim, İrade, Kudret, Sem', Basar ve Kelâm sıfatları ise ezelîdir. Cüveynî, sıfatların zât üzerine zâid olduğunu, ancak zâttan bağımsız ayrı varlıklar olmadığını belirterek hem Mu'tezile'nin sıfatları inkâr eden (ta'tîl) hatasından hem de Hristiyanların uknum (teslis) sapmasından Ehl-i Sünnet'i muhafaza eder.
FASIL VII: Kader ve İnsan Fiilleri: Eş'arî 'Kesb' Teorisinin Nizâmiyye'deki İzahı
İnsan iradesi ve kader meselesinde Cüveynî, Cebriyye ile Mu'tezile arasında Eş'arî mektebinin omurgası olan 'kesb' nazariyesini açıklar. İnsanın fiilleri, insanın kendi bağımsız kudretiyle sıfırdan yaratılmaz (bu Mu'tezile'nin şirk kokan hatasıdır); insan fiilinde tamamen mecbur ve cansız bir taş gibi de değildir (bu da Cebriyye'nin dalâletidir). Kul fiile yönelir, iradesini ve kudretini sarf eder; işte kulun bu yönelişine 'kesb' denir. Fiili gerçek anlamda yaratan (halk eden) ise yalnızca Allah'tır. Cüveynî, teklifin ve sorumluluğun bu kesb hakikati üzerine kurulduğunu veciz delillerle açıklar.
FASIL VIII: Nübüvvetin İspatı, Mucize Kriterleri ve Hissî-Aklî İ'câz
Nizâmiyye'nin ikinci rüknü olan nübüvvet bahsinde Cüveynî, deist felsefecilerin (Bürâhime) peygamberliği inkâr eden argümanlarını çürütür. İnsan aklı genel ahlakî ilkeleri kavrayabilse bile, ahiret hallerini, ibadetlerin mahiyetini ve gaybî hakikatleri bilmekten acizdir; bu yüzden peygamberlik aklen caiz ve ilâhî hikmet gereği zorunludur. Peygamberliğin doğruluğu ise tabiat kanunlarını aşan 'mucize' ile ispatlanır. Cüveynî, mucizenin şartlarını (peygamberlik iddiasıyla beraber gelmesi, meydan okuma içermesi, benzerinin getirilememesi) sıralar ve Kur'ân-ı Kerîm'in lafzî, belâgî ve gaybî i'câzını en büyük ebedî delil olarak takdim eder.
FASIL IX: İmamet ve Siyaset Nazariyesi: Ehl-i Sünnet Hilafet Hukukunun Temelleri
Cüveynî'nin kelâm sisteminde imamet (devlet başkanlığı), Şiîlerin iddia ettiği gibi 'dinin temel inanç esaslarından (usûlü'd-dîn)' biri değil, ameli ve içtihadî bir meseledir (fürûu'd-dîn). Nizâmiyye'de imamın nasla veya vasiyetle değil, ümmetin ehliyet ve liyakat sahiplerinin (ehl-i hal ve'l-akd) seçimi (bîat) ile tayin edileceğini belirtir. Hulefâ-yi Râşidîn'in hilafet sırasının onların fazilet sıralamasına uygun olduğunu ispat eder. İmamın adalet, ilim, kifayet ve cesaret sahibi olması gerektiğini vurgulayan Cüveynî, devlet nizamının ve adaletin korunmasını dinin bekā şartı olarak görür.
FASIL X: el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'nin Selçuklu'dan Osmanlı'ya Kelâm Mirası
İmâmü'l-Harameyn el-Cüveynî'nin el-Akīdetü'n-Nizâmiyye'si, telifinden itibaren Selçuklu topraklarında resmî akide metni olarak benimsenmiş; Nizâmiye Medreseleri'nin müfredatını şekillendirmiştir. Talebesi İmam Gazzâlî'nin 'el-İktisâd fi'l-İ'tikād'ına doğrudan zemin hazırlayan eser; Fahreddîn er-Râzî, Seyfeddîn el-Âmidî ve Taftâzânî gibi sonraki devirlerin büyük kelâm üstatları tarafından hayranlıkla şerh ve tahlil edilmiştir. el-Akīdetü'n-Nizâmiyye, aklın keskin diyalektiği ile vahyin sükûnetini meczeden, devlet aklı ile ulema irfânını buluşturan Ehl-i Sünnet tefekkürünün ölümsüz bir âbidesidir.