FASIL I: İbn Rüşd (Averroes): Kurtuba Kadısı ve Aristo Şârihi
12. yüzyıl Endülüs'ünün yetiştirdiği en büyük İslâm filozofu, tıp bilgini ve Mâlikî fakihi Ebü'l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Rüşd (1126-1198); hem Doğu hem de Batı düşünce tarihinin seyrini değiştirmiş devasa bir akıl mimarıdır. Kurtuba başkadılığı (Kādîyu'l-Kudât) vazifesini yürütürken aynı zamanda felsefe, tıp ve astronomide asırları aşan eserler vermiştir.
Batı dünyasında Averroes ve Büyük Şârih (The Commentator) unvanıyla tanınan İbn Rüşd; Aristo felsefesini Yeni-Eflâtunculuk tortularından arındırarak saf aklî tahlillerle şerh etmiş, Avrupa'da Rönesans'ın ve Aydınlanma'nın fitilini ateşleyen İbn Rüşdçülük (Averroism) akımını doğurmuştur.
FASIL II: Faslü'l-Makâl: Din ile Felsefe (Hikmet ile Şeriat) Arasındaki Hakiki Bağ
İbn Rüşd'ün felsefe-din ilişkisine dair en temel manifestosu olan Faslü'l-Makāl fîmâ beyne'l-Hikmeti ve'ş-Şerîati mine'l-İttisâl; din ile felsefenin asla çatışamayacağını, bilakis ikisinin de aynı hakikat kaynağından beslenen 'sütkardeşler' olduğunu fıkhî ve aklî delillerle ispat eder.
İbn Rüşd, Kur'an-ı Kerim'in insanları kâinatı tefekküre ve aklı kullanmaya çağıran âyetlerini (Haşr 2: 'Ey basiret sahipleri, ibret alın!', A'râf 185: 'Göklerin ve yerin hükümranlığına bakmadılar mı?') zikrederek; felsefe ile meşgul olmanın şer'an sadece caiz değil, aklî yeteneği olan kimseler için farz-ı kifâye derecesinde bir mükellefiyet olduğunu ilan eder.
FASIL III: Hakikat Birdir: Tevil Kanunu ve Burhânî Mertebe
İbn Rüşd'e göre 'Hakikat hakikate zıt olamaz; bilakis hakikat hakikati teyit eder ve tasdik eder.' Şayet zahirî bir nass (âyet veya hadis), aklın kat'î burhanî delilleriyle çelişiyor gibi görünürse, Arap dilinin mecaz ve belâgat kaideleri dairesinde tevil edilmesi gerekir.
İnsanları kavrayış derecelerine göre üç sınıfa ayırır: Geniş halk kitleleri için hitâbî deliller, kelâmcılar için cedelî deliller, derin hakikat arayıcıları için ise kesin mantıkî deliller (burhânî mertebe) esastır.
FASIL IV: Tehâfütü't-Tehâfüt: Gazâlî ile Tarihi Hesaplaşma
İmam Gazâlî'nin filozofları 20 meselede tenkit ettiği Tehâfütü'l-Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı) eserine karşılık olarak yazdığı Tehâfütü't-Tehâfüt; felsefenin meşruiyetini müdafaa eden şaheserdir. İbn Rüşd, Gazâlî'nin tenkit ettiği felsefecilerin Aristo'yu yanlış anlayan Fârâbî ve İbn Sînâ olduğunu savunarak, saf burhânî felsefenin tevhid inancıyla tam bir ahenk içinde olduğunu ortaya koymuştur.