Muallim-i Sânî'nin Mûsikî İlmine Girişi ve Eserin Tarihsel Önemi
İslâm medeniyetinin 'İkinci Öğretmeni' (el-Muallimü's-Sânî) Ebû Nasr el-Fârâbî (v. 339/950), sadece mantık ve siyaset felsefesinde değil, mûsikî nazariyatı ve akustik fiziğinde de insanlık tarihinin en büyük kurucularındandır. Onun kaleme aldığı Kitâbü'l-Mûsîka'l-Kebîr (Büyük Mûsiki Kitabı), Ortaçağ dünyasında yazılmış en hacimli, en metodolojik ve en yetkin mûsikî ansiklopedisidir.
Fârâbî bu eseri, Halep Hamdânî emîri Seyfüddevle'nin veziri Ebû Ca'fer Muhammed b. el-Kāsım el-Kerhî'nin talebi üzerine yazmıştır. Filozof, kendisinden önceki Grek (Aristoksenos, Ptolemaios, Eukleides, Nikomakhos) ve erken İslâmî (Kindî) mûsikî risalelerini derinlemesine incelemiş; onların teorik hatalarını ve pratikten kopuk yönlerini tashih ederek yepyeni bir ses sistemi inşa etmiştir.
«Mûsikî ilmi iki kanatlıdır: Biri seslerin oranlarını ve aralıklarını inceleyen nazari riyâziye, diğeri ise bu nağmeleri işiten kulağın ve hisseden nefsin hallerini tahlil eden amelî idraktir. Nazariyesi ameliyesine uymayan bilgi noksandır.» — el-Fârâbî
Fârâbî sadece bir teorisyen değil, rivayetlere göre icat ettiği kanun sazını çaldığında dinleyicileri önce güldüren, sonra ağlatan, en sonunda da uyutan emsalsiz bir icracıdır.