İbnü'l-Heysem'in İlmi Şahsiyeti, Hakikat Arayışı ve İlimler Tarihindeki Devrimci Konumu
İslâm medeniyetinin altın çağında yetişen ve insanlık tarihinin en büyük dâhilerinden biri kabul edilen Ebû Alî el-Hasen b. el-Hasen İbnü'l-Heysem (Batı'da Alhazen olarak bilinir), sadece optik ilminin kurucusu değil, aynı zamanda modern bilimsel metodolojinin ve fiziksel gökbilimin gerçek mimarıdır. Basra'da doğup yetişen, ardından Fâtımî halifesi el-Hâkim bi-Emrillâh döneminde Kahire'ye yerleşen İbnü'l-Heysem, ömrünü hendese, matematik, fizik, optik ve felekiyyat ilimlerine vakfetmiştir.
İbnü'l-Heysem'in ilim anlayışının merkezinde, teorik matematiksel soyutlamalar ile somut fiziksel gerçekliğin mutlak uyuşması ilkesi yatar. Ona göre, kağıt üzerinde kusursuz görünen geometrik modeller, eğer tabiatta ve gökyüzünde somut bir fiziksel gövdeye veya hareket kanununa tekabül etmiyorsa, o modeller hakikat sayılamaz.
«Hakikati arayan kimse, kadim müelliflerin yazdıklarını peşinen doğru kabul eden değil; kendi aklını ve müşahedesini hakem kılıp, okuduğu her satırı şüphe ve tenkit süzgecinden geçirendir. Zira insanın tabiatında hata ve noksanlık vardır; ilim ise ancak delil ve bürhan ile ayakta durur.» — İbnü'l-Heysem, eş-Şukûk alâ Batlamyus
Bu tavizsiz tenkitçi zihniyet, İbnü'l-Heysem'i Antik Grek dünyasının en büyük astronomi otoritesi sayılan Batlamyus'un (Ptolemaios) eserlerini benzeri görülmemiş bir derinlikle sorgulamaya sevk etmiştir.