İbn Bâcce ve Tedbîrü'l-Mütevahhid: Yalnızın Yönetimi ve İttisâl Nazariyesi Külliyâtı
"Fesada uğramış şehirlerde yaşayan hakikat talipleri, toplum içinde birer garip (el-gurebâ) gibidir; bedenleri halkla beraber olsa da akılları ulvî nurlarla baş başadır." — Ebû Bekr b. Bâcce
Fasıl I: Endülüs Felsefesinin Şafağı ve İbn Bâcce
Batı İslam dünyasında (Endülüs) felsefî rasyonalizmin ilk büyük temsilcisi ve kurucu babası Ebû Bekr Muhammed b. Yahyâ İbn Bâcce (Batı'da bilinen adıyla Avempace, ö. 533 / 1139), Zaragoza'da doğmuş, vezirlik yapmış ve Fes şehrinde vefat etmiştir. İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve Albertus Magnus üzerinde muazzam bir tesir bırakan İbn Bâcce; botanik, tıp, musiki, fizik ve metafizik sahalarında çığır açıcı eserler vermiştir.
Fasıl II: Tedbîrü'l-Mütevahhid: Yalnız İnsanın Kendi Ruhunu Yönetmesi
İbn Bâcce'nin şaheseri Tedbîrü'l-Mütevahhid (Yalnızın / Münzevinin Yönetimi), Fârâbî'nin el-Medînetü'l-Fâzıla (Erdemli Şehir) ütopyasından ilham alır; ancak acı bir tarihî tespitle başlar: Eğer içinde yaşadığınız toplum erdemli değilse, cehalet, hırs ve riya ile çürümüşse filozof ve hakikat arayıcısı ne yapmalıdır?
İbn Bâcce'nin cevabı "Mütevahhid" (Yalnız Yaşayan / Manevi Münzevi) kavramıdır. Mütevahhid, bedenî olarak toplumdan kaçıp mağaraya sığınmaz; bilakis şehirde yaşar fakat zihinsel, ruhanî ve ahlâkî olarak nefsini toplumun kirli akımlarından tecrit eder. O, bozulmuş bir cemiyet içindeki yabani otlar arasındaki tek bir gül fidanı (nevâbit) gibidir.
Fasıl III: Dört Ruhanî Sûret ve Nefsin Yükseliş Basamakları
İbn Bâcce, nefsin idrak derecelerini maddeden mücerret nûra doğru dört tabakada tasnif eder:
- Heyûlânî (Maddî) Sûretler: Taş, toprak, ağaç gibi cisimlerin doğrudan maddelerine bağlı biçimleri. Bunlar en kaba ve aşağı idrak seviyesidir.
- Hissî Sûretler: Beş duyu organı vasıtasıyla algılanan renkler, sesler ve şekiller. Cisim kaybolduğunda hissî sûret de zayıflar.
- Mütehayyile (Hayalî) Sûretler: Maddeden ayrılmış fakat hala ferdî özellikleri taşıyan zihindeki tasavvurlar (hafıza ve tahayyül).
- Aklî ve Ruhanî Sûretler: Maddeden, zamandan ve mekândan tamamen tecerrüd etmiş evrensel hakikatler, küllî mâhiyetler ve ilahî nurlar. İnsan aklı buraya ulaştığında kudsî bir nitelik kazanır.
Fasıl IV: İttisâl Nazariyesi ve Faal Akıl ile Bütünleşme
İbn Bâcce'nin metafiziğinin zirvesi İttisâl (Kavuşma / Bütünleşme) nazariyesidir. İnsan aklı maddî sûretlerden adım adım sıyrılarak saf aklî sûretleri idrak ettikçe, kâinattaki bütün ilimlerin membaı olan Faal Akıl ile ittisâl kurar.
Bu ittisâl anında aradaki bütün perdeler kalkar; âkil (akleden), ma'kûl (akledilen) ve akıl tek bir vücûd olur. İbn Bâcce'ye göre bu makam, insanın bu dünyada erişebileceği en yüksek kemâlât, hakiki hürriyet ve saâdet-i ebediyyedir. Yalnız insan (mütevahhid), toplumun hezeyanlarından sıyrılarak bu ilahî ittisâlin lezzetiyle ebedîleşir.