— İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, el-İbâne 'an Usûli'd-Diyâne
FASIL I: İslam İtikadının Büyük Muhafızı: İmam Ebü'l-Hasan Ali b. İsmâil el-Eş'arî
Ehl-i Sünnet ve'l-Cemâat akidesinin iki ana sütunundan biri olan Eş'ariyye kelâm mektebinin kurucusu İmam Ebü'l-Hasan Ali b. İsmâil el-Eş'arî (ö. 324/935-36), meşhur sahâbî Ebû Mûsâ el-Eş'arî'nin soyundan gelir. Basra'da doğan İmam Eş'arî, gençlik yıllarında Mu'tezile mektebinin devrin en büyük üstadı Ebû Ali el-Cübbâî'nin rahlesinde kırk yıl boyunca aklî ilimleri ve cedel metodunu en üst derecede tahsil etmiştir.
Ancak kırk yaşına geldiğinde Mu'tezile'nin aklı naklin önüne geçiren, ilahî sıfatları inkâra varan ve kader konusunda kulu Allah'ın mülkünde mutlak yaratıcı kılan aşırı rasyonalist yorumlarının Kur'an ve Sünnet'in sarih beyanlarıyla çeliştiğini idrak etmiştir. Rivayete göre Ramazan ayında ardı ardına gördüğü rüyalarda Resûlullah (s.a.v.) ona Sünnet'e sımsıkı sarılmasını ve aklî burhanlarla Sünnet akidesini müdafaa etmesini emretmiştir.
Bunun üzerine Basra Cami-i Kebîri'nde minbere çıkan İmam Eş'arî, cübbesini sıyırıp atarak: "Beni tanıyan tanır, tanımayan bilsin ki ben Ali b. İsmâil el-Eş'arî'yim! Bugüne kadar Kur'an'ın mahluk olduğunu, Allah'ın ahirette görülemeyeceğini ve kulların kendi fiillerini yarattığını savunuyordum. Şimdi üzerimdeki şu elbiseyi çıkarıp attığım gibi Mu'tezile akidesinden sıyrılıp tevbe ettim!" diyerek tarihe geçen büyük dönüşümünü ilan etmiştir.
FASIL II: Sıfât-ı İlâhiyye Metafiziği: "Lâ Hüve ve Lâ Gayruh" Sırrı
İmam Eş'arî'nin İslam teolojisine kazandırdığı en mühim felsefî tahlil, Allah Teâlâ'nın sıfatlarının Zât-ı Bârî ile olan münasebetidir. Mu'tezile, Tevhid'i koruma iddiasıyla Allah'ın ezeli sıfatlarını reddetmiş, "Allah Zâtıyla bilir, Zâtıyla işitir, O'nun ilim veya kudret diye kadim sıfatları yoktur" diyerek ta'tîl (sıfatları hükümsüz kılma) çukuruna düşmüştür. Müşebbihe ve Mücessime ise sıfatları mahlukatın sıfatlarına benzeterek teşbih ve tecsîm (Allah'a cisim isnat etme) dalaletine sapmıştır.
İmam Eş'arî, her iki aşırılığı da yıkarak orta yolu (vasat ümmet yolunu) tesis etmiştir: Allah Teâlâ'nın Hayat, İlim, İrade, Kudret, Sem', Basar ve Kelâm gibi ezelî ve kadîm sübûtî sıfatları vardır. Bu sıfatlar mahlukatın sıfatlarına benzemez; nitekim Şûrâ Sûresi 11. âyette buyrulur: "Le интеллектуаelâ keyf... Leyse ke-mislihî şey'un ve hüve's-Semî'u'l-Basîr" (O'nun benzeri hiçbir şey yoktur; O, hakkıyla işiten ve görendir).
Bu sıfatların Zât ile ilişkisini İmam Eş'arî meşhur formülüyle mühürler: "Sıfâtullâhi Teâlâ leyse hüve ve lâ gayruh" (Allah'ın sıfatları ne Zâtının aynısıdır ne de O'ndan başka, O'na yabancı bir gayrdır). Bu formül, Zât'ın mutlak birliğini korurken, ilahî kemâlâtın sonsuz tecellîlerini de muhafaza eden dâhice bir kelâmî formülasyondur.
FASIL III: Kesb Nazariyesi: Cebir ile Mutlak Hürriyet Arasındaki Mizan
Kader ve insan fiilleri meselesinde İmam Eş'arî'nin geliştirdiği Kesb (Kazanım) Nazariyesi, İslam felsefesinin en çok tartışılan ve derinleşen konularındandır. Cehmiyye (Cebriye) insanın rüzgâr önündeki kuru yaprak gibi tamamen iradesiz olduğunu savunurken; Mu'tezile insanın kendi fiillerinin bağımsız yaratıcısı olduğunu iddia ederek şirk sınırına yaklaşmıştı.
İmam Eş'arî Kur'an'ın iki temel âyetini cem' etti: "Sizi de, yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır" (Sâffât, 96) ve "Her nefis ancak kendi kazandığının (kesbettiğinin) karşılığını alır" (Müddessir, 38). Buna göre fiili yaratan ve varlığa getiren mutlak güç sadece Allah'tır (Halk). Kulun sahip olduğu ise hadis (sonradan yaratılmış) bir irade ve yöneliştir (Kesb). Kul bir fiile niyet edip azmettiğinde, Allah Teâlâ âdeti ilahisi gereğince o fiili o anda yaratır. Sorumluluk, kulun bu iradî yönelişine ve tercihine aittir.
FASIL IV: Rü'yetullâh: Ahirette Cemâl-i İlâhî'nin Müşahedesi
Mu'tezile aklî çıkarımlarla Allah'ın mekândan münezzeh olduğu gerekçesiyle ahirette de görülemeyeceğini iddia etmişti. İmam Eş'arî, Kıyâme Sûresi 22-23. âyetlerini esas aldı: "O gün birtakım yüzler aydınlıktır; Rablerine bakmaktadırlar."
Eş'arî mantığına göre: Var olan her şeyin görülmesi aklen caizdir. Yokluk (adem) görülemez; fakat varlık (vücûd) görülebilir. Allah Teâlâ en kâmil ve en hakiki varlık olduğuna göre, O'nun görülmesi aklen imkânsız değildir. Ancak bu rü'yet (görme hali); bir cihette (yönde), bir mesafede, ışık yansımasıyla veya göz bebeğinin ihata etmesiyle değil; bilâ keyf (keyfiyetsiz, nasıllıksız) bir müşahede olarak müminlere lütfedilecektir.
FASIL V: Atomculuk (Cüz-i Lâ Yetecezzâ) ve Âlemin Her An Yeniden Yaratılışı
Eş'arî kelâmcılarının geliştirdiği Cevher ve Araz ontolojisi, modern kuantum fiziğini hayrete düşürecek bir kozmolojik dinamizme sahiptir. Eş'arî'ye göre âlem, bölünemeyen en küçük parçacıklardan (cevher-i ferd / atomlar) ve bu atomlara ili Modern felsefede sürekli yaratılış (creatio continua) olarak adlandırılan bu doktrin; hiçbir sebebin kendi başına tesir sahibi olmadığını, ateşin yakmasının ateşten değil, ateş dokunduğu anda Allah'ın yanma fiilini yaratmasından ileri geldiğini açıklar (İlliyyetin / Determinizmin reddi ve İlâhî İrade).
Bu sebeple kâinat her lahza sıfırdan yaratılmakta, Zât-ı Bârî'nin tecellîleriyle ayakta durmaktadır. Eğer ilahî feyz bir an kesilecek olsa, tüm kâinat derhal yokluğa (ademe) yuvarlanır.
FASIL VI: Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve Mezhepler Tarihindeki Tarafsız Deha
İmam Eş'arî'nin günümüze ulaşan en mühim kaynak eseri Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve İhtilâfü'l-Musallîn (İslam Fırkalarının Görüşleri ve Namaz Kılanların İhtilafları), İslam mezhepler tarihinin ilk ve en güvenilir tarafsız klasiğidir. Eserinde hasımlarının görüşlerini tahrif etmeden, en ince teferruatına kadar dürüstçe kaydetmiş; bu ilmi ahlakı sayesinde sonraki asırların tüm felsefecileri ve kelâmcıları tarafından hürmetle anılmıştır.
Havas ilminde ve esmâ tecellîlerinde İmam Eş'arî'nin Tevhid ve Sıfat doktrini, sâlikin şirke ve vehme düşmesini engelleyen aklî ve kalbî bir zırh vazifesi görür. Zira Allah'ı isim ve sıfatlarıyla hakkıyla tanımayan (Mârifetullâh'a ermeyen) bir kimsenin yaptığı hiçbir vird veya riyazet kemâle eremez.
Akademik Kaynakça ve İleri Okumalar:
- İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve İhtilâfü'l-Musallîn, thk. Hellmut Ritter, Wiesbaden: Franz Steiner Verlag, 1963.
- İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, Kitâbü'l-Lüma' fi'r-Reddi 'alâ Ehli'z-Zeyğ ve'l-Bida', thk. Richard J. McCarthy, Beyrut: Imprimerie Catholique, 1953.
- İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, el-İbâne 'an Usûli'd-Diyâne, thk. Beşîr Muhammed Uyûn, Dımaşk: Dâru'l-Beyân, 1993.
- Prof. Dr. Bekir Topaloğlu, "Eş'arî, Ebü'l-Hasan", TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA), Cilt 11, s. 444-447.
- W. Montgomery Watt, The Formative Period of Islamic Thought, Edinburgh University Press, 1973.
FASIL IX: el-İbâne ve el-Lüma': Eş'arî'nin İtikadî Tekâmülü ve Mutedil Kelâm
FASIL X: Eş'arî Kelâmının İslam Medeniyetine Tesiri ve E-E-A-T Kaynakçası
- Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve İhtilâfü'l-Musallîn, nşr. Hellmut Ritter, Wiesbaden: Franz Steiner Verlag, 1963.
- Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, el-Lüma' fi'r-Reddi alâ Ehli'z-Zeygi ve'l-Bida', nşr. Richard J. McCarthy, Beyrut 1953.
- Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, el-İbâne an Usûli'd-Diyâne, nşr. Fevkiyye Mahmûd, Kahire 1977.
- İbn Asâkir, Tebyînü Kezibi'l-Müfterî fîmâ Nüsibe ile'l-İmâm Ebi'l-Hasan el-Eş'arî, Dımaşk 1347.
- W. Montgomery Watt, The Formative Period of Islamic Thought, Edinburgh University Press, 1973.
✦ FASIL VI: 'el-Lüm'a' ve 'Makâlâtü'l-İslâmiyyîn' Ekseninde Kesb ve Âdetullah Nazariyesi
İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî Hazretleri'nin kelâm metafiziği, Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve el-Lüma' eserleri, sıfât-ı zâtiyye ve sübûtiyye, kesb nazariyesi ve teceddüd-i emsâl.