İbn Mücâhid: Kitâbü's-Seb'a, Yedi Kırâat ve Kur'an Harflerinin Bâtınî Sırları Külliyâtı
Yedi Kırâat İmamının Tespiti, Seb'atü Ahruf Hikmeti, Harflerin Melekûtî Frekansları, Tecvid ve Tilâvet İrfânı Üzerine 10 İrfânî Fasıl
FASIL I: Ebû Bekir İbn Mücâhid'in Hayatı, İlmi Şahsiyeti ve Kırâat İmamlığı
İslam ilimler tarihinde Kur'an-ı Kerîm'in tilâvet ve kırâat disiplinini zirveye taşıyan büyük otorite Ebû Bekir Ahmed b. Mûsâ b. el-Abbâs b. Mücâhid et-Temîmî el-Bağdâdî (245-324 / 859-936), 'Şeyhü'l-Kurrâ' (Kırâat İmamlarının Şeyhi) unvanıyla tanınan dahi bir âlimdir. Bağdat'ta doğup büyümüş, devrinin en büyük dilcilerinden ve muhaddislerinden ders almıştır.
İbn Mücâhid, kırâat ilmini sadece nakil ve rivayet olarak görmemiş; Arap dilinin en ince gramer kaideleriyle, lügat zenginliğiyle ve Resûlullah'tan (s.a.v.) tevatüren gelen sahih senet zincirleriyle tahkik etmiştir. Bağdat'ta kurduğu kırâat meclisine İslam coğrafyasının dört bir yanından kurrâ akın etmiş, onun icazeti kırâat sahasında en muteber mühür sayılmıştır.
FASIL II: 'Kitâbü's-Seb'a': Yedi Mütevatir Kırâatin Tespiti ve Tarihî Dönüm Noktası
İbn Mücâhid'in İslam medeniyetine en büyük hediyesi, kaleme aldığı meşhur 'Kitâbü's-Seb'a fî'l-Kırâât' adlı eseridir. Hicri dördüncü asra kadar İslam dünyasında yüzlerce farklı kırâat ve rivayet mevcuttu; bu durum yer yer ihtilaflara ve şaz (zayıf) okuyuşların yayılmasına sebep oluyordu.
İbn Mücâhid, Resûlullah'ın (s.a.v.) 'Kur'an yedi harf üzerine indirilmiştir' (üznile'l-Kur'ânu alâ seb'ati ahruf) hadis-i şerifinin hikmetine muvafık olarak, İslam dünyasının beş büyük ilim merkezinde (Mekke, Medine, Kûfe, Basra ve Şam) ittifakla kabul edilmiş en güvenilir, senetleri kesintisiz yedi büyük imamın kırâatini tespit etmiş ve sistemleştirmiştir. Bu tasnif, Kur'an tilavetinde kıyamete kadar sürecek sarsılmaz bir birlik sağlamıştır.
FASIL III: Yedi Kırâat İmamı ve İkişer Râvisi: Semavi Rezonansın Temsilcileri
İbn Mücâhid'in tespit ettiği yedi büyük kırâat imamı şunlardır: 1. Nâfi' b. Ebî Nuaym (Medine) - Râvileri: Kālûn ve Verş 2. İbn Kesîr el-Mekkî (Mekke) - Râvileri: Bezzî ve Kunbül 3. Ebû Amr b. el-Alâ (Basra) - Râvileri: Dûrî ve Sûsî 4. İbn Âmir ed-Dımaşkī (Şam) - Râvileri: Hişâm ve İbn Zekvân 5. Âsım b. Behdele (Kûfe) - Râvileri: Şu'be ve Hafs (Bugün İslam dünyasında en yaygın olan kırâat) 6. Hamza b. Habîb ez-Zeyyât (Kûfe) - Râvileri: Halef ve Hallâd 7. Ali b. Hamza el-Kisâî (Kûfe) - Râvileri: Ebû'l-Hâris ve Hafs ed-Dûrî.
İbn Mücâhid, her bir imamın okuyuşunu Resûlullah'a (s.a.v.) bağlayan sahih senetleri tek tek kaydetmiş ve Kur'an metninin tek bir harfinin dahi tahrif olamayacağını matematiksel bir kesinlikle ispatlamıştır.
FASIL IV: 'Seb'atü Ahruf' (Yedi Harf) Sırrı ve İlâhî Rahmetin Genişliği
Resûlullah'ın (s.a.v.) Cebrail (a.s.) vasıtasıyla tebliğ ettiği 'Yedi Harf' meselesi, İbn Mücâhid'e göre ümmet-i Muhammed'e tanınmış muazzam bir ilahî kolaylık ve rahmettir. Farklı kabile ve lehçelere sahip olan Müslümanların Kur'an'ı zorlanmadan, kendi fonetik tabiatlarına uygun olarak okuyabilmeleri için Cenâb-ı Hak bu zenginliği murad etmiştir.
İbn Mücâhid, yedi harfin mana ve hükümleri değiştirmediğini, aksine âyetlerin bâtınî derinliğini ve i'câzını (mucizevi anlatım gücünü) katbekat artırdığını beyan etmiştir. Bir kırâatteki lafız, diğer kırâatteki lafzın tefsiri ve zenginliği hükmündedir.
FASIL V: Kur'an Harflerinin Mahreçleri, Sıfatları ve Melekûtî Frekansları
Kırâat ilmi, harflerin boğaz, damak, dil ve dudaktaki çıkış yerlerini (mahreçler) ve sıfatlarını (cehr, hems, şiddet, rihvet, kalkale vb.) en ince akustik hassasiyetle inceler. İbn Mücâhid ve tasavvuf ehli kurrâ, her bir harfin arş-ı a'zamdan melekût alemine inen muazzam bir ilahî titreşimi ve frekansı temsil ettiğini ifade etmişlerdir.
Ağızdan çıkan her harf, doğru mahreçten ve tecvid sıfatıyla telaffuz edildiğinde gök kapılarını açan ve insan aurasını nurla kaplayan bir tesire sahiptir. Hurûf-ı mukattaanın (Elif-Lâm-Mîm, Yâ-Sîn, Hâ-Mîm vb.) kırâatlerdeki med ve kasır incelikleri, melekût meclislerinin şifrelerini barındırır.
FASIL VI: Şaz Kırâatlerin Tasfiyesi ve İbn Şenebûz Hadisesi
İbn Mücâhid devrinde, Hz. Osman'ın mushafına (Resm-i Osmânî) uymayan, sahabe mushaflarındaki hususi tefsir kabilinden şaz rivayetleri camilerde tilavet eden İbn Şenebûz gibi şahsiyetler ortaya çıkmıştı. İbn Mücâhid, Kur'an metninin tevâtürünü ve ümmetin icmâını korumak adına vezir ve kadılar nezdinde büyük bir ilmî mücadele vermiştir.
Tertip edilen münazarada İbn Şenebûz'un delillerini çürütmüş, şaz okuyuşların namazda okunamayacağını ve Kur'an olarak itibar edilemeyeceğini hükme bağlatmıştır. Bu hadise, İbn Mücâhid'in şeriatın ve vahyin metin sıhhatini korumaktaki tavizsiz sadakatini gösteren tarihi bir zaferdir.
FASIL VII: Tecvid İlminin Ruhu: 'Tertîl ve Huşû'
İbn Mücâhid, Kur'an'ı sadece harfleri doğru seslendirmekten ibaret bir teknik olarak görenleri uyarmıştır. Müzzemmil Sûresi'ndeki 'Ve rettili'l-Kur'âne tertîlâ' (Kur'an'ı tane tane, hakkını vererek oku) emrinin asıl gayesinin 'kalbî tefekkür ve huşû' olduğunu vurgulamıştır.
'Harfleri mahrecinden mükemmel çıkardığı halde kalbi gafletle dolu olan kimsenin tilaveti ruhsuz bir cesettir' demiştir. Hakiki kurrâ, okuduğu âyetin azap veya rahmet âyeti olmasına göre sesi titreyen, gözü yaşaran ve her kelimede Cenâb-ı Hakk'ın bizzat kendisine hitap ettiğini hisseden kimsedir.
FASIL VIII: Havas İlminde Kırâat Farklarının Vefk ve Esrara Tesiri
Kadim Havas uleması (İbnü'l-Arabî, Ahmed el-Bûnî ve Tilimsânî), vefk ve ebced hesaplamalarında kırâat farklarının hususi sırlarına dikkat çekmişlerdir. Bir kelimenin farklı kırâat imamlarınca şeddeli, medli veya tenvinli okunması, o kelimenin Ebced-i Kebîr değerini ve dolayısıyla göksel müvekkellerini çeşitlendirir.
İbn Mücâhid'in tespit ettiği yedi kırâat, Havas ilminde yedi feleğin ve yedi gezegenin melekûtî tasarruflarıyla irtibatlandırılmıştır. Fâtiha-i Şerîfe'deki 'Mâliki yevmi'd-dîn' (Âsım ve Kisâî) ile 'Meliki yevmi'd-dîn' (Nâfi' ve diğerleri) okuyuşlarının her ikisi de zâtî ve sıfâtî celâl tecellilerini tamamlayan iki ilahî nur kapısıdır.
FASIL IX: İbn Mücâhid'in Zühdü, Takvası ve Gece Tilâvetleri
Şeyhü'l-Kurrâ İbn Mücâhid, gündüzleri ilim meclislerinde talebe okutan bir allâme olduğu gibi, geceleri ise mihrapta gözyaşlarıyla Kur'an hatmeden büyük bir velidir. Haftada iki defa Kur'an'ı hatmettiği, geceleri namazda bir âyetin üzerinde saatlerce durup hıçkırıklarla ağladığı rivayet edilir.
Dünya ehline ve saray erbabına asla iltifat etmemiş; halifelerin ve vezirlerin ihsanlarını reddederek kendi mütevazı rızkıyla kanaat etmiştir. Talebelerine 'Kur'an'ı dünyalık elde etmek için vasıta kılan kimsenin ahirette nasibi yoktur' ikazında bulunmuştur.
FASIL X: Vefatı, Bağdat'taki Kabri ve İslam Alemine Bıraktığı Miras
Ebû Bekir İbn Mücâhid, 20 Şaban 324 (13 Temmuz 936) tarihinde Bağdat'ta dar-ı bekaya irtihal etmiştir. Cenaze namazını Bağdat veziri kıldırmış ve kabri şehrin doğu yakasındaki Sûku'l-Ataş kabristanına defnedilmiştir.
Onun 'Kitâbü's-Seb'a'sı, kendisinden sonra gelen Ebû Amr ed-Dânî'nin 'et-Teysîr'ine ve İmam Cezerî'nin 'en-Neşr fî'l-Kırââti'l-Aşr'ına ana kaynaklık etmiştir. Bugün İslam dünyasında okunan her bir Kur'an harfi, İbn Mücâhid'in asırlar önce titizlikle inşa ettiği bu sarsılmaz kırâat kalesinin himayesinde tilavet edilmektedir.