İbn Kesîr'in Hadis İlmindeki Zirve Konumu ve Muhaddis Kimliği
İslâm dünyasında daha ziyade meşhur tefsiri Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm ve anıt tarih eseri el-Bidâye ve'n-Nihâye ile tanınan İmâdüddîn Ebü'l-Fidâ İsmâîl b. Ömer İbn Kesîr (ö. 774 / 1373), hakikatte dönemin en büyük hadis hâfızlarından biridir. Dımaşk'ın bereketli ilim havzasında yetişen İbn Kesîr; rical ilminin zirvesi Yûsuf b. ez-Zekî el-Mizzî'nin dâmâdı ve en yakın talebesi olmuş, aynı zamanda Şemseddîn ez-Zehebî ve İbn Teymiyye gibi allâmelerin meclislerinde hadis tenkidi ve tahrîc sahasında benzersiz bir kudret kazanmıştır.
İbn Kesîr'in hadisteki en büyük ideali, İslâm medeniyetinin ilk asırlarından itibaren dağınık halde bulunan bütün sahih, hasen ve zayıf hadis külliyatını tek bir metodolojik kütüphanede toplamak, mükerrer rivayetleri ayıklamak ve her bir hadisin sıhhat derecesini ilmi kıstaslarla hükme bağlamaktı.
«Resûlullâh'ın (s.a.v.) mübârek sünneti, Kur'ân-ı Kerîm'in beyanı ve İslâm binasının sarsılmaz temelidir. Râvilerin hâlini bilmeden, rivayetlerin illetlerini tahlil etmeden nassa dayanmak karanlıkta ok atmaya benzer.» — İbn Kesîr