Bağdat'ın Vaizi ve Âlimi: İbnü'l-Cevzî'nin Hayatı ve İlmi Muhiti
İslâm kültür tarihinin en velûd ve en tesirli şahsiyetlerinden biri olan Ebü'l-Ferec Cemâleddîn Abdurrahman b. Ali İbnü'l-Cevzî (ö. 597 / 1201), tefsir, hadis, fıkıh, tarih, tıp ve edebiyat sahalarında yüzlerce eser telif etmiş, aynı zamanda Abbâsî hilafetinin başkenti Bağdat'ta vaaz kürsülerinin tartışmasız sultanı olmuş büyük bir mürşiddir.
İbnü'l-Cevzî'nin vaaz meclislerine halifelerden vezirlere, avamdan ulemaya kadar bazen yüz bin kişinin katıldığı; onun yakıcı hitabeti karşısında binlerce günahkârın tevbe ettiği ve yüzlerce gayrimüslimin İslâm ile şereflendiği rivayet edilir. Ancak o, kürsülerin şöhretine aldanmayan; geceleri tek başına hücresinde nefsiyle amansız bir hesaplaşmaya giren derin bir iç gözlem ustasıdır.
«İbnü'l-Cevzî buyurur: 'Yazdığım hadislerin mürekkebiyle yonttuğum kalemlerin talaşlarını biriktirdim. Vefat ettiğimde cenaze suyumu bu talaşlarla ısıtın.' Nitekim vefatında öyle yapılmış ve su fazlasıyla ısınmıştır.» — İbn Kesîr
İbnü'l-Cevzî'nin bütün eserleri arasında hususi bir yere sahip olan Saydü'l-Hâtır (Zihne Doğan Fikirlerin Avlanması), onun kendi iç dünyasını, manevî psikolojisini ve cemiyet tahlillerini sansürsüz bir samimiyetle döktüğü ebedî bir başucu kitabıdır.