Horasan Hadis Mektebi ve İmam el-Beyhakî'nin İlmî Şahsiyeti
Hicrî beşinci asır, İslâm ilimler tarihinde klasik tedvin ve tahkik döneminin zirve noktasıdır. Bu devirde Horasan kıtası, hem hadis ilminin en titiz cerh ve ta'dil üstatlarını hem de Eş'arî kelâmının ve Şâfiî fıkhının en kudretli dimağlarını bağrında barındırıyordu. Bu havzanın tartışmasız kutup şahsiyetlerinden biri, Ebû Bekir Ahmed b. el-Hüseyin b. Ali el-Beyhakî'dir (ö. 458/1066).
Beyhak'ın Hüsrevcird köyünde doğan İmam Beyhakî, genç yaşta Nîşâbur, Merv, Bağdat, Kûfe ve Mekke ilim havzalarını dolaşarak devrinin en büyük muhaddislerinden dersler aldı. En mühim üstadı, meşhur el-Müstedrek müellifi Hâkim en-Nîsâbûrî idi. Beyhakî, rivayet zenginliğini olağanüstü bir fıkhî kavrayış ve kelâmî dirayetle birleştirerek İslâm kütüphanesine es-Sünenü'l-Kübrâ, Delâilü'n-Nübüvve, el-Esmâ ve's-Sıfât ve Şu'abü'l-Îmân gibi abidevi şaheserler kazandırdı.
İmamü'l-Haremeyn el-Cüveynî'nin: 'Şâfiî mezhebine mensup her âlimin Şâfiî'ye bir minnet borcu vardır; ancak Beyhakî müstesnadır, zira Şâfiî'nin ve mezhebinin Beyhakî'ye minnet borcu vardır; çünkü eserleriyle mezhebi ihya ve teyid etmiştir' şeklindeki meşhur şehadeti, onun ilmi vukufiyetinin büyüklüğünü resmeder.