İbnü'l-Heysem'in Doğa Felsefesi ve Mekân Problemine Riyazî Yaklaşımı
Optiğin kurucusu Hasan İbnü'l-Heysem (354-432 / 965-1040 civarı), sadece ışık ve görme teorisinde değil; doğa felsefesinin en köklü meselelerinden biri olan Mekân (Uzay / Space) probleminde de antik dünyadan modern çağlara uzanan en radikal düşünce devrimini gerçekleştirmiştir.
İbnü'l-Heysem'in yaşadığı 11. yüzyılda İslam felsefe ve kelam dünyasında mekân konusunda iki ana akım mevcuttu:
- Meşşâî (Aristocu) Ekol: İbn Sînâ ve Fârâbî'nin benimsediği, Aristo'nun Fizika (es-Semâü't-Tabîî) eserindeki tanım: «Mekân, kuşatan cismin kuşatılan cisme dokunan iç yüzeyidir (nihâyetü'l-cismi'l-hâvî).»
- Kelam Ekolü ve Atomculuk: Mu'tezile ve Eş'arî kelamcılarının savunduğu, cisimlerin yer kapladığı boşluk (halâ) ve boyutlar mefhumu.
İbnü'l-Heysem, kısa fakat sarsıcı risalesi Makāle fi'l-Mekân'da (Mekân Üzerine İnceleme), Aristo'nun iki boyutlu yüzey tanımının geometrik ve fiziksel imkânsızlıklarını riyazi delillerle ortaya koymuş; modern fiziğin temeli olan üç boyutlu geometrik uzay (three-dimensional spatial extension) kavramını kurmuştur.